CMK 91, gözaltına alma şartlarını, gözaltı süresini ve uzatılmasını, kolluk gözaltısını ve gözaltına karşı sulh ceza hâkimine başvuruyu düzenler.
Gözaltı
Madde 91– (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.) Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
CMK 91. madde, yakalanan kişinin Cumhuriyet savcılığınca bırakılmaması hâlinde soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasını düzenler. Gözaltı, hâkim kararı olmaksızın kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılması sonucunu doğurduğundan Anayasa'nın 19. maddesindeki güvencelerle birlikte uygulanır.
Şartlar: İkinci fıkraya göre gözaltına alma, tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır. Bu ifade 6526 sayılı Kanunla getirilmiştir.
Süreler:
Anayasa Mahkemesi, toplu suçlarda azami dört günlük süreye ayrıca yol süresi eklenemeyeceğini ve gözaltı süresinin olabildiğince kısa tutulması gerektiğini vurgulamaktadır. Kanuni süre içinde olsa bile soruşturma işlemleri yapılmadan kişinin gözaltında tutulması da kişi hürriyeti yönünden incelenebilmektedir.
Denetim: Yakalama, gözaltına alma ve süre uzatma emrine karşı yakalanan kişi, müdafi, kanuni temsilci, eş veya birinci ya da ikinci derece kan hısımı sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim evrak üzerinden derhâl ve en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Gözaltı süresinin dolması veya hâkim kararıyla serbest bırakılan kişi, yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcı kararı olmadıkça aynı nedenle yeniden yakalanamaz. Anayasa Mahkemesi bu yasağın tutuklama bakımından da geçerli olduğunu kabul etmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 91/6'daki yeniden yakalama yasağının keyfî müdahaleleri önleme amacı taşıdığını belirtmiştir. Aynı fiilden ikinci kez yakalama için yeni ve yeterli delil zorunlu olup bu yasak, aynı verilere dayanan tutuklama kararları için de evleviyetle geçerlidir.
“Bu hüküm uyarınca aynı fiilden dolayı ikinci kez yakalama yapılabilmesi için yeni ve yeterli delil elde edilmesi zorunludur. Sözü edilen yeterli delilin 5271 sayılı Kanun’un 100. maddesinde belirtilen nitelikte olması gerektiği açıktır. Bu nedenlerle aynı yasağın tutuklama tedbiri açısından da geçerli olması gerekir.”
Gözaltı süresinin şüpheli hakkındaki adli işlemlerin tamamlanması için tanınmış bir süre olduğu vurgulanmıştır. Uzun gözaltı süresi içinde yalnızca ifade alınmasıyla yetinilmesi, sürenin amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı yönünden değerlendirilmiştir.
“Gözaltı süresi, şüpheli hakkında yapılacak adli işlemlerin tamamlanması için tanınmış bir süredir.”
Anayasa Mahkemesi, hâkim kararı olmaksızın gözaltına alınan kişinin keyfî uygulamalara maruz kalmaması için bir an önce hâkim önüne çıkarılması gerektiğini belirtmiştir. Gözaltı süresi fiilî yakalamayla başlar ve süre sonunda kişi ya serbest bırakılmalı ya da hâkime sevk edilmelidir.
“Hâkim kararı olmaksızın Cumhuriyet savcısı veya yetkili kolluk amiri tarafından gözaltına alınarak özgürlüğünden yoksun bırakılan kişinin keyfî uygulamalara maruz kalmaması için bir an önce hâkim önüne çıkarılması gerekmektedir.”
Kararda 91/5 uyarınca gözaltına karşı sulh ceza hâkimine başvuru yolu ve gözaltı işlemlerinin savcılık denetimi ele alınmıştır. Gözaltı sürecindeki tutma hâlinin kişinin tutuklanması veya salıverilmesiyle sona erdiği açıklanmıştır.
“Kişinin gözaltı süreci sonunda tutuklanmasıyla veya salıverilmesiyle birlikte gözaltı sürecindeki tutma hâli sona erer.”
Gözaltı, yakalanan kişi hakkındaki işlemlerin tamamlanması için kanuni süre içinde özgürlüğün geçici olarak kısıtlanmasıdır. 91/2 uyarınca tedbirin zorunlu olması ve somut delillerin bulunması şarttır; gözaltı süreleri hâkim kararı olmaksızın özgürlükten yoksun bırakma niteliği nedeniyle kısa tutulmuştur.
“5271 sayılı Kanun’un 91. maddesinin numaralı fıkrasına göre gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlıdır.”
Somut olayda savcının gözaltı talimatı vermediği ve kanuni kırk sekiz saatlik süre dolduktan sonra da kişinin tutulmaya devam edildiği tespit edilmiştir. Kararda tutmanın suç soruşturması kapsamında olduğunu gösteren açıklama bulunmadığı değerlendirilmiştir.
“Sahte pasaportla yakalanmasından sonra kolluk görevlilerinin Cumhuriyet savcısıyla yaptığı görüşmede başvurucunun anılan suçtan gözaltına alınması için savcının bir talimat vermediği”
Gözaltı süresi bir veya iki şüpheli bakımından yol süresi hariç yirmi dört saat, toplu suçlarda azami dört gündür. 91. maddede öngörülmediği için toplu suçlardaki dört günlük süreye ayrıca yol süresi eklenemez.
“5271 sayılı Kanun’un 91. Maddesinin nolu fıkrasında öngörülmediği için, toplu işlenen suçlarda azami dört günlük gözaltı süresine ayrıca yol süresi ilave edilemez.”
Aynı soruşturmada üç veya daha fazla şüphelinin yakalandığı hâllerde gözaltı süresinin azami dört gün olduğu belirtilmiştir. Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorgulanmalıdır.
“Gözaltına alınan kişi serbest bırakılmazsa en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilmesi gerekir.”
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu (Rıdvan Akbaş kararı), toplu suçlarda azami dört günlük gözaltı süresine kişinin en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli sürenin ayrıca ekleneceğini kabul etmiştir. CMK 91 uyarınca bu yol süresi en fazla 12 saat olup soruşturma makamlarına keyfî kullanım imkânı vermez; somut olayda kanuni süre aşılmadığından ihlal bulunmamıştır.
Anayasa Mahkemesi, dört günlük gözaltı süresinin dolmasından birkaç saat sonra hâkim önünde sorgusu tamamlanan başvurucunun tazminat talebini incelemiştir. Yol süresinin CMK 91 uyarınca en çok 12 saat olarak gözaltı süresine ekleneceği, bu nedenle toplam 4 gün 12 saatlik azami sürenin aşılmadığı ve tazminat reddinin hak ihlali oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.
“Buna göre yol süresi dâhil toplam gözaltı süresinin azami 4 gün 12 saat olabileceği anlaşılmaktadır”
Daire, gözaltı süresinin uzatılmasına dair karar bulunmadan kişinin gözaltında tutulmaya devam edildiği iddiasına dayanan tazminat talebinin asıl davanın sonucuna bağlı olmadığını belirtmiştir. Mahkeme, gözaltı ve uzatma kararlarının asıllarını dosyaya getirterek talebin CMK 141 kapsamında kalıp kalmadığını araştırmalıdır.
“tazminat talebinin dayanağı olan dava dosyasında davacının kanuna aykırı şekilde gözaltına alındığı, gözaltı süresinin uzatılmasına dair karar bulunmadan gözaltı süresinin uzatıldığı nedenine dayanan tazminat talebi ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı”
Daire, gözaltı süresinin CMK 91/3 uyarınca her defasında bir günü geçmemek üzere usulüne uygun olarak uzatıldığını tespit etmiştir. Şüphelinin son uzatma süresi dolmadan tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilip işlemin başlatılması nedeniyle kanuni gözaltı süresinin aşılmadığı ve tazminat talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
“Sulh Ceza Hâkimliğince yasal gözaltı süresi dolmadan 17.04.2015 günü saat 09:38 itibariyle işlem başlatıldığı, kanuni gözaltı süresinin aşılmadığı anlaşılmakla mahkemenin değerlendirmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.