Kısa cevap: "Hesabım çalındı / ele geçirildi" iddiası, soyut bir beyan olarak yeterli görülmez; teknik verilerle denetlenir. Adli makamların; yer sağlayıcı veya sosyal ağ sağlayıcıdan hesabın oluşturulma tarihini, açılışta ve erişimlerde kullanılan IP bilgilerini, şifre ve profil değişikliği kayıtlarını istemesi, ayrıca paylaşımların içeriğinde ve hesap ayarlarında değişiklik olup olmadığını incelemesi gerekir. Yargıtay, bu araştırmalar yapılmadan kurulan hükümleri eksik inceleme nedeniyle bozmaktadır.
Hakaret, tehdit, dolandırıcılık veya başka bir suçun sosyal medya hesabı üzerinden işlendiği dosyalarda en sık karşılaşılan savunmalardan biri, hesabın sahibi tarafından değil hesabı ele geçiren üçüncü kişilerce kullanıldığı iddiasıdır. Bu iddianın ne şekilde araştırılacağı; hem gerçek mağdurların korunması hem de suçu başkasının üzerine atmaya çalışan faillerin savunmalarının çürütülmesi bakımından kritik önem taşır.
Hesabın ele geçirildiği iddia edilen tarihten itibaren yapılan paylaşımların; konu ve içerik bakımından değişiklik gösterip göstermediği, kullanıcı adı, profil fotoğrafı veya hesap ayarlarında herhangi bir farklılığın meydana gelip gelmediği hususları inceleme konusu yapılmalıdır.
Bir sosyal medya hesabının ele geçirilmesi iddiası karşısında, adli makamlarca yapılması gereken ilk ve en önemli işlem ise yer sağlayıcı veya sosyal ağ sağlayıcı ile derhal irtibata geçilmesidir. Bu kapsamda şunların tespiti gerekmektedir:
Yargıtay bir kararında; mağdurun Facebook ve bağlı e-posta hesabına rızası dışında girilerek hakaret içerikli paylaşımlar yapıldığı iddiasıyla yürütülen yargılamayı incelemiştir. Emniyet tespitleri ve Microsoft'tan alınan IP verilerine rağmen mahkemece;
E-posta hesabının erişilemez hâle gelip gelmediği, suç ile şikâyet tarihleri arasında hesabın faal olup olmadığı, şifre veya profil değişikliklerinin hangi tarihte ve hangi IP üzerinden gerçekleştirildiği hususlarının eksik bırakıldığı vurgulanmış; ayrıca sanığın internet hattının üçüncü kişilerce kullanılıp kullanılmadığı ve e-posta adresinin mağdura aidiyetinin kesinleşmediği belirtilerek, ilgili servis sağlayıcılardan bu bilgilerin sorulması ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay, bu teknik araştırmalar yapılmadan kurulan hükmü "eksik inceleme" gerekçesiyle hukuka aykırı bulmuş; şifre veya profil değişikliği saptanamaması durumunda ise eylemin TCK m. 243 (bilişim sistemine girme) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Hayır. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 2017/2691 E., 2018/2260 K. sayılı ve 22/11/2018 tarihli kararında; sanığın fotoğraflarının başkaları tarafından ele geçirilerek adına hesap açıldığı yönündeki savunma şu gerekçelerle reddedilmiştir:
Fotoğrafların kendisi dışında birilerince haksız yere elde edilerek adına açılan hesapta profil resmi olarak kullanılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı; kaldı ki paylaşım altında sanığın arkadaşlarının yorumlarının bulunduğu, bir başkasının sırf suç teşkil edecek yorumlarda bulunmak üzere hesabı ele geçirdiği iddiasının tek başına inandırıcı olmadığı; sanığın, hesabın ele geçirildiğine yönelik herhangi bir başvuruda bulunduğunu da ileri sürmediği belirtilmiştir.
Yine Yargıtay 18. Ceza Dairesi, kanun yararına bozma incelemesi neticesinde verdiği bir kararda; suça konu sosyal medya hesabının yüksek takipçi sayısına sahip olmasını, ispat noktasında belirleyici bir kriter olarak kabul etmiştir. Yargıtay; söz konusu hesabın popülaritesi ve etkileşim oranı dikkate alındığında, failin fotoğraflarının başka platformlardan kopyalanarak bu hesapta kullanılmasının (sahte/fake hesap oluşturulmasının) hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu savunmanın gerçeği yansıtmadığını vurgulamıştır.
Yargı kararlarından çıkan pratik sonuçlar şunlardır: Hesabın gerçekten ele geçirildiğini iddia eden kişinin; ele geçirme fark edilir edilmez platforma resmî başvuru yapması ve bu başvuruyu belgelemesi (başvuru yapılmamış olması, savunmanın inandırıcılığını zayıflatan bir olgu olarak değerlendirilmektedir), paylaşım içeriklerindeki üslup ve konu değişikliğini, şifre değişikliği bildirimlerini ve tanımadığı cihaz/konum uyarılarını delil olarak saklaması gerekir. Soruşturma makamlarından ise; erişim IP'lerinin port ve zaman damgası bilgisiyle birlikte celbi, bu IP'lerin şüphelinin bağlantılarıyla karşılaştırılması ve gerekirse cihazlar üzerinde adli bilişim incelemesi talep edilmelidir.
Önemli: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Sosyal medya hesabınız ele geçirildiyse veya hesabınızdan yapılan paylaşımlar nedeniyle hakkınızda soruşturma başlatıldıysa, teknik delillerin doğru toplanması ve savunmanın kurgulanması için alanında deneyimli bir bilişim suçları avukatından — İstanbul'da iseniz bir İstanbul bilişim suçu avukatından — destek almanızı öneririz.
