SPKn 109, onaylı izahname veya ihraç belgesi olmadan halka arz ve satışı ile izinsiz sermaye piyasası faaliyetini (ör. izinsiz forex) suç sayar.
Usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti
Madde 109– (1) Onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeksizin sermaye piyasası araçlarını halka arz edenler ya da onaylı ihraç belgesi olmaksızın sermaye piyasası araçlarını satanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Bu kişiler, bu suçun icrası kapsamında aynı zamanda birinci fıkrada tanımlanan suçu da işledikleri takdirde, sadece bu fıkrada tanımlanan suçtan dolayı cezaya hükmedilir ve ceza yarı oranında artırılır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 109. maddesi, sermaye piyasasına giriş ve faaliyet için öngörülen izin ve onay rejimini cezai yaptırımla korur. Madde iki suç tipi içerir:
Uygulamada öne çıkan noktalar: Yargı kararlarında ikinci fıkra en çok kaldıraçlı alım satım işlemleri (forex) ve izinsiz portföy yönetimi faaliyetleri bakımından gündeme gelmektedir. Yargıtay, kaldıraçlı işlemlerin 31.08.2011'den itibaren Kurul iznine tabi sermaye piyasası faaliyeti olduğunu; yurt dışında yerleşik kuruluşların Türkiye'de yerleşik yatırımcılara yönelik izinsiz faaliyetinin de bu suçu oluşturacağını, faaliyetin kısmen Türkiye'de gerçekleşmesi veya neticenin burada doğması hâlinde suçun Türkiye'de işlenmiş sayılacağını kabul etmektedir. Yatırımcının tamamen kendi inisiyatifiyle yurt dışındaki kuruma hesap açtığı durumlar ise bu kapsamın dışında değerlendirilmiştir.
İzinsiz faaliyet yürüten kişiye bilerek yatırımcı parası toplayıp aktaranlar bakımından yardım etme (TCK 39) hükümleri tartışılabilmektedir. Yatırım vaadiyle para toplanan şikâyetlerde savcılığın olayı yalnızca dolandırıcılık açısından değerlendirmesi yeterli görülmemekte; şirketin Kurul izni bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu suçlardan soruşturma, SPKn 115 uyarınca Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır. Mülga 2499 sayılı Kanun dönemindeki eylemlerde lehe kanun değerlendirmesi yapılmalıdır.
Yatırım vaadiyle para toplandığı iddia edilen olayda savcılığın yalnızca hile unsuru yönünden değerlendirme yaparak kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermesi eksik soruşturmadır. Şirketin yetkilileri, hesaplar ve izin durumu araştırılarak dolandırıcılık ya da 6362 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun oluşup oluşmadığı belirlenmelidir.
“sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık ya da 6362 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken”
İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunan kişiye, kâr vaadi ve portföy yönetimi amacıyla başkalarından topladığı paraları aktaranlar, işlemlere bizzat katılmasalar da yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir. Suç kastı bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararları bozulmuştur.
“izinsiz olarak sermaye piyasası faaliyetinde bulunma işlemlerine bizzat iştirak etmemekle birlikte, bu işlemlerde kullanılacak paraları temin etmek sureti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 39/2-b maddesi uyarınca yardım eden sıfatı ile müsnet suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden”
Kurul izni olmaksızın portföy yönetimi faaliyeti yürüterek piyasadan para toplayan sanık hakkında, lehe hükümler içeren 6362 sayılı Kanun uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
“Tüm dosya kapsamına göre sanığın Sermaye Piyasası Kurulundan izni olmadığı halde portföy yönetimi faaliyetleri yürüterek piyasadan para topladığının anlaşılması karşısında”
Şirketler ve internet sitesi aracılığıyla kaldıraçlı alım satım faaliyetini Türkiye'de yerleşik yatırımcılara yönelik yürüten sanık hakkında, bozmaya uyularak kurulan mahkûmiyet hükmünün gerekçesi yasal ve yeterli bulunmuştur.
“kaldıraçlı alım satım faaliyetini Türkiye'de yerleşik yatırımcılara yönelik gerçekleştirdiğinin anlaşılması ve anılan internet sitesini kullanarak işlem yapan yatırımcıların Türk sermaye piyasası mevzuatı koruması altında olacağı hususunun sabit olması”
Sabit getiri vaadiyle para alınıp piyasada değerlendirileceği iddia edilen olayda, şüphelilerin piyasada işlem yapma izni olup olmadığı Sermaye Piyasası Kuruluna sorulmadan verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve buna yapılan itirazın reddi eksik soruşturmaya dayalıdır.
“şüphelilerin ... Piyasalarında işlem yapma yetkisinin olup olmadığı, herhangi bir izin alıp almadıkları hususu Sermaye Piyasası Kurulu'na sorulmaksızın, izin alınmaması durumunda şüphelilerin eylemlerinin Sermaye Piyasası Kanunu 109/2. madde kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeksizin”
Kaldıraçlı alım satım işlemleri 31.08.2011'den itibaren Kurul iznine tabi sermaye piyasası faaliyetidir. Yurt dışında yerleşik kuruluşların Türkiye'deki yatırımcılara yönelik izinsiz faaliyeti 109/2'deki suçu oluşturur; yatırımcının tamamen kendi inisiyatifiyle yurt dışında hesap açması ise bu kapsamda değildir.
“izin alınmadan Türkiye'de yerleşik kişilere/yatırımcılara yönelik kaldıraçlı alım satım işlemleri şeklinde sermaye piyasası faaliyetinde bulunulması durumunda yine 6362 sayılı Kanun'un 109/2. maddesinde tanımlı suçun oluşacağında hiçbir tereddütün olmadığı hususu sabittir.”
İnternet sitesinde belirli bir ücret karşılığı üye yapılan kişilere sermaye piyasası araçlarına ilişkin yatırım kararlarını etkileyebilecek yönlendirici yorum ve tavsiyelerin iletilmesi izinsiz yatırım danışmanlığıdır. Suç tarihindeki mülga 2499 sayılı Kanun'a göre unsurları oluşan eylem nedeniyle verilen beraat kararı bozulmuştur.
“siteye üye olunduğunda sermaye piyasası araçları ile ilgili olarak yatırımcıların karar almalarında etkili olabilecek şekilde yönlendirici nitelikteki yorum ve tavsiyelerin internet sayfaları veya cep telefonu üzerinden SMS yoluyla üyelere iletildiği”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.