Ceza soruşturmalarında en sık karşılaşılan delillerden biri HTS kayıtlarıdır. HTS (Historical Traffic Search / iletişimin tespiti) kayıtları; bir telefon hattının hangi numaralarla, hangi tarih ve saatte arama, aranma ve mesajlaşma trafiği gerçekleştirdiğini ve bu sırada hangi baz istasyonundan sinyal verdiğini gösteren geçmişe dönük kayıtlardır.
Kısa cevap: HTS kayıtları delildir; ancak Yargıtay'a göre tek başına mahkûmiyet için yeterli, belirleyici bir delil değildir.
HTS kayıtları iletişimin varlığını gösterir; içeriğini göstermez. Yani iki numara arasında görüşme yapıldığını ortaya koyar, fakat görüşmede ne konuşulduğunu kanıtlamaz. Daha da önemlisi, HTS kayıtları hattın resmî sahibini esas alır; hattı fiilen kimin kullandığını tek başına ispatlayamaz. Uygulamada suçta kullanılan hatların önemli bölümünün başkası adına kayıtlı "patates hat" (açık hat) olduğu dikkate alındığında, abonelik kaydı ile gerçek kullanıcı çoğu zaman örtüşmemektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2018/218 E., 2021/225 K. sayılı ve 27/05/2021 tarihli kararında bu ayrımın önemini net biçimde ortaya koymuştur: içeriği tespit edilemeyen görüşme kayıtlarının varlığı, uyuşturucu ticareti suçlamasında tek başına mahkûmiyet için yeterli görülmemiş; telefon rehberinde kayıtlı bir kişiyle görüşme yapılmış olmasının, atılı suçun işlendiğini her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı biçimde ispatlamadığı vurgulanmıştır.
Yargıtay istikrarlı biçimde, HTS ve baz istasyonu verilerinin diğer somut delillerle birlikte değerlendirilmesini aramaktadır. Sanıkların telefon hatlarına ait HTS ve baz istasyonu verilerinin, suçun işlendiğine dair mutlak bir kanıt gibi kabul edilerek hüküm kurulması yanılgıya düşme riski taşıyan bir yaklaşımdır. Salt dijital koordinatlara dayanan bir cezalandırma pratiği, ceza muhakemesinin temel ilkesi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesini zedeler.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/26103 E., 2025/12912 K. sayılı ve 13/10/2025 tarihli kararında; suça konu telefon numaralarının suç tarihi itibarıyla kim tarafından kullanıldığının tespiti için, bu numaralarla gelen aramaların sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi ve hatların sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının sorulması gerektiğini belirtmiştir.
Benzer şekilde Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 2016/4259 E., 2016/6751 K. sayılı ve 23/11/2016 tarihli kararında; HTS kayıtlarında suçta kullanılan hat ile aynı suçtan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişiler arasında iletişim tespit edilmesine rağmen bu yönde araştırma yapılmamasını eksiklik saymıştır.
Önemle belirtmek gerekir ki, hattın kime ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan dosyalarda dahi HTS kayıtları her zaman mahkûmiyet için yeterli değildir. Şüpheliler yahut sanıklar, yargılama konusu arama kayıtlarındaki numaraların kendilerine ait olduklarını kabul etseler dahi; yalnızca şüphelilerin/sanıkların kendi aralarında veya dava dışı kişilerle arama kayıtlarının olması, suçun şüpheye yer bırakmayacak şekilde işlendiğini göstermez. Nitekim anılan Ceza Genel Kurulu kararında; telefonla görüşmenin varlığına rağmen içeriği tespit edilemeyen kayıtların, savunmanın aksine, atılı suçu ispatlayan somut olgu olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Sağlıklı bir yargılamada HTS verileri; hattın fiilî kullanıcısının araştırılması, hatla en sık görüşen kişilerin mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmesi, baz istasyonu verileriyle mekânsal tutarlılığın sınanması ve abonelik, fatura, imza gibi diğer verilerle çapraz kontrol edilmesi suretiyle değerlendirilmelidir. Sinyal bilgilerinin diğer somut delillerle harmanlanarak değerlendirilmesi, hükmün hukuki denetiminde birincil kıstastır. Savunma tarafı açısından da bu kayıtlar iki yönlü işlev görür: HTS verileri, şüpheli veya sanığın savunmasının doğrulanması bakımından da belirleyici olabilir. Bu sebepler adli makamlar tarafından HTS kayıtlarının suç tarihinden önceki ve sonraki tarihleri kapsayacak kayıtları incelemesi önem arz etmektedir.
Önemli: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Hakkınızdaki bir soruşturma veya kovuşturmada HTS kayıtları delil olarak kullanılıyorsa, bu kayıtların hukuka uygun şekilde değerlendirilmesi için bir ceza avukatından destek almanızı öneririz.
