• AdresHukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No: 66/A D: 15, 34865 Kartal/İstanbul
  • E-Posta Adresi[email protected]

SPKn Madde 107 – Piyasa dolandırıcılığı

Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu · Güncelleme: 15.10.2026
ÖZET · 3 fıkra · ~2 dk okuma

SPKn 107, işlem bazlı ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığını (manipülasyon) suç olarak düzenler; birinci fıkradaki suç için etkin pişmanlık öngörür.

Resmî Metin

Piyasa dolandırıcılığı

Madde 107– (1) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı verilecek olan adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.

(2) (Değişik: 27/3/2015-6637/11 md.) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.15

(3) Birinci fıkrada tanımlanan suçu işleyen kişi pişmanlık göstererek, beş yüz bin Türk Lirasından az olmamak üzere, elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı kadar parayı, Hazineye;

a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz.

b) Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir.

c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.

Değişiklik notları (1)
  1. 20/2/2020 tarihli ve 7222 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle, bu fıkralarda yer alan “iki” ibareleri “üç” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi, sermaye piyasasında fiyat oluşumunun güvenilirliğini korumaya yönelik iki ayrı suç tipi düzenler. Yargıtay, suçla bir bütün olarak milli ekonominin yanında bireysel yatırımcıların mali haklarının da korunduğunu kabul etmektedir.

  • İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı (1. fıkra): Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapmak, emir vermek, emir iptal etmek, emir değiştirmek veya hesap hareketleri gerçekleştirmek. Adli para cezası, suçla elde edilen menfaatten az olamaz.
  • Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı (2. fıkra): Fiyatları, değerleri veya yatırımcı kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak, rapor hazırlamak ya da bunları yaymak ve bu suretle menfaat sağlamak.

Uygulamada öne çıkan noktalar: İşlem bazlı suçta Yargıtay; grup halinde hareket eden yatırımcıların kendinden kendine ve karşılıklı işlemleri, fiyat yükseltici işlemleri, emir iptal oranları ve piyasa hakimiyeti gibi göstergeleri SPK denetleme raporları ve bilirkişi raporlarıyla birlikte değerlendirmektedir. Özel durum açıklamaları gibi makul ekonomik açıklamaların fiyat hareketini açıklayıp açıklamadığı da tartışılır. Bilgi bazlı suçta menfaat sağlama unsuru ayrıca aranır; somut menfaat tespit edilemeyen bir olayda beraat kararı onanmıştır.

Soruşturma ve tedbirler: Bu suçlardan soruşturma yapılması SPKn 115 uyarınca Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır. Kurul, 107. maddedeki fiillerin işlendiğine dair makul şüphe bulunanlar hakkında SPKn 101 uyarınca geçici işlem yasağı gibi tedbirler uygulayabilir; Danıştay bu tedbirlerde makul şüphenin somut tespitlere dayanmasını aramaktadır.

Etkin pişmanlık: Üçüncü fıkra yalnızca birinci fıkradaki suç için, menfaatin iki katı (beş yüz bin liradan az olmamak üzere) tutarın Hazineye ödenmesi hâlinde, ödemenin yapıldığı evreye göre cezasızlık veya indirim öngörür. 2499 sayılı mülga Kanun dönemindeki eylemlerde lehe kanun karşılaştırması yapılması gerekir.

İlgili Yargı Kararları – SPKn m.107 uygulaması

İçtihat özetiEmirler, karşılıklı işlemler, para transferleri ve fiyat hareketleri birlikte değerlendirilince yanıltıcı izlenim amacı kabul edilmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2024/1452, K. 2026/5390, T. 27.04.2026Bozma

Eş olan sanıkların oluşturduğu grubun emirleri, emir iptalleri, karşılıklı işlemleri, para transferleri ve özel durum açıklamalarıyla fiyat hareketleri arasındaki ilişki bir bütün olarak değerlendirildiğinde işlemlerin yanıltıcı izlenim uyandırma amacıyla yapıldığı kabul edilmiştir. Beraat kararı hatalı kabul ve yetersiz gerekçe nedeniyle bozulmuştur.

Karardan alıntı
“karı- koca olan sanıklar tarafından oluşturulan grup ile gerçekleştirilen işlemlerin sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla yapıldığı sonucuna ulaşıldığından, mahkûmiyetleri yerine, sanıklar haklarında hatalı kabul ve yetersiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.”
İçtihat özetiBilgi bazlı piyasa dolandırıcılığında yanıltıcı haberle somut menfaat sağlandığı tespit edilmedikçe mahkûmiyet kurulamaz.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2024/3800, K. 2026/4673, T. 20.04.2026Onama

Gazetede yayımlanan haberler nedeniyle 107/2 kapsamında yargılanan yazı işleri sorumlusu hakkında, yanıltıcı haberler neticesinde somut bir menfaat temin edildiği tespit edilemediğinden verilen beraat kararı onanmıştır. Bilgi bazlı suçta menfaat sağlama unsurunun gerçekleşmesi aranmaktadır.

