HTS Kayıtları Nedir? Delil Değeri, Tek Başına Mahkûmiyete Yeterliliği ve Kapsaması Gereken Dönem
Son güncelleme: 15.10.2026 · Yazar: Av. Coşkun Genç, İstanbul Bilişim Suçu Avukatı
Kısa cevap: HTS kaydı, bir telefon hattının hangi numaralarla, hangi tarih ve saatte arama, aranma ve mesajlaşma trafiği gerçekleştirdiğini ve bu sırada hangi baz istasyonundan sinyal verdiğini gösteren geçmişe dönük bir kayıttır. HTS kayıtları iletişimin varlığını gösterir; içeriğini ve hattı fiilen kimin kullandığını tek başına göstermez. Yargıtay'a göre HTS kayıtları delildir, ancak tek başına mahkûmiyet için yeterli, belirleyici bir delil değildir; hat sanığa ait olsa bile. Hattın fiilî kullanıcısının tespiti için kayıtların suç tarihinden önceki ve sonraki dönemi kapsaması gerekir; Yargıtay somut olaya göre birer hafta, bir ay veya üçer ay gibi farklı dönemler aramış, bu araştırma yapılmadan kurulan hükümleri eksik araştırma nedeniyle bozmuştur.
HTS Kaydı Nedir?
HTS (Historical Traffic Search / iletişimin tespiti) kaydı, bir telefon hattının iletişim trafiğini ve konum izini gösteren geçmişe dönük bir dökümdür. Ceza soruşturmalarında en sık karşılaşılan delillerden biridir. Bir HTS kaydında tipik olarak şu bilgiler yer alır:
- Karşı numara: Hattın hangi numaralarla arama, aranma ve mesajlaşma trafiği gerçekleştirdiği.
- Tarih ve saat: Her iletişimin hangi gün ve saatte yapıldığı.
- Baz istasyonu: İletişim sırasında hattın hangi baz istasyonundan sinyal verdiği.
Telekomünikasyon yoluyla işlenen suçlarda, dolandırıcılıktan tehdide ve uyuşturucu madde ticaretine kadar pek çok dosyada iddianın önemli bir bölümü bu kayıtlara dayanır. Bu nedenle HTS kaydının neyi ispatlayıp neyi ispatlayamayacağını doğru ayırmak, savunmanın da iddianın da temelidir.
HTS Kayıtları Neyi Gösterir, Neyi Göstermez?
HTS kayıtları iletişimin varlığını gösterir; içeriğini göstermez. Yani iki numara arasında görüşme yapıldığını ortaya koyar, fakat görüşmede ne konuşulduğunu kanıtlamaz.
Daha da önemlisi, HTS kayıtları hattın resmî sahibini esas alır; hattı fiilen kimin kullandığını tek başına ispatlayamaz. Uygulamada suçta kullanılan hatların önemli bölümünün başkası adına kayıtlı “patates hat” (açık hat) olduğu dikkate alındığında, abonelik kaydı ile gerçek kullanıcı çoğu zaman örtüşmemektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu ayrımın önemini net biçimde ortaya koymuştur:
İçeriği tespit edilemeyen görüşme kayıtlarının varlığı, uyuşturucu ticareti suçlamasında tek başına mahkûmiyet için yeterli görülmemiş; telefon rehberinde kayıtlı bir kişiyle görüşme yapılmış olmasının, atılı suçun işlendiğini her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı biçimde ispatlamadığı vurgulanmıştır.
— Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2018/218, K.2021/225, T.27.05.2021
HTS Kayıtları Tek Başına Mahkûmiyete Yeter mi?
Hayır; Yargıtay istikrarlı biçimde HTS ve baz istasyonu verilerinin diğer somut delillerle birlikte değerlendirilmesini aramaktadır. Sanıkların telefon hatlarına ait HTS ve baz istasyonu verilerinin, suçun işlendiğine dair mutlak bir kanıt gibi kabul edilerek hüküm kurulması yanılgıya düşme riski taşıyan bir yaklaşımdır. Salt dijital koordinatlara dayanan bir cezalandırma pratiği, ceza muhakemesinin temel ilkesi olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesini zedeler.
Yargıtay bu nedenle, HTS kaydının ortaya koyduğu bağlantıların mahkemece somut araştırmayla doldurulmasını istemektedir:
Suça konu telefon numaralarının suç tarihi itibarıyla kim tarafından kullanıldığının tespiti için, bu numaralarla gelen aramaların sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi ve hatların sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığının sorulması gerekir.
— Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2021/26103, K.2025/12912, T.13.10.2025
HTS kayıtlarında suçta kullanılan hat ile aynı suçtan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunan kişiler arasında iletişim tespit edilmesine rağmen bu yönde araştırma yapılmaması eksiklik sayılmıştır.
— Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E.2016/4259, K.2016/6751, T.23.11.2016
Hat Bana Aitse HTS Kayıtları Mahkûmiyete Yeter mi?
