• AdresHukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No: 66/A D: 15, 34865 Kartal/İstanbul
  • E-Posta Adresi[email protected]

CMK Madde 147 – İfade ve sorgunun tarzı

Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu · Güncelleme: 15.10.2026
ÖZET · 1 fıkra · ~2 dk okuma

CMK 147, ifade alma ve sorguda uyulacak usulü; kimlik tespiti, suçun anlatılması, müdafi ve susma hakkının hatırlatılması ve tutanak şartlarını düzenler.

Resmî Metin

İfade ve sorgunun tarzı

Madde 147– (1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:

a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.

b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.

c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği, kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.

e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir.

f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.

g) İfade verenin veya sorguya çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.

h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.

i) İfade veya sorgu bir tutanağa bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:

1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.

2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.

3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.

4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.

5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.

Açıklama

CMK 147. madde, şüphelinin kolluk veya Cumhuriyet savcısınca ifadesinin alınmasında ve hâkim ya da mahkemece sorguya çekilmesinde uyulması gereken usulü belirler. Madde, savunma hakkının en temel güvencelerini bir arada sayar ve her ifade ile sorgunun başında yerine getirilmesi gereken bir kontrol listesi niteliği taşır.

  • Kimlik tespiti: Şüpheli veya sanık kimliğine ilişkin sorulara doğru cevap vermekle yükümlüdür.
  • Suçlamanın anlatılması: Kendisine yüklenen suç anlatılır.
  • Müdafi hakkı: Müdafi seçebileceği, müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir; müdafi seçecek durumda değilse ve isterse baro tarafından müdafi görevlendirilir.
  • Yakınlara bildirim: Yakalanan kişinin yakınlarından istediğine durum derhâl bildirilir.
  • Susma hakkı: Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir.
  • Delil toplanmasını isteme ve lehine olan hususları ileri sürme olanağı tanınır.
  • İşlem bir tutanağa bağlanır; hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı, hatırlatılmadıysa nedeni tutanakta gösterilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, susma hakkının Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK 147 ile açıkça tanındığını, sanığın aktif savunma yapmaya zorlanamayacağını belirtmektedir. Kurul ayrıca ifade ve sorgunun sanık için hem yükümlülük hem de hak olduğunu, sanığa usulüne uygun sorgu yapılmadan hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığını vurgulamaktadır.

Uygulamada özellikle kolluğun mülakat veya sözlü beyan adı altında, haklar hatırlatılmadan ve müdafi bulunmadan aldığı beyanlar sorun oluşturmaktadır. Yargıtay bu tür beyanların usulüne uygun olmadığını ve hükme esas alınamayacağını kabul etmektedir. Bu yönüyle madde, ifade almada yasak usulleri düzenleyen CMK 148 ve müdafi hakkına ilişkin CMK 149-150 ile birlikte değerlendirilir. Kovuşturma evresinde de sanığa haklarının hatırlatılmaması veya bunun tutanağa geçirilmemesi, istinaf ve temyiz incelemesinde savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilebilmektedir.

İlgili Yargı Kararları – CMK m.147 uygulaması

İçtihat özetiHakları hatırlatılmadan, zorunlu müdafi olmadan alınan ve hâkim önünde doğrulanmayan mülakat beyanı delil olamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2019/578, K. 2022/52, T. 25.01.2022

Suçu kabul ederek şüpheli sıfatını alan kişinin sözlü mülakat yoluyla alınan beyanında CMK 147'deki hakların hatırlatılması ve suçun niteliğine göre zorunlu müdafiin hazır bulunması gerekir. Haklar hatırlatılmadan, müdafi olmadan alınan ve hâkim huzurunda doğrulanmayan beyan ve ikrarlar hükme esas alınamaz.

Karardan alıntı
“yasal hakları hatırlatılmadan, zorunlu müdafi hazır bulundurulmadan, hakim veya mahkeme huzurunda kabul edilmeden imzasız alınan beyan ve ikrarlar usulüne uygun olmayıp hukuken yok hükmündedir. Kanıt olarak kabul edilip hükme esas alınamaz”
İçtihat özetiSanık susma hakkına sahiptir; ancak usulüne uygun sorgu yapılmadan önceki ifadelere atıfla hüküm kurulamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2020/413, K. 2021/690, T. 28.12.2021

Susma hakkı Anayasa'nın 38/5 ve CMK 147 ile açıkça tanınmış olup sanık aktif savunma yapmaya zorlanamaz. Bununla birlikte sanığın usulüne uygun sorgusu yapılmadan, yalnızca önceki ifadelerine atıfla yetinilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır.

