Suçtan zarar gören, takipsizlik kararına tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir; itirazın inceleme usulünü düzenler.
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz
Madde 173– (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/10 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.
CMK 173, Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının yargısal denetimini sağlayan itiraz yolunu düzenler.
Kim, ne zaman, nereye: İtiraz hakkı suçtan zarar görene aittir. Yargıtay, suçtan doğrudan zarar görmeyen ihbarcının veya aynı suça iştirak ettiği iddia edilen kişinin itiraz hakkı bulunmadığını; bu durumda itirazın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Süre, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (7499 sayılı Kanun ile önceki on beş günlük süre değiştirilmiştir). Karar tebliğ edilmemişse, öğrenme üzerine yapılan itiraz süresinde kabul edilebilir. İtiraz mercii, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir. İtiraz dilekçesinde kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilmelidir.
Sulh ceza hâkimliğinin seçenekleri:
Yargıtay'a göre soruşturmanın genişletilmesi kararı verildiğinde takipsizlik kararı kaldırılmaz; eksiklikler giderildikten sonra dosya yeniden hâkimliğe gelir ve itirazın esası hakkında karar verilir. Şüpheli dinlenmeden, tanıklar araştırılmadan verilen eksik soruşturmaya dayalı takipsizlik kararlarında itirazın doğrudan reddi kanun yararına bozma konusu yapılmaktadır.
Sınırlar: Savcının takdir yetkisini kullandığı hâllerde (CMK 171/1) bu madde uygulanmaz. İtirazın reddinden sonra aynı fiilden dava açılabilmesi, CMK 172/2'deki yeni delil ve sulh ceza kararı şartına bağlıdır. Aynı karara aynı müşteki adına ikinci kez yapılan itiraz üzerine verilen karar hukuki değerden yoksun sayılmıştır.
Bilişim yoluyla dolandırıcılık gibi dosyalarda itiraz dilekçesinde, toplanmayan dijital delillerin (hesap hareketleri, IP ve HTS kayıtları gibi) somut olarak gösterilmesi, genişletme talebinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Takipsizlik kararına itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilirse, savcılıkça eksiklikler giderildikten sonra itiraz hakkında karar verilmelidir. Aynı anda hem itirazın kabulüne hem de genişletmeye karar verilmesi CMK 173/3-4'e aykırıdır.
“kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına ve ayrıca soruşturmanın genişletilmesine kararı verilmesinde”
İtirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği; yeterli delil yoksa reddetmek, yeterli delil varsa kabul etmek veya eksik soruşturma varsa genişletmeye karar vermek seçeneklerine sahiptir. Aynı karara müştekinin bir vekilince itiraz edilip kesin olarak reddedildikten sonra diğer vekilin itirazı üzerine verilen karar hukuki değerden yoksundur.
“Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.”
Şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen takipsizlik kararına yapılan itirazda, sulh ceza hâkimliğinin soruşturmanın genişletilmesine karar vermesi gerekir. Bu durumda itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
“şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Sulh ceza hâkimliğinin soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi, takipsizlik kararını ortadan kaldırmaz. Başsavcılık eksiklikleri tamamladıktan sonra dosyayı yeniden hâkimliğe gönderir ve hâkimlik bu defa itirazın kabulü veya reddi yönünde karar verir.
“sulh ceza hâkimliğinin soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırılmamakta ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hukuken varlığını sürdürmektedir.”
Takipsizlik kararına itiraz edebilmek için suçtan zarar gören olmak gerekir. Karar mağdura tebliğ edilmemişse, mağdur vekilinin öğrenme üzerine verdiