CMK 127, elkoyma yetkisini, hâkim kararı olmadan yapılan elkoymanın 24 saatte hâkim onayına sunulmasını ve ilgilinin hâkime başvuru hakkını düzenler.
Elkoyma kararını verme yetkisi
Madde 127– (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
(2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir.
(3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
(4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir.
(5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.
(6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir.
CMK 127. madde, CMK 123 kapsamındaki eşya ve malvarlığı değerlerine elkoyma işlemini kimin emredebileceğini ve hâkim denetiminin nasıl sağlanacağını düzenler. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ifadesiyle elkoyma, arama kararına paralel bir usule tabi tutulmuştur.
Yetki sıralaması: Elkoyma kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamadığında kolluk amirinin yazılı emriyle kolluk görevlileri elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. Elkoyma tutanağına kolluk görevlisinin açık kimliği yazılır.
Hâkim onayı ve süreler:
Bu süreler, hâkim kararı olmadan uygulanan tedbirin kısa sürede yargısal denetime tabi tutulmasını amaçlar. Yargıtay kararlarında onay sürecinin işletilmemesi, elkoymanın ve buna dayalı delilin hukuka uygunluğu bakımından değerlendirilmekte; ayrıca hukuka aykırı bir arama sonucu yapılan elkoymanın hâkime onaylatılmasının önceki aramayı hukuka uygun hâle getirmeyeceği vurgulanmaktadır. Buna karşılık eşya rızayla teslim edilmişse işlem muhafaza altına alma niteliğinde olduğundan 127/3'teki onay gerekmez.
Diğer güvenceler: Zilyetliğindeki eşyaya elkonulan kişi hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir; elkoyma suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. Arama sırasında soruşturma konusu dışında başka bir suça ilişkin delil bulunursa, bu delile elkoyma için de ayrıca yazılı emir veya karar gerekir. Askerî mahallerde elkoyma, savcının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adli kolluk tarafından yapılır.
Daire, 127/1'deki yetki sıralamasını ve 127/3 uyarınca hâkim kararı olmadan yapılan elkoymanın yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulması gerektiğini, hâkimin kırk sekiz saat içinde karar açıklamaması hâlinde elkoymanın kendiliğinden kalkacağını hatırlatmıştır.
“aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da, hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağının, hakimin kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağının, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağının hükme bağlandığı”
Kurul, rızayla teslim edilmeyen eşyaya elkoymanın arama kararına paralel bir usule tabi olduğunu belirtmiştir. Elkoyma hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının veya savcıya ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılır ve hâkim onayı sürelerine tabidir.
“İkinci ihtimalde; yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği hâllerde bu tür eşyaya elkonulabilir (CMK madde 123/2). Ancak el koyma işlemi arama kararına paralel bir usule tabi tutulmuştur.”
Aramada soruşturma konusu dışında başka bir suça ilişkin delil bulunursa delil koruma altına alınmalı ve elkoyma için savcıdan yeni bir yazılı emir istenmelidir. Bu elkoyma da hâkim kararı yoksa yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur.
“bu tür bir delil elde edildiğinde, delilin koruma altına alınması ve durumun Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilerek elkoyma işleminin gerçekleştirilmesi için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenmesi gerektiği”
Sanığın işyerinde ele geçen makinenin alınmasına rıza gösterilmediğine dair delil bulunmadığından kolluk işlemi muhafaza altına alma olarak nitelendirilmiştir. Muhafaza altına almada 127/3'teki hâkim onayına sunma zorunluluğu bulunmamaktadır.
“Dolayısıyla kolluğun yapmış olduğu suç konusu eşyanın muhafaza altına alınması olup, 5271 sayılı Kanun'un 127/3. maddesi uyarınca hâkimin onayına sunmaya gerek bulunmadığından”
Daire, 127. maddenin birinci fıkrasındaki yetkili merci sıralamasını ve üçüncü fıkradaki hâkim onayı sürelerini açıklamıştır. Hâkim kararı olmadan yapılan elkoyma geçici niteliktedir ve kısa sürede yargısal denetime tabi tutulmalıdır.
“hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin elkoyma işlemini gerçekleştirebileceği”
Suç işlendiğini öğrenen kolluğun savcıya bildirimde bulunması ve usulüne uygun arama kararıyla hareket etmesi gerektiği belirtilmiştir. Elkoymada 127. maddedeki yetki kuralları ile yirmi dört ve kırk sekiz saatlik sürelere riayet edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
“hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması gerektiği, hakimin, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklaması; aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağı, hususlarına riayet edilmelidir.”
Kararda, hukuka aykırı arama emriyle yapılan aramadaki elkoymanın hâkime onaylatılmasının işlemi hukuka uygun hâle getirmeyeceği belirtilmiştir. Arama geçerli kabul edilse dahi hâkim kararı olmadan yapılan elkoymanın onaya sunulması gerektiği, dosyada onay kararı bulunmadığı tespit edilmiştir.
“Kaldı ki gecikmesinde sakınca olduğu, dolayısıyla arama kararı geçerli kabul edilse bile CMK'nun 127. maddesine göre hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmalıdır. Aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.”
Önleme araması kararına dayanılarak sanığın aracında ele geçen eserler geçici olarak muhafaza altına alınmış, ancak elkoyma için savcıdan yeni yazılı emir ve hâkimlikten onay kararı alınmamıştır. Daire, CMK 127 ve Yönetmelik'in 10. maddesine aykırı bu işlemle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını belirterek hükmü bozmuştur.
“ancak ele geçen eşyalara ilişkin olarak el koyma işlemini gerçekleştirmek için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir ve Hakimlikten el koymanın onanması kararı da alınmadığı, bu hali ile elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi”
Daire, aramada ele geçen ve bulundurulması ile taşınması başlı başına suç oluşturan esrar yönünden elkoyma veya elkoymanın onaylanması için hâkim kararına gerek bulunmadığını kabul etmiştir. Bu gerekçeyle onay talebini reddeden sulh ceza hâkimliği kararı kanuna uygun bulunmuş ve kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
“Açıklanan nedenlerle, Alaşehir Sulh Ceza Hâkimliği'nce, sanığın üzerinde yapılan arama sonucu ele geçirilen, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan esrara elkonulması ya da elkonulmasının onaylanması için hâkim kararına gerek olmadığı gerekçesi ile "elkoyma işleminin onaylanması talebinin reddine" karar verilmesi kanuna uygun olduğundan”
Savcının gecikmesinde sakınca bulunan hâle dayalı arama kararıyla duvar boşluğunda bulunan uyuşturucuya elkonulmasına ilişkin onay kararı dosyada yer almamaktadır. Daire, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç olan maddelere elkoyma için karar veya hâkim onayı gerekmediğinden bu eksikliği bozma nedeni saymamıştır.
“aynı şekilde hâkim kararı olmaksızın bu tür bir maddeye elkonulması işleminin hâkim tarafından onaylanması da gerekli olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.