CMK 150, isteğe bağlı ve zorunlu müdafiliği düzenler; çocuk, malul, sağır ve dilsiz ile alt sınırı beş yılı aşan suçlarda istem aranmaksızın müdafi atanır.
Müdafiin görevlendirilmesi
Madde 150– (Değişik: 6/12/2006 – 5560/21 md.)
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
CMK 150. madde, şüpheli veya sanığa müdafi görevlendirilmesini düzenler ve iki ayrı sistemi bir arada içerir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, zorunlu müdafiliğin uygulandığı hâllerde müdafi hazır bulunmadan ifade alma ve sorgu işlemlerinin yapılamayacağını, savunma alınamayacağını, duruşma yapılamayacağını ve hüküm kurulamayacağını vurgulamaktadır. Kurul, üçüncü fıkradaki zorunluluğun alt sınırı beş yıl ve daha az olan suçları kapsamadığını da belirtmiştir.
Uygulamada en çok tartışılan konu, beş yıllık alt sınırın nasıl hesaplanacağıdır. Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, suçun yalnız temel şeklinin değil nitelikli hâllerinin ve zorunlu artırım nedenlerinin de dikkate alınması gerektiğini kabul etmektedir; örneğin silahlı terör örgütü üyeliğinde TMK 5 uyarınca zorunlu artırım, nitelikli hırsızlık ve nitelikli yaralama hâlleri bu değerlendirmede gözetilmiştir. Kanun değişikliğiyle alt sınırın beş yılı aşacak şekilde artırılması hâlinde de yargılamanın devamında müdafi atanması gerekir.
Zorunlu müdafilik hâlinde sanık açıkça müdafi istemediğini bildirse bile müdafi görevlendirilmelidir. Görevlendirilen müdafi çekilirse yeni müdafi atanmadan yargılamaya devam edilmesi de Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmaktadır.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda CMK 150/3 uyarınca atanan müdafi istinaf aşamasında çekilmişse, sanığa yeni bir müdafi atanarak yargılamanın sürdürülmesi gerekir. Aksi hâlde kurulan hüküm hukuka aykırıdır.
“sanığa isnat edilen kasten öldürmeye teşebbüs suçunun zorunlu müdafii atanmasını gerektirdiği gözetilerek, sanığa yeni bir müdafii atanarak yargılamanın sürdürülmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.”
6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası TCK 142/2-e ve 143 kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçunun alt sınırı beş yılı aştığından, CMK 150/3 uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerekir; bu husus bozma sebebi yapılmıştır.
“sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması (...) 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmasının gerekmesi”
Suç tarihinde zorunlu müdafilik gerekmese de, 6545 sayılı Kanunla TCK 188/3'ün alt sınırının on yıla çıkarılmasından sonra yapılan yargılamada sanığa zorunlu müdafi atanmalıdır. Müdafi yokluğunda esaslı işlem olan savunmanın alınması savunma hakkını kısıtlar.
“28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl olarak değiştirildiği; buna karşın sanığa zorunlu müdafi tayin edilmediği ve müdafiin yokluğunda sanığa esaslı bir işlem olan savunması alındıktan sonra hüküm verilerek, savunma hakkının kısıtlanması”
CMK 150/3'teki zorunlu müdafilik yalnızca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlıdır; alt sınırı beş yıl ve daha az olan suçlar kapsam dışındadır.
“5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesinde şüpheli veya sanık için zorunlu müdafi görevlendirilmesi, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlandırılmış, alt sınırı beş yıl ve daha az hapis cezasını gerektiren suçlar bu kapsama alınmamıştır.”
Zorunlu müdafilik, şüpheli veya sanığın durumu ve suçun ağırlığı nedeniyle adil yargılamanın gereği olarak kabul edilmiştir. Zorunlu müdafilik hâllerinde müdafi hazır bulunmadan ifade, sorgu, savunma, duruşma ve hüküm gibi işlemler yapılamaz.
“Zorunlu müdafiliğin uygulandığı hâllerde, müdafi seçilmeden veya görevlendirilmeden yahut seçilen ya da görevlendirilen müdafi hazır bulunmadan ifade alma ve sorguya çekme işlemleri yapılamaz, savunma alınamaz, duruşma yapılmaz ve hüküm kurulamaz.”
Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda TMK 5 uyarınca zorunlu artırım nedeniyle alt sınır beş yılı aştığından, sanık müdafi istemediğini beyan etse bile CMK 150/3 uyarınca müdafi görevlendirilmelidir.
“sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Nitelikli hâlleriyle birlikte alt sınırı beş yılı aşan kasten yaralama suçunda sanığa zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapılması savunma hakkını kısıtlar ve CMK 188/1'e aykırıdır.
“Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunun TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-son maddeleri kapsamında olup alt sınırı sekiz yıl hapis cezasından fazla olduğundan, 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında sanığa zorunlu müdafi tayini gerektiğinden”
Yargılamaya konu suçun alt sınırı beş yıldan fazla değilse sanığa zorunlu müdafi görevlendirilmesi gerekmez; Daire bu nedenle tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmamıştır.
“yargılamaya konu suçun ise alt sınırının 5 yıldan fazla olmaması nedeniyle sanığa zorunlu müdafi görevlendirilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından tebliğnamenin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.”
Zorunlu müdafilik için aranan beş yıllık alt sınırın tespitinde suçun yalnız temel şekli değil, nitelikli hâlleri ve ağırlaştırıcı nedenleri de dikkate alınır. Bu şartlarda sanık açıkça müdafi istemese bile müdafi görevlendirilmelidir.
“Zorunlu müdafii tayini için gerekli olan beş yıllık hapis cezasının tespitinde ise suçun salt temel şekli değil, nitelikli halleri ve ağırlaştırıcı nedenleri de cezanın belirlenmesinde dikkate alınması gereklidir.”
Kurul, CMK 150/3'teki zorunlu müdafiliğin alt sınırı beş yıldan fazla hapis gerektiren suçlarla sınırlı olduğunu, nitelikli hâllerin hesaba katılıp katılmayacağı konusunda kanunda açıklık bulunmadığını belirtmiştir. Gece vakti nitelikli hırsızlıkta nitelikli hâl gözetilerek zorunlu müdafi atanması gerektiğini kabul etmiş; ancak içtihat değişikliğinin kesinleşmiş hükümler için olağanüstü kanun yolu açmadığını vurgulamıştır.
“Görüldüğü üzere, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesinde şüpheli veya sanık için zorunlu müdafi görevlendirilmesi, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalarla sınırlandırılmış, alt sınırı beş yıl ve daha az hapis cezasını gerektiren suçlar bu kapsama alınmamıştır.”
Alt sınırı beş yılı aşan nitelikli hırsızlık suçunda sanığa CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması ve müdafiin hüküm duruşmasında hazır bulunması gerekir. Son oturuma katılmayan müdafiin esaslı işlem olan mütalaaya karşı beyanı alınmadan hüküm kurulması bozma nedenidir.
“hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 09.02.2022 tarihli son oturuma katılmayan sanık müdafiinin aynı celsede esaslı bir işlem olan Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşı beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı hareket edilerek sanığın savunma haklarının kısıtlanması Bozmayı gerektirmiş”
Eşe karşı silahla işlenen ve neticesi sebebiyle ağırlaşan kasten yaralama suçunun alt sınırı beş yılı aştığından CMK 150/3 uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerekir. Müdafi atanmadan yargılama yapılması savunma hakkını kısıtlar ve CMK 188/1'e aykırıdır.
“Sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/2,b-son maddeleri kapsamında olup alt sınırı 5 yıl hapis cezasından fazla olduğundan 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesinin açık hükmü karşısında, sanığa zorunlu müdafi tayini gerektiğinden, müdafii atanmadan yargılama yapılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanarak CMK’nin 188/1. maddesine muhalefet edilmesi”
Alt sınırı beş yılı aşan nitelikli hırsızlık suçunda sanığa zorunlu müdafi atanmalı ve savunması müdafi eşliğinde alınmalıdır. Daire, bu eksikliğin bozma nedeni olduğunu gözetmeden sanığın temyiz talebinin reddedilmesini isabetsiz bularak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını yerinde görmüştür.
“5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.