• AdresHukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No: 66/A D: 15, 34865 Kartal/İstanbul
  • E-Posta Adresi[email protected]

CMK Madde 90 – Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler

Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu · Güncelleme: 15.10.2026
ÖZET · 6 fıkra · ~2 dk okuma

CMK 90, suçüstü hâlinde herkesin geçici yakalama yetkisini, kolluğun yakalama yetkisini ve yakalanan kişi hakkında yapılacak ilk işlemleri düzenler.

Resmî Metin

Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler

Madde 90– (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir:

a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.

b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması.

(2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler.

(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir.

(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir.

(5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır.

(6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.

Açıklama

CMK 90. madde, hâkim kararı olmaksızın kişi özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanması anlamına gelen yakalama tedbirinin hangi hâllerde ve kimler tarafından uygulanabileceğini düzenler. Anayasa'nın 19. maddesine göre hâkim kararı olmadan yakalama ancak suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mümkündür; madde bu istisnanın kanuni şartlarını gösterir.

Herkes tarafından geçici yakalama (birinci fıkra) iki hâlde mümkündür:

  • kişiye suçu işlerken rastlanması,
  • suçüstü bir fiil nedeniyle izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması veya kimliğinin hemen belirlenememesi.

Suçüstü kavramı CMK 2. maddede tanımlanmıştır; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında 90. madde ile 2. maddenin birlikte değerlendirildiği ve bu hâllerde herhangi bir kişi veya makamın yazılı emrine gerek bulunmadığı vurgulanmaktadır.

Kolluğun yakalama yetkisi (ikinci fıkra) ise tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren, gecikmesinde sakınca bulunan ve Cumhuriyet savcısına ya da amirlere derhâl başvurma olanağının bulunmadığı hâllerle sınırlıdır. Şikâyete bağlı suçlarda dahi çocuklara ve kendini idareden aciz kişilere karşı işlenen suçüstü hâllerinde yakalama şikâyete bağlı değildir.

Yakalamadan sonra kolluk, kişinin kaçmasını ve kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri alır, kanuni haklarını derhâl bildirir ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi vererek onun emri doğrultusunda hareket eder. Yargıtay, dördüncü fıkradaki tedbirler kapsamında yakalanan kişinin üzerinde elle dıştan yoklama biçiminde kaba bir kontrol yapılabileceğini, ancak bu kontrolün arama boyutuna ulaşmaması gerektiğini kabul etmektedir. Kanuni şartlar dışında yapılan yakalama, CMK 141 uyarınca tazminat sebebi olabilir ve Anayasa Mahkemesince kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı bağlamında incelenmektedir.

İlgili Yargı Kararları – CMK m.90 uygulaması

İçtihat özetiSuçüstünde herkes geçici yakalama yapabilir; kolluğun yakalama yetkisi gecikmede sakınca ve savcıya ulaşılamama hâliyle sınırlıdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2021/26356, K. 2025/7809, T. 26.05.2025

Daire, 90. madde uyarınca suç işlerken rastlanan veya suçüstü fiil nedeniyle izlenen kişi bakımından herkese geçici yakalama yetkisi tanındığını açıklamıştır. Kolluğun yakalama yetkisinin ise gecikmesinde sakınca bulunan ve savcıya ulaşılamayan hâllerle sınırlı olduğu belirtilmiştir.

Karardan alıntı
“Madde gereğince; kişiye bir suç işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçmasının önlenmesi veya kimliğinin hemen belirlenmesinin mümkün olmaması hallerinde herkesin geçici olarak yakalama yetkisi bulunmaktadır.”
İçtihat özetiYakalayan kolluk önce kaçmayı ve zararı önleyici tedbirleri almalı, derhâl savcıya haber verip onun emrine göre hareket etmelidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2020/318, K. 2022/384, T. 26.05.2022

Kurul, yakalamayı gerçekleştiren kolluğun öncelikle kaçmayı ve zarar vermeyi önleyecek tedbirleri alması, ardından derhâl Cumhuriyet savcısına haber vermesi gerektiğini vurgulamıştır. Yakalama sonrası işlemler savcının emri doğrultusunda yürütülür.

Karardan alıntı
“Kolluk, yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine ya da başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri almalı, hemen Cumhuriyet savcısına haber vermeli ve emirleri doğrultusunda işlem yapmalıdır.”
İçtihat özetiYakalanan kişiye kararsız yalnızca elle dıştan kaba üst yoklaması yapılabilir; soyma veya beden araması bu kapsamda değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2019/342, K. 2021/414, T. 21.09.2021