Karardan alıntı
“Sanığa genel nitelikteki savunma hakkı kapsamında, isnat edilen fiille ilgili olarak susma hakkı Anayasa'nın 38/5 ve CMK'nın 147. maddeleri gereğince ayrıca ve açıkça tanınmıştır. Maddi savunma kapsamında, aktif bir savunma yapılması zorunlu değildir.”
İçtihat özetiSusmadığını bildiren sanığa isnatla ilgili soru sorulmadan önceki ifadelere atıfla yetinilmesi usulüne uygun sorgu değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2021/6, K. 2021/263, T. 08.06.2021

İfade ve sorgu sanık bakımından hem yükümlülük hem haktır. CMK 147'deki hakları hatırlatılan ve susma hakkını kullandığını bildirmeyen sanığa yüklenen suçla ilgili soru yöneltilmeden, önceki ifadelerine atıfla yetinilmesi usulüne uygun sorgu sayılmaz.

Karardan alıntı
“5271 sayılı CMK'nın 147. maddesinde belirtilen yasal hakları kendisine hatırlatılan ve “Açıklamada bulunmama” hakkını kullandığına dair bir beyanda bulunmayan, savunma yapmak için kendisine avukat tutmak isteyen sanığın yüklenen suç ile ilgili sorgusu yapılmadan, soruşturma evresindeki ifadelerine atıfta bulunması (...) durumunda, usulüne uygun sorgu yapıldığından söz edilemez.”
İçtihat özetiCMK 147'deki haklar hatırlatılmadan veya bu tutanağa geçirilmeden alınan savunma usule aykırıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2014/728, K. 2016/389, T. 25.10.2016

CMK 147, isnadı ve hakları öğrenme, müdafiden yararlanma, susma ve delil toplanmasını isteme gibi sanığın en temel haklarını güvence altına alır. Kararda, bu hakların hatırlatılmadan veya hatırlatıldığı tutanağa geçirilmeden savunma alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğu ifade edilmiştir.

Karardan alıntı
“CMK'nun 191/3-c ve 147. maddeleri uyarınca sorguya çekilmesi gereken sanığa, bu maddeler ile tanınan savunma hakkına ilişkin hakları hatırlatılmadan, hatırlatılmış ise de; bu husus tutanağa geçirilmeden savunması alınıp yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır.”
İçtihat özetiKimliği saptanmadan ve hakları hatırlatılmadan sanığın savunmasının alınması savunma hakkını kısıtlar.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi E. 2023/3979, K. 2024/1967, T. 10.06.2024

Kovuşturma evresinde sanığın kimliği saptanmadan ve CMK 147'deki hakları hatırlatılmadan savunmasının alınması, CMK 191'deki duruşma düzenine aykırı olup savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir.

Karardan alıntı
“CMK.nın 147.maddesindeki hakları hatırlatılıp savunmasının alınmasına geçilmesi amir hükmüne riayet olunmaksızın mezkur usul kurallarına riayet olunmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle savunmasının alınmış olması”
İçtihat özetiKanunda yeri olmayan mülakatla, hak hatırlatılmadan ve müdafisiz alınan beyan hiçbir sanık aleyhine delil olamaz.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi E. 2015/4672, K. 2016/2330, T. 21.04.2016

Gözaltına alınan sanığın kanunda yeri olmayan mülakat yöntemiyle, hakları hatırlatılmadan ve müdafi yardımı sağlanmadan alınan beyanı, kendisi ve diğer sanıklar aleyhine delil olarak kullanılamaz; aksi uygulama CMK 147 ve 217'ye aykırıdır.

Karardan alıntı
“‘mülakat’ adı verilen yöntemle, yasal hakları hatırlatılmadan ve müdafii yardımından da yararlanma imkanı tanınmadan beyanının alınması, bu beyanının adı geçen sanıkla birlikte ....gibi sanıklar hakkında da aleyhe delil kabul edilmesi suretiyle CMK’nın 147 ve 217. maddelerine muhalefet edilmesi”
İçtihat özetiSusma hakkı ve delil toplanmasını isteme hakkı hatırlatılmadan yapılan sorgu bozma nedenidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2012/22766, K. 2012/16439, T. 03.10.2012Bozma

Sanığa susma hakkı ile şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılmadan sorgusunun yapılması savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve bozma nedenidir.

Karardan alıntı
“Sanığın, 5271 sayılı CMK’nun 147. maddesindeki; yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu, şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğine ilişkin yasal hakkı hatırlatılmadan sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması”
İçtihat özetiİsnat bildirilmeden ve haklar hatırlatılmadan yapılan ön görüşme veya mülakattaki beyanlar ifade sayılmaz ve delil olamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2022/388, K. 2022/824, T. 22.12.2022

Kurul, şüpheliye isnat bildirilmeksizin ve hakları hatırlatılmaksızın ön görüşme, dostane sohbet veya ifade öncesi mülakat gibi yöntemlerle alınan beyanların ifade ve delil olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Kişinin kendiliğinden yaptığı açıklamalar delil olabilir; ancak bir beyanın kişi aleyhine kullanılabilmesi için haklarının hatırlatılmış olması gerekir.

Karardan alıntı
“Şüpheliye, kendisine yüklenen isnat bildirilmeksizin ve hakları hatırlatılmaksızın yapılan "Ön görüşme", "Dostane sohbet" ya da "İfade öncesi mülakat" gibi yöntemlerle alınan beyanlar da "İfade alma" ve dolayısıyla "Delil" olarak kabul edilemez .”
İçtihat özetiİstinabeyle alınan sorguda suçlama ve haklar bildirilmeden, müdafiyle savunma talebine rağmen yokluğunda hüküm kurulamaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2025/6012, K. 2026/361, T. 12.01.2026Kanun yararına bozma

Yakalama üzerine istinabe yoluyla yapılan sorguda sanığa yüklenen suç ve deliller anlatılmamış, CMK 147'deki hakları bildirilmemiştir. Sanığın esas mahkemesinde müdafiiyle savunma yapacağını bildirmesine rağmen bu sorguyla yetinilip yokluğunda mahkûmiyet kurulması savunma hakkını kısıtladığından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

Karardan alıntı
“5271 sayılı Kanun'un 147, 191, 1 93[...] . maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi belirtilen nedenlerle yerinde görülmüştür.”
İçtihat özetiBozma sonrası sorguda haklar hatırlatılmadan ve birleşen dosyadaki suçlama okunmadan savunma alınması bozma nedenidir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi E. 2025/821, K. 2025/5786, T. 25.06.2025Bozma

Bozma üzerine yapılan yargılamada sanığın savunması, CMK 147'deki hakları hatırlatılmadan ve birleşen dosyadaki suçlamanın dayanağı eylemler ile hukuki nitelendirmesi okunmadan alınmış, bu hususlar tutanağa da geçirilmemiştir. Daire, bu durumun CMK 147 ve 191/3-b'ye aykırı olarak savunma hakkını kısıtladığını belirterek hükmü bozmuştur.

Karardan alıntı
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147. maddesindeki yasal hakları hatırlatılmadan, birleşen dosyadaki suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ile hukuki nitelendirmesinin okunmadığı ve anılan hususların denetime olanak sağlayacak biçimde tutanağa geçirilmeden savunma hakkının kısıtlanması suretiyle sorgusu yapılarak aynı Kanun'un 147 ve 191/3-b maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.”
İçtihat özetiTalimatla ilk kez savunması alınan sanığa suçlama, deliller ve hukuki nitelendirme anlatılmadan sorgu yapılması savunma hakkını kısıtlar.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E. 2020/19769, K. 2022/9661, T. 15.06.2022

Daire, Anayasa 36/1, AİHS 6/3 ile CMK 147 ve 191 uyarınca sanığın suçlamanın niteliği ve nedeninden ayrıntılı biçimde haberdar edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Talimat mahkemesince ilk kez savunması alınan sanığa iddianamedeki eylemler, deliller ve hukuki nitelendirme anlatılmadan ve hakları açıkça hatırlatılmadan sorgu yapılması usulüne uygun savunma alınmaması niteliğindedir.

Karardan alıntı
“talimat mahkemesince ilk kez 08.02.2016 tarihinde savunması alınan sanığa iddianamede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesinin anlatılmadığı, CMK.nın 147. maddesindeki diğer haklarının açıkça hatırlatılmadığı görülmekle”

İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kolluğun mülakat adı altında aldığı beyan delil olarak kullanılabilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yasal hakları hatırlatılmadan, zorunlu müdafi bulunmadan ve hâkim huzurunda doğrulanmadan alınan beyan ve ikrarların hukuken yok hükmünde olduğunu ve hükme esas alınamayacağını belirtmiştir.
Susma hakkını kullanmak aleyhe yorumlanabilir mi?
Susma hakkı Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK 147 ile açıkça tanınmıştır. Ceza Genel Kurulu, susmanın da bir savunma şekli olduğunu ve sanığın savunma yapmaya zorlanamayacağını vurgulamaktadır.
Haklar hatırlatılmadan yapılan sorgunun sonucu nedir?
Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, CMK 147'deki haklar hatırlatılmadan ya da bu husus tutanağa geçirilmeden savunma alınmasını savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirmekte ve bu durumu hükmün bozulması veya kaldırılması nedeni saymaktadır.
WhatsApp ile yazın