Hayır; hattın kime ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmayan dosyalarda dahi HTS kayıtları her zaman mahkûmiyet için yeterli değildir. Şüpheliler yahut sanıklar, yargılama konusu arama kayıtlarındaki numaraların kendilerine ait olduğunu kabul etseler dahi; yalnızca kendi aralarında veya dava dışı kişilerle arama kayıtlarının bulunması, suçun şüpheye yer bırakmayacak şekilde işlendiğini göstermez.
Nitekim yukarıda anılan Ceza Genel Kurulu kararında; telefonla görüşmenin varlığına rağmen içeriği tespit edilemeyen kayıtların, savunmanın aksine, atılı suçu ispatlayan somut olgu olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Başka bir ifadeyle, hattın sahipliğini kabul etmek görüşmenin varlığını kabul etmektir; görüşmenin suçla bağlantılı olduğunu kabul etmek değildir.
HTS Kayıtları Hangi Dönemi Kapsamalı?
HTS kayıtları yalnızca suç anını değil, suç tarihinden belli bir süre öncesini ve sonrasını da kapsamalıdır. Telekomünikasyon yoluyla işlenen suçlarda, hattın fiilî kullanıcısını ortaya koymak için yalnızca suç anına ilişkin iletişim kayıtları yeterli değildir; kullanım alışkanlığı ve olağan iletişim çevresi ancak geniş bir zaman penceresinde görülebilir.
Geniş zaman penceresi üç açıdan gereklidir:
- İletişim çevresi: Karşılıklı arama trafiği, şüpheli ile irtibatlı kişilerin belirlenmesine imkân verir.
- Mekânsal tutarlılık: Görüşme tarihlerinin baz istasyonu verileriyle birlikte değerlendirilmesi, hattın bulunduğu yerin kişinin yaşamıyla uyumlu olup olmadığını sınar.
- Savunmanın sınanması: “Hat başkası tarafından kullanıldı” savunmasının doğrulanması veya çürütülmesi bakımından elzemdir.
Örneğin hattın suç tarihinden aylar önce de aynı kişilerle görüştüğünün tespiti, kullanım alışkanlığına ilişkin güçlü bir veri sunar; suç anına özgü ani bir kullanım değişikliği ise hattın el değiştirdiğine işaret edebilir. Dolayısıyla iki yönlü zaman dilimiyle istenen kayıtlar, delillerin bütüncül değerlendirilmesini ve maddi gerçeğe daha güvenilir biçimde ulaşılmasını sağlar.
Yargıtay HTS Kayıtları İçin Hangi Süreleri Yeterli Görüyor?
Yargıtay kararlarında tek tip bir süre bulunmamakta; süre, somut olayın ihtiyacına göre belirlenmektedir. Farklı dairelerin aradığı dönemler şöyledir:
| Karar | Aranan dönem | Öne çıkan husus |
|---|---|---|
| Yargıtay 10. CD, E.2020/22695, K.2022/10968, T.01.11.2022 | Olay tarihi ile önceki ve sonraki birer haftalık dönem | Uyuşturucu madde ticareti; görüşme ve baz kayıtlarının getirtilmesi ve başkası adına kayıtlı hattın sahibinin tanık olarak dinlenmesi istendi, hüküm eksik araştırmadan bozuldu |
| Yargıtay 1. CD, E.2020/2631, K.2021/2370, T.24.02.2021 | Olaydan bir ay önce ve sonrası | Görüşülen kişilerin kollukça kapsamlı araştırılması istendi |
| Yargıtay 18. CD, E.2015/31632, K.2017/6281, T.22.05.2017 | Suç tarihlerini kapsayan üçer aylık dönem (iki hat için ayrı ayrı) | Hakaret ve tehdit; abonelik sözleşmesinde imza incelemesi ve IMEI araştırması da istendi |
| Yargıtay 11. CD, E.2021/24589, K.2024/1825, T.19.02.2024 | Süre belirtilmeden, önceki ve sonraki dönemler | Başkası adına kayıtlı hat; araştırma yapılmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu |
Son karar özellikle dikkat çekicidir: Yargıtay 11. Ceza Dairesi süre dahi belirtmeden, suçta kullanılan ve başka bir şahıs adına kayıtlı hattın olay tarihinden önceki ve sonraki dönemleri kapsar şekilde HTS kayıtlarının getirtilmesini istemiş, bu araştırma yapılmadan kurulan mahkûmiyet hükmünü eksik araştırma nedeniyle bozmuştur. Yargıtay, hattın fiilî kullanıcısının tespiti için suç tarihinden önceki ve sonraki dönemlerin araştırılmamasını birçok kararında eksik inceleme saymaktadır; yalnızca suç günündeki kayıtlarla kurulan hüküm bu nedenle bozma riski taşır.
HTS Kayıtlarının Kapsayacağı Süreyi Kim Belirler?
