SPKn 110, emanet varlıkların kötüye kullanılmasını ve örtülü kazanç aktarımını nitelikli güveni kötüye kullanma sayar; kayıtları bozmayı cezalandırır.
Güveni kötüye kullanma ve sahtecilik
Madde 110– (1) Aşağıdaki fiiller güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlini oluşturur; ancak bu durumda 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz:
a) Yatırım kuruluşuna, 58 inci madde kapsamındaki fon kuruluna ve 59 uncu madde kapsamındaki teminat sorumlularına; sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun, kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçları, nakit ve diğer her türlü kıymeti kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmek
b) Yönetim, denetim veya sermaye bakımından dolaylı veya dolaysız olarak ilişkili bulunduğu diğer bir teşebbüs veya şahısla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulamak (…) örtülü işlemlerde bulunarak halka açık ortaklıkların kârını veya mal varlığını azaltmak
c) Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel, şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunarak kârlarını veya malvarlıklarını azaltmak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engellemek
(2) Yatırım kuruluşu, 58 inci madde kapsamındaki fon kurulu ve 59 uncu madde kapsamındaki teminat sorumluları bünyesinde tutulan kayıtları bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişiler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak 5237 sayılı Kanunun belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümlerinden mahkûmiyete bağlanan kanuni sonuçlar, bu suçtan mahkûm olanlar hakkında da uygulanır.
(3) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri kapsamına giren güveni kötüye kullanma suçunu işleyen kişi, etkin pişmanlık göstererek 21 inci maddenin dördüncü fıkrasında yer alan ödemenin yanı sıra bunun iki katı parayı Hazineye;
a) Henüz soruşturma başlamadan önce ödediği takdirde, hakkında cezaya hükmolunmaz,
b) Soruşturma evresinde ödediği takdirde, verilecek ceza yarısı oranında indirilir,
c) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 110. maddesi, sermaye piyasasında emanet ve yönetim ilişkisine duyulan güveni korur. Birinci fıkrada sayılan fiiller TCK 155'teki güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâli sayılır ve TCK 155/2'ye göre verilecek ceza üç yıldan az olamaz.
İkinci fıkra, yatırım kuruluşu, fon kurulu ve teminat sorumluları bünyesindeki kayıtları bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılanları ayrıca cezalandırır; bu suçtan mahkûmiyete belgede sahtecilikteki kanuni sonuçlar bağlanır.
Uygulamada öne çıkan noktalar: Anayasa Mahkemesi, (b) bendindeki "gibi" ibaresini suçta kanunilik ilkesi açısından belirsiz bularak iptal etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, örtülü kazanç aktarımı suçunda tipik fiilin ilişkili kişilerle kanunda sayılan örtülü işlemlerde bulunmak olduğunu belirtmekte ve bu özel düzenlemenin TCK 155'e göre özel norm niteliğinde olduğunu kabul etmektedir. (a) bendinde ise aracı kurumun müşteri varlıklarını kullanması bakımından müşteri ile yapılmış ödünç sözleşmesi ve verilen yetkinin kapsamı belirleyicidir.
Üçüncü fıkra, (b) ve (c) bentleri bakımından SPKn 21/4'teki ödemenin yanında bunun iki katı tutarın Hazineye ödenmesine bağlı etkin pişmanlık öngörür. Bu suçlardan soruşturma SPKn 115 uyarınca Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır; mülga 2499 sayılı Kanun dönemindeki fiillerde lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır.
Kurul, 110/1-b bendinin mülga 2499 sayılı Kanun'un 15/son maddesinin tekrarı olduğunu, (c) bendinin ise (b) bendini de kapsayacak şekilde düzenlendiğini belirtmiştir. Örtülü kazanç aktarımı suçunda tipik fiil, ilişkili kişilerle kanunda sayılan örtülü işlemlerde bulunmaktır.
“Bu itibarla örtülü kazanç aktarımı suçunda tipik fiilin kısaca ilişkili kişilerle maddede sayılan örtülü işlemlerde bulunmaktan oluştuğu ifade edilebilir.”
