CMK 153, müdafiin dosyayı inceleme ve belge örneği alma yetkisini ve bu yetkinin katalog suçlarda hâkim kararıyla kısıtlanmasını düzenler.
Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi
Madde 153– (Değişik: 2/12/2014-6572/44 md.)
(1) Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilir.
(2) Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir. Bu karar ancak aşağıda sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
2. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
3. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
4. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
5. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220),
6. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),
7. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
8. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 326, 327, 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337).
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160 ıncı maddesinde tanımlanan zimmet suçu.
d) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan suçlar.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.
CMK 153. madde, savunma hakkının etkin kullanılmasının ön şartı olan müdafiin dosyaya erişim hakkını düzenler. Kural, müdafiin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilmesi ve istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabilmesidir.
Anayasa Mahkemesi, kısıtlamanın savunma hakkına müdahale olduğunu kabul etmekle birlikte, kuralın mutlak bir yasak getirmediğini, belirli suçlarla ve soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimaliyle sınırlı tutulduğunu değerlendirmiştir. Bireysel başvuru kararlarında ise kısıtlamanın ulaşılmak istenen amaçla orantılı olması ve savunma hakkının yeterince kullanılmasını engellememesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Uygulamada önemli bir nokta, kısıtlama kararının iddianamenin kabulüyle kanun gereği kendiliğinden sona ermesidir. Danıştay da kısıtlama kararının yalnız maddede sınırlı olarak sayılan suçlarda verilebileceğini belirtmiştir. Kısıtlama kararı yoksa müdafiin soruşturma dosyasından belge örneği alma yetkisi devam eder; bu husus Yargıtay tarafından avukatın ceza sorumluluğunun değerlendirildiği bir dosyada da gözetilmiştir. Madde, soruşturmanın gizliliğini düzenleyen CMK 157 ile birlikte okunmalıdır.
Anayasa Mahkemesi, CMK 153'ten kural olarak müdafinin dosyayı inceleme ve suret alma hakkı bulunduğu sonucunu çıkarmıştır. Kısıtlama ancak istisna olup soruşturmanın amacının tehlikeye düşme ihtimalinin bulunmasına bağlıdır.
“Bu düzenlemeden kural olarak müdafinin dosyayı inceleme ve dosyadan suret alma hakkı olduğu, kısıtlama kararı verilebilmesi için soruşturmanın amacının tehlikeye düşme ihtimalinin bulunması gerektiği anlaşılmıştır.”
Soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için müdafinin dosya inceleme yetkisinin kısıtlanması demokratik toplumda gerekli görülebilir. Ancak kısıtlama amaçla orantılı olmalı ve savunma hakkının yeterince kullanılmasını engellememelidir.
“Ancak dosyaya erişim hakkına getirilecek kısıtlamanın kısıtlama kararıyla ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olması, savunma hakkının yeterince kullanılmasını engelleyecek nitelikte bulunmaması gerekmektedir”
Kısıtlama kuralı müdafiin dosyaya erişim hakkına müdahale niteliğindedir; ancak yalnız sayılan suçlar ve soruşturmanın amacının tehlikeye düşebileceği durumlarla sınırlı olduğundan, ifade tutanakları ve bilirkişi raporları da kapsam dışında tutulduğundan mutlak bir kısıtlama getirmemektedir.
“Bu açıdan bakıldığında, dava konusu kural uyarınca müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisine mutlak bir kısıtlama getirilmediği görülmektedir.”
Kısıtlama kararı en geç iddianamenin kabulüyle kanun gereği kendiliğinden sona erer. AİHM içtihadına göre müdafiin dosya içeriğinden mahrum bırakılması silahların eşitliği sorununa yol açabilir; kısıtlama ancak meşru amaçlarla ve gerektiği ölçüde yapılabilir.
“AİHM, müdafiin dosya içeriğini incelemeden mahrum bırakılmasını silahların eşitliği ilkesinin ihlali olarak değerlendirmektedir . Ancak AİHM’e göre millî güvenlik, suçların araştırılmasına ilişkin polisiye yöntemlerin gizli kalma gerekliliği ya da üçüncü bir kişinin temel haklarının ve kamu düzeninin korunması amacıyla gerektiği ölçüde çelişmeli dava hakkı kısıtlanabilir.”