Suç tarihinden önceki ve sonraki dönemlere ilişkin hangi süreyle arama ve baz istasyonu kayıtlarının celp edileceği, somut olayın özelliklerine göre hâkimin takdirindedir. Bu süreyi katı bir zaman dilimiyle sınırlamak, ceza yargılamasının pratiği açısından doğru olmaz.
Savunma tarafı açısından önemli olan; dosyada istenen dönemin, hattın kullanım alışkanlığını gerçekten yansıtacak genişlikte olup olmadığını denetlemek ve gerekiyorsa ek dönem talep etmektir. Kayıtların dar tutulması çoğu zaman sanık aleyhine eksik bir tablo oluşturur ve Yargıtay tarafından bozma nedeni yapılmaktadır. Operatörlerin trafik verilerini saklama yükümlülüğü mevzuatta öngörülen sürelerle sınırlı olduğundan, talep edilecek dönem dosyanın ihtiyacına göre gecikmeden belirlenmelidir.
Sanık Kendi Lehine HTS Kaydı Celbi İsteyebilir mi?
Evet; savunma, hattın başkası tarafından kullanıldığını ortaya koymak için daha geniş döneme ilişkin kayıtların ve baz istasyonu verilerinin getirtilmesini talep edebilir. HTS kayıtları iki yönlü işlev görür: İddiayı desteklemek için kullanılabildiği gibi, şüpheli veya sanığın savunmasının doğrulanması bakımından da belirleyici olabilir. Yargıtay, iki yönlü HTS araştırmasını sanığın kendi beyanlarının denetlenmesinde de aramaktadır:
Sanığın suç tarihinde söz konusu telefon hattını kullanmadığını savunması karşısında; suç tarihinde kendi adına kayıtlı hatların GSM operatörlerinden öğrenilmesi, ifadesinde kullandığını bildirdiği hat ile birlikte tespit edilen diğer numaraların suç tarihi ve saatlerinde hangi baz istasyonunu kullanarak görüşme yaptıklarının HTS raporlarıyla belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi istenmiş; eksik kovuşturma ile kurulan hüküm bozulmuştur.
— Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E.2016/18010, K.2018/15849, T.06.12.2018
Bu karar, savunmanın yalnızca iddianın HTS kayıtlarına itiraz etmekle yetinmeyip, sanığın gerçekte kullandığı hattın kayıtlarını da dosyaya getirterek olumlu bir ispat kurabileceğini göstermektedir.
HTS Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?
Talebin reddine ilişkin ara karara karşı gerekçeli itirazlar tutanağa geçirtilmeli; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hâlinde bu husus istinaf ve temyiz aşamalarında bozma nedeni olarak ileri sürülmelidir. Yukarıdaki kararlarda görüldüğü gibi Yargıtay; tanıkların dinlenmemesini, irtibatlı kişiler hakkında araştırma yapılmamasını ve önceki-sonraki dönem kayıtlarının getirtilmemesini eksik araştırma veya eksik kovuşturma olarak değerlendirmektedir. Talebin dosyaya gerekçesiyle yazılmış olması, bu eksikliğin üst mahkemede ileri sürülebilmesi bakımından önemlidir.

HTS Kayıtları Nasıl Denetlenmeli?
HTS verileri, sinyal bilgilerinin diğer somut delillerle harmanlanmasıyla değerlendirilmelidir; bu, hükmün hukuki denetiminde birincil kıstastır. Sağlıklı bir yargılamada şu kontroller yapılmalıdır:
- Fiilî kullanıcının araştırılması: Hattın abonesi ile suç tarihindeki gerçek kullanıcısı aynı kişi mi?
- Tanık dinletilmesi: Hatla en sık görüşen kişiler mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmeli, hattı kimin kullandığı sorulmalıdır.
- Mekânsal tutarlılık: Baz istasyonu verileri, kişinin bulunduğu yer ve olay yeriyle karşılaştırılmalıdır.
- Çapraz kontrol: Abonelik, fatura, imza gibi diğer verilerle karşılaştırma yapılmalıdır.
- Dönem genişliği: Kayıtların suç tarihinden önceki ve sonraki dönemi, kullanım alışkanlığını gösterecek ölçüde kapsayıp kapsamadığı denetlenmelidir.
HTS kayıtlarındaki “kayıt sahibi ile fiilî kullanıcı” sorunu, internet üzerinden işlenen suçlarda da karşımıza çıkar; bu konuyu IP adresi ve CGNAT kayıtlarının delil değeri yazımızda ele aldık. İletişimin tespiti ve dinleme kararlarına itiraz için ise CMK 135 yazımıza bakabilirsiniz.
Coşkun Genç Hukuk Bürosu olarak İstanbul'da bilişim suçları ve dijital delil içeren ceza dosyalarında HTS kayıtlarının incelenmesi ve savunmaya yönelik celp taleplerinin hazırlanması konusunda çalışıyoruz. HTS kayıtlarının delil olarak kullanıldığı somut dosyanızın değerlendirilmesi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Önemli: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut dosyanız için bir avukattan destek alınız.