Kurul, 90/4 kapsamında yakalanan kişinin üzerinde, karar alınmasına gerek olmaksızın elle dıştan yoklama biçiminde kaba üst kontrolü yapılabileceğini kabul etmiştir. Bu yoklamanın arama niteliğine ulaşmaması gerektiği, kıyafetlerin tamamen çıkarılması ve beden çukurlarının aranmasının bu kapsamda mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Karardan alıntı
“Bu bağlamda kişinin yakalanmasından sonra tedbir olarak kaba üst araması yapılabilir. Ayrıca karar alınmasına gerek olmayan bu arama işlemi, en kısa zamanda ve dikkatli bir biçimde elle yoklama şeklinde yapılmalıdır.”
İçtihat özetiSuçüstü, henüz işlenmiş ve takip edilen suçları da kapsar; bu hâlde yakalama için yazılı emir gerekmez.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2016/227, K. 2019/122, T. 21.02.2019

Suçüstü hâlinin yalnızca işlenmekte olan suçla sınırlı olmadığı, henüz işlenmiş ve takip edilen suçları da kapsadığı belirtilmiştir. Kurul, 90. maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 2. madde birlikte değerlendirildiğinde suçüstü hâlinde yakalama için yazılı emre gerek olmadığını ve kolluğun 90/4 uyarınca delillerin kaybolmaması için gerekli tedbirleri alabileceğini kabul etmiştir.

Karardan alıntı
“CMK. md. 90/1-2. ile md. 2/1 - bendi birlikte değerlendirildiğinde, bu gibi hallerde herhangi bir kişi veya makamın yazılı emrine gerek bulunmamaktadır.”
İçtihat özetiYakalama, savcının gözaltı veya serbest bırakma kararına kadar özgürlüğün kısıtlanmasıdır; herkesin yakalaması 90/1 şartlarına bağlıdır.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi E. 2018/327, K. 2018/5208, T. 15.11.2018

Daire, yakalamayı, suç şüphesiyle kişinin hâkim kararı olmaksızın savcının gözaltı ya da serbest bırakma kararına kadar özgürlüğünün sınırlanması olarak tanımlamıştır. Herkes tarafından yakalama yapılabilmesinin 90/1'deki şartlara bağlı olduğu vurgulanmıştır.

Karardan alıntı
“Yakalama, bir suçun işlendiği şüphesi ile şüphelinin hakim kararı olmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından gözaltına alınması ya da serbest bırakılmasına kadar kişi özgürlüğünü sınırlamaktır.”
İçtihat özetiYakalama kural olarak hâkim kararına dayanır; suçüstü ve gecikmede sakınca hâlleri kanunla sınırlı istisnalardır.
Anayasa Mahkemesi (Bireysel Başvuru) E. 2016/10380, T. 27.03.2019

Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 19. maddesi uyarınca yakalamanın kural olarak hâkim kararına dayanması gerektiğini, suçüstü ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerin ise kanunda gösterilen şartlarla sınırlı istisna olduğunu belirtmiştir. CMK 90 bu istisnanın kanuni dayanağını oluşturur.

Karardan alıntı
“Buna göre yakalama kararı kural olarak hâkim kararına dayalı olmalıdır. Ancak suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kanunda gösterilen şartlara uygun olarak kişinin hâkim kararı olmadan da yakalanması mümkündür.”
İçtihat özetiHerkesin geçici yakalama yetkisi ile kolluğun gecikmede sakınca hâlindeki yakalama yetkisi farklı şartlara tabidir.
Anayasa Mahkemesi (Bireysel Başvuru) E. 2014/16838, T. 09.09.2015

Kararda yakalamanın 90., gözaltının 91. maddede düzenlendiği; herkesin geçici yakalama yetkisi ile kolluğun gecikmesinde sakınca bulunan hâllerdeki yakalama yetkisinin farklı şartlara bağlandığı açıklanmıştır. Yakalanan kişinin savcılıkça bırakılmaması hâlinde gözaltı kararı verilebileceği belirtilmiştir.

Karardan alıntı
“Yakalama 5271 sayılı Kanun’un 90. maddesinde, gözaltı ise aynı Kanun’un 91. maddesinde düzenlenmiştir.”
İçtihat özetiKolluğun yakalama yetkisi 90/2'ye, yakalama sonrası işlemler 90/4-5'e tabidir; jandarmanın yetkileri de bu çerçevededir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi E. 2015/30269, K. 2016/8579, T. 25.04.2016

Daire, yakalama ve gözaltının Anayasa 19 ile CMK 90-91'de düzenlendiğini, kolluğun yakalama yetkisinin 90/2'ye, yakalama sonrası işlemlerin ise 90/4 ve 90/5'e tabi olduğunu belirtmiştir. Jandarmanın yetkilerinin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Karardan alıntı
“Kolluğun yakalama yetkisi CMK. 90/2. maddesinde düzenlenmiş olup yakalama sonrası yapılacak işlem CMK. 90/4. ve 5. madde ve fıkralarında açıkça düzenlenmiştir.”
İçtihat özetiYakalanan kişiye kanuni hakları bildirilmez ve yakınına haber verilmezse yakalama haksız hâle gelir ve tazminat gerektirir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E. 2018/1379, K. 2019/82, T. 07.01.2019Bozma

Daire, savcı talimatıyla yakalanıp aynı gün serbest bırakılan davacıya kanuni haklarının hatırlatıldığına ve yakalamanın yakınına bildirildiğine dair tutanak bulunmadığını tespit etmiştir. CMK 90, 95 ve 97 ile Yönetmelik'teki aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin emredici hükümlerin ihlali işlemi haksız kılar; kişinin avukat olması bu sonucu değiştirmez ve manevi tazminata hükmedilmelidir.