Soruşturma aşamasında verilen ve kaldırılmayan kısıtlama kararı, mahkemece iddianamenin kabul edildiği tarih itibarıyla kanun gereği kendiliğinden sona erer.
“5271 sayılı Kanun’un 153. maddesinin numaralı fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince iddianamenin kabul edildiği 18/4/2012 tarihi itibarıyla kısıtlılık Kanun gereği kendiliğinden sona ermiş bulunmaktadır.”
Danıştay, CMK 153/2 uyarınca kısıtlama kararının ancak soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimalinde, savcının istemi ve hâkim kararıyla ve yalnız madde metninde sınırlı olarak sayılan suçlarda verilebileceğini belirtmiştir.
“müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisinin, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimalinin bulunması halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabileceği, fakat bu kararın sadece madde metninde tahdidi olarak sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebileceği hükme bağlanmıştır.”
Daire, yönetmelik düzenlemesini değerlendirirken kısıtlama kararının yalnız CMK 153/2'de tahdidi olarak sayılan suçlara ilişkin soruşturmalarda verilebileceğini esas almıştır.
“fakat bu kararın sadece madde metninde tahdidi olarak sayılan suçlara ilişkin yürütülen soruşturmalarda verilebileceği hükme bağlanmıştır.”
Soruşturma dosyasında CMK 153 uyarınca verilmiş bir kısıtlama kararı yoksa müdafi, müvekkilleri adına dosyadan harçsız örnek alma yetkisine sahiptir. Bu durum, avukat sanığın ceza sorumluluğu değerlendirilirken gözetilmiştir.
“suç tarihi itibarıyla iddiaya konu soruşturma dosyası kapsamında müdafin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisini kısıtlayan bir kararın bulunmadığının anlaşıldığı, bu haliyle dosyadan müdafisi olduğu şahıslar adına harç dahi ödemeden örnek alma yetkisi bulunan sanığın”
Kurul, soruşturma aşamasında dosyaya erişimin engellendiği iddiasını yargılamanın bütünü üzerinden değerlendirmiştir. Suçlamalara ve tutuklamaya esas temel bilgiler sanık ve müdafiine bildirilmiş, kovuşturmada da geniş savunma imkânı tanınmışsa kısıtlama nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiği kabul edilemez.
“soruşturma aşamasında dosyanın incelenmesine izin verilmemesi nedeniyle sanığın genel olarak soruşturma aşamasında savunma hakkının kısıtlandığının kabulü mümkün görülmemiştir.”
Anayasa Mahkemesi, CMK 153/2 uyarınca verilen kısıtlama kararının tutukluluğa itiraz hakkı üzerindeki etkisini incelemiştir. İfade veya sorgu sırasında suçlamaya ilişkin temel deliller kişiye açıklanmış ve itirazda bunlara atıf yapılmışsa, salt gizlilik kararının varlığı ihlal sonucunu doğurmaz.
“Böyle bir durumda kişinin, tutukluluğa temel teşkil eden belgelerin içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olduğu kabul edilebilir.”
Anayasa Mahkemesi, CMK 153 uyarınca verilen kısıtlama kararlarının kişi hürriyeti ve tutukluluğa itiraz hakkı üzerindeki etkisini önceki içtihadındaki ilkelerle değerlendirmiştir. Somut olayda kısıtlamanın tutukluluğa etkili itirazı engellemediği sonucuna vararak başvurunun bu kısmını kabul edilemez bulmuştur.
“Açıklanan gerekçelerle başvurucunun kısıtlama kararı nedeniyle tutukluluğa itiraz bağlamında savunma hakkının kısıtlandığı iddiasına ilişkin olarak bir ihlalin bulunmadığı açık olduğundan başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.”
Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl döneminde dosya inceleme yetkisinin savcı kararıyla kısıtlanabilmesini öngören kuralı incelemiştir. Müdafiin dosyayı inceleme ve örnek alma hakkının adil yargılama bakımından büyük önem taşıdığını, tutuklamaya etkili itiraz için kararlara esas bilgi ve belgelerin yeterince bilinmesi gerektiğini vurgulamıştır.
“Bu kapsamda şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan müdafiye de müvekkilini yeterince savunabilmesi için soruşturma dosyasını inceleme ve dosyadan örnek alma hakkı tanınması, adil bir yargılama yönünden büyük öneme sahiptir.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.