Aracı kurumun müşteri hesabındaki hisse senetlerini kullanmasında, müşteri ile ödünç menkul kıymet sözleşmesi bulunup bulunmadığı ve sözleşmenin kapsamı araştırılmalıdır. Sözleşmeye uygun işlemlerde maddi unsur oluşmaz; yetki verilmeden alınan hisseler bakımından suçun unsurları gerçekleşir.
“Ödünç sözleşmesi olmayan müşteriler için yapılan işlemlerin ise, müşterilerin hesabından ödünç olarak alınan hisse senetlerinin kendileri tarafından verilmiş herhangi bir yetki bulunmaksızın alınmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda suçun unsurları gerçekleşmiş sayılacaktır.”
Örtülü kazanç aktarımı kapsamındaki fiiller sayılırken "gibi" ifadesinin kullanılması cezai yaptırımın kapsamını belirsiz biçimde genişlettiğinden kanunilik ilkesine aykırı bulunmuş ve ibare Anayasa Mahkemesi kararıyla metinden çıkarılmıştır.
““gibi” ifadesi kullanılarak cezai yaptırımın kapsamının geniş tutulması, cezai yaptırıma tabi suçları oluşturan fiilerin önceden açık bir şekilde belirlenmesinin kanunilik ilkesine aykırı olacağından”
110/1-b, mülga Kanun'daki örtülü kazanç aktarımı yasağının aynen tekrarıdır. İlişkili şirkete karşı alacağın yıllarca takip edilmemesi ve aynı şirkete mal satılması gibi örtülü işlemlerle halka açık ortaklığın malvarlığının azaltılması suç oluşturur.
“Yer verilen normda açıkça görüldüğü üzere 6362 sayılı Kanun'un 110/1-b maddesi mülga 2499 sayılı Kanun'un 15/son maddesinin aynen tekrarından ibarettir.”
Örtülü kazanç aktarımı suçu için kazanç aktarımının halka açık ortaklık veya kolektif yatırım kuruluşu tarafından, bunlarla ilişkili şahıs veya teşebbüse, örtülü işlemler aracılığıyla yapılması gerekir.
“Kazanç aktarımı yapılan şahıs veya teşebbüsün halka açık anonim ortaklık veya kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarıyla ilişkili bulunması”
Kararda yer verilen değerlendirmeye göre TCK 155 güveni kötüye kullanmaya ilişkin genel norm, örtülü kazanç aktarımı ise özel normdur. Paravan şirketler üzerinden ilişkili şirketlere kazanç aktarılması özel normun kapsamında değerlendirilmiştir.
“Türk Ceza Kanununun 155. maddesi, güveni kötüye kullanma suçunu düzenleyen genel norm iken, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 15/son maddesi özel norm niteliğindeki 'örtülü kazanç aktarımı' suçunu düzenlemektedir.”
Anayasa Mahkemesi, örtülü kazanç aktarımı sayılabilecek hâllerin "gibi" ibaresiyle açık ve net biçimde belirlenmediğini tespit etmiş; 110/1-b bendindeki ibare bu kararla iptal edilmiştir.
“örtülü kazanç aktarımı sayılabilecek hâller belirlenirken, söz konusu maddede de ".gibi." ibaresi kullanılarak örtülü kazanç aktarımı sayılabilecek durumlar açık ve net bir şekilde belirlenmemiştir.”
Halka açık ortaklıktan, ortak yönetim altındaki ilişkili şirkete karşılığında mal veya hizmet alınmadan avans gönderilmesi ve fonların zincirleme aktarılması örtülü kazanç aktarımı niteliğindedir. SPK, aktarılan tutarın ortaklığa iadesi için dava açabilir; ilişkili taraf işleminin haklı ve makul gerekçesini ispat yükü işlemi yapanlardadır.
“objektif işlem şartlarına aykırı olarak gerçekleştirilen bir işlemin haklı ve makul bir gerekçesinin veya mantıklı bir izahının bulunup bulunmadığının ispat yükünün söz konusu işlemi gerçekleştiren taraflarda olduğu”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.