Karardan alıntı
“suçlamadan haberdar edilme ve düzenlemede yer alan aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin emredici hükümlerin ihlalinin işlemi haksız hale getirdiğinin anlaşılması karşısında, davacı lehine makul bir miktar manevi tazminata hükmolunması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde isabetsiz değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi”
İçtihat özetiSuçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâl yokken yakalamaya karşı koyma direnme değil, şartları varsa tehdit suçudur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E. 2020/9077, K. 2021/3689, T. 09.02.2021Bozma

Şikâyet üzerine polis merkezine davet edilen sanık yönünden yakalama emri gerektiren, suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan bir hâl bulunmadığı belirlenmiştir. Kolluğun CMK 90 kapsamında yakalama yetkisi doğmadığından, sanığın sözleri görevi yaptırmamak için direnme değil tehdit suçu olarak değerlendirilmelidir.

Karardan alıntı
“Somut olayda, sanığın, hakkında bir şikayet üzerine katılan polis memuru ve diğer polis memurları tarafından polis merkezine davet edildiğinde tehdit niteliğinde sözler söylediği olayda, yukarıda açıklandığı şekilde yakalama emri düzenlenmesini gerektirecek, suç üstü veya gecikmesinde sakınca bulunan bir hal olmadığından eylemin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturmayıp TCK'nın 106/1. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi”
İçtihat özetiSuçüstünde herkes faili yakalayabilir; ancak silah kullanma yetkisi olmayan kişinin kaçan faile ateş etmesi bu yetkiyle haklı kılınamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu E. 2019/658, K. 2023/449, T. 20.09.2023

Kurul, CMK 90/1 uyarınca suçüstü hâlinde herkesin faili yakalayıp kolluk gelene kadar hürriyetini kısıtlayabileceğini ve bunun hürriyetten yoksun kılma suçu oluşturmayacağını belirtmiştir. Ancak kamu görevlisi olmayan ve silah kullanma yetkisi bulunmayan kişinin kaçan faili yakalamak için ateş etmesi, kanun hükmünü yerine getirme hukuka uygunluk nedeni kapsamında değerlendirilemez.

Karardan alıntı
“Suç üstü hâlinde veya suç üstü sayılan hallerde, herkese faili yakalayarak hürriyetini kısıtlama hakkı verilmiştir. Bu hâlde yakalama, kişinin hürriyetinden yoksun bırakılması suçunu oluşturmaz .”
İçtihat özetiYakalama tamamlandıktan sonra kolluğa yönelik fiiller direnme değil, şartları varsa yaralama suçunu oluşturur.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi E. 2017/17207, K. 2018/641, T. 18.01.2018

Daire, sanığın kolluk görevlilerince yakalanıp polis aracına bindirilmesiyle CMK 90 ve devamı uyarınca yakalama işleminin tamamlandığını kabul etmiştir. Yerine getirilecek görev sona erdiğinden bu aşamadan sonraki fiiller görevi yaptırmamak için direnme suçunu değil, koşulları varsa yaralama suçunu oluşturur.

Karardan alıntı
“Diğer yandan, kolluk görevlilerince sanığın yakalanıp polis otosuna bindirildikten sonra CMK.nun 90 ve devamı maddeleri uyarınca yakalama işlemi gerçekleşmiş olup bu aşamadan sonraki fiiller TCK.nun 265. maddede düzenlenen suçu değil koşulları ve delilleri varsa TCK.nun 86. maddelerindeki yaralama suçunu oluşturacaktır.”

İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Polis olmayan bir kişi başkasını yakalayabilir mi?
CMK 90/1'e göre kişiye suçu işlerken rastlanması veya suçüstü bir fiil nedeniyle izlenen kişinin kaçma olasılığının bulunması ya da kimliğinin hemen belirlenememesi hâllerinde herkes geçici olarak yakalama yapabilir. Yakalanan kişi kolluğa teslim edilir ve Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilir.
Kolluk hangi durumlarda emir olmadan yakalama yapabilir?
Kolluk, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren, gecikmesinde sakınca bulunan ve savcıya ya da amirlerine derhâl başvurma olanağının bulunmadığı hâllerde yakalama yetkisine sahiptir. Suçüstü hâllerinde de yazılı emir aranmaz.
Yakalanan kişinin üstü aranabilir mi?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yakalanan kişinin kaçmasını ve zarar vermesini önlemek amacıyla elle dıştan yoklama şeklinde kaba kontrol yapılabileceğini kabul etmektedir. Ancak bu kontrol arama boyutuna ulaşamaz; delil elde etmeye yönelik arama için CMK 116 ve 119'daki şartlar aranır.
WhatsApp ile yazın