Karardan alıntı
“Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği”
İçtihat özetiYanıltıcı sosyal medya paylaşımlarına ilişkin makul şüphede, paylaşımcıyla birlikte hareket edenlere işlem yasağı uygulanabilir.
Danıştay 13. Daire E. 2024/2875, K. 2025/884, T. 24.02.2025

Kurul, sosyal medya hesabı üzerinden yanıltıcı paylaşımlar yapıldığına ilişkin makul şüphe nedeniyle 107/2 kapsamında geçici işlem yasağı uygulamıştır. Kararda, paylaşımları yapan kişiyle birlikte hareket edildiğine ilişkin aile ilişkisi, vekalet ve işlem yoğunluğu gibi tespitler değerlendirilmiştir.

Karardan alıntı
“pay fiyatını artırmaya yönelik paylaşımlar yapılan "[...]" adlı Twitter hesabını yönettiğine ilişkin makul şüphe oluşan [...] ile birlikte hareket ettiği”
İçtihat özetiGeçici işlem yasağı için yanıltıcı bilgi yayma fiiline dair somut tespit gerekir; aynı IP ve para transferi tek başına yetmez.
Danıştay 13. Daire E. 2022/4886, K. 2024/3920, T. 10.10.2024

107/2 kapsamında geçici işlem yasağı uygulanabilmesi için ilgilinin yanıltıcı bilgi verme, yorum yapma veya yayma fiillerinden birini gerçekleştirdiğine dair somut tespit gerekir. Aynı IP adresi ve para transferleri gibi olgular tek başına makul şüphe oluşturmamış, ret işlemi hukuka aykırı bulunmuştur.

Karardan alıntı
“davacının grup ile birlikte hareket ettiği ve 107/2 maddede sayılan fiilleri işlediği yönünde makul şüphe oluşturduğundan söz edilemeyeceği anlaşıldığından”
İçtihat özetiBirlikte hareketle manipülatif işlemler sabitse mülga Kanun dönemindeki eyleme lehe olan 6362 sayılı Kanun uygulanır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2024/3546, K. 2024/6351, T. 13.06.2024

Birlikte hareket edilen kişilerle hisse fiyatını etkileyecek manipülatif işlemler yapıldığının sabit olduğu olayda, mülga 2499 sayılı Kanun döneminde işlenen eylem için lehe hükümler içeren 6362 sayılı Kanun uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Karardan alıntı
“sanığın birlikte hareket ettiği kişilerle birlikte 02.03.2006-04.04.2006 döneminde ... San. Tic. A.Ş. hisse senedinde, hisse fiyatını etkileyecek manipülatif işlemler yaptığının anlaşılması karşısında”
İçtihat özetiİşlemlerin büyüklüğü, sürekliliği, kendinden kendine işlemler ve piyasa hakimiyeti birlikte hareket iradesini gösterebilir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi E. 2021/11692, K. 2023/11053, T. 13.12.2023

Kararda aktarılan önceki bozma ilamına göre; işlemlerin büyüklüğü, zamanı, sürekliliği, kendinden kendine ve fiyat yükseltici işlemlerin yoğunluğu ve piyasa hakimiyeti birlikte değerlendirildiğinde birlikte hareket ve iştirak iradesi kabul edilebilir.

Karardan alıntı
“kendinden kendine/karşılıklı ve fiyat yükseltici işlemlerin yoğun şekilde gerçekleştirildiği, yapılan bu alım satım işlemlerinin büyüklüğü, zamanı ve sürekliliği dikkate alındığında”
İçtihat özetiPiyasa dolandırıcılığı suçu, fiyatların yapay etkilenmesini önleyerek ekonomiyi ve yatırımcıların mali haklarını korur.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2019/30364, K. 2019/11098, T. 11.09.2019

Piyasa dolandırıcılığının suç olarak düzenlenmesiyle sermaye piyasası araçlarının değerlerinin yapay şekilde etkilenmesi tehlikesi önlenerek milli ekonomi ve bireysel yatırımcıların mali hakları korunmaktadır.

Karardan alıntı
“bir bütün olarak milli ekonominin korunması yanında bireysel yatırımcıların mali hakları da korunmak istemektedir.”
İçtihat özetiM.107/1'deki işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı alım-satımın yanında emir verme, iptal ve değiştirmeyi de kapsar.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2018/7815, K. 2019/4066, T. 11.02.2019

Daire, mülga 2499 sayılı Kanun'daki işleme dayalı manipülasyon suçu ile 6362 sayılı Kanun'un 107/1. maddesindeki suçun unsurlarını karşılaştırmıştır. 107/1'de hareketler alım-satımın yanında emir verme, iptal ve değiştirmeyi de kapsar.

Karardan alıntı
“6362 sayılı Kanun'da yazılı unsurları ise Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak, yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapmak emir vermek emir iptal etmek emir değiştirmek”
İçtihat özetiPiyasa dolandırıcılığında adli para cezası her sanığın ayrı ayrı elde ettiği menfaate göre belirlenmeli, toplam menfaat esas alınmamalıdır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2019/8372, K. 2019/6880, T. 08.04.2019Bozma

M.107/1 uyarınca adli para cezası suçla elde edilen menfaatten az olamayacağından, birlikte işlenen suçta her sanığın ayrı ayrı ne kadar menfaat sağladığı Kuruldan sorularak ve gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak belirlenmelidir. Grubun toplam menfaati üzerinden her sanığa ayrı ayrı aynı miktarda ceza verilmesi hukuka aykırıdır.

Karardan alıntı
“Buna göre; 6362 sayılı Kanun'da düzenlenen "piyasa dolandırıcılığı" (işleme dayalı manipülasyon) suçunun işlenmesi sonucu verilecek adli para cezasının belirlenmesinde, failin elde ettiği menfaatin miktarı önemli bir rol oynamaktadır.”
İçtihat özetiİşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı borsa işlemiyle tamamlandığından yargılama yetkisi borsanın bulunduğu yer mahkemesine aittir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E. 2016/8614, K. 2016/8871, T. 09.11.2016Kanun yararına bozma

M.107/1'deki alım-satım, emir verme, iptal ve değiştirme hareketleri ancak borsacılık faaliyeti, yani emirlerin borsaya iletilip borsa kurallarına göre eşleştirilmesiyle gerçekleşebilir. Bu nedenle suçun tamamlandığı yer borsanın faaliyet gösterdiği il olup, aracı kurum şubelerinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili değildir.

Karardan alıntı
“piyasa dolandırıcılığı suçunun gerçekleşmesi için alım veya satım yapma, emir verme, emir iptal etme, emir değiştirme veya hesap hareketleri gerçekleştirme eylemlerinin borsacılık faaliyeti ile gerçekleştirilebileceği”
İçtihat özetiMülga 2499 ile 6362 sayılı Kanun hükümleri ayrı ayrı uygulanıp karşılaştırılarak lehe kanun denetlenebilir biçimde belirlenmelidir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2018/3276, K. 2018/7820, T. 27.06.2018Bozma

2499 sayılı Kanun döneminde işlenen manipülasyon eylemlerinde TCK 7/2 uyarınca her iki kanunun bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmalı ve sonuçlar karşılaştırılarak lehe kanun belirlenmelidir. Gerekçede bir kanunun, hükümde diğerinin uygulanması çelişki oluşturur.

Karardan alıntı
“5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca 2499 sayılı ve 6362 sayılı Kanunların bütün hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan yasa hükmünün belirlenmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,”
İçtihat özetiPortföy hesabını takip ederek manipülasyona yeterli hacimde işlem yapan sanık, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak beraat ettirilemez.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi E. 2016/1046, K. 2016/18544, T. 25.05.2016Kısmen onama, kısmen bozma

Manipülatif işlem yapan portföy hesabının yöneticilerini tanıyıp hesabı takip ettiğini kabul eden sanığın, işlem hacminin önemli bir bölümüne ulaşan alım-satımları, birlikte hareketin ve piyasa dolandırıcılığının değerlendirilmesinde esas alınmalıdır. Somut veri bulunmadığını belirten yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak beraat kararı verilmesi bozma nedenidir.

Karardan alıntı
“sanığın gerçekleştirdiği alım-satım işlemlerinin, sermaye piyasasında miktar bakımından manipülasyon oluşturmaya yeterli düzeyde olduğunun anlaşılması karşısında, mahkumiyeti yerine yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,”

İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı nasıl tespit edilir?
Yargıtay, SPK denetleme raporları ve bilirkişi raporlarına dayanarak grup halinde hareket, kendinden kendine ve karşılıklı işlemler, fiyat yükseltici işlemler, emir iptal oranları ve piyasa hakimiyeti gibi göstergeleri bir bütün olarak değerlendirmektedir. Özel durum açıklamaları gibi fiyat hareketini açıklayabilecek başka olgular da tartışılır.
Sosyal medyada hisse yorumu yapmak suç mudur?
107/2'ye göre suç için fiyatları veya yatırımcı kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi, söylenti, yorum ya da rapor verilmesi veya yayılması ve bu suretle menfaat sağlanması gerekir. Yargıtay somut menfaat tespit edilemeyen bir olayda beraat kararını onamış; Danıştay da idari tedbirler için somut tespit aramıştır.
Piyasa dolandırıcılığında etkin pişmanlık uygulanır mı?
Üçüncü fıkradaki etkin pişmanlık yalnızca birinci fıkradaki işlem bazlı suç için öngörülmüştür. Menfaatin iki katı, beş yüz bin liradan az olmamak üzere Hazineye ödenirse ödeme zamanına göre ceza verilmez veya indirilir.
WhatsApp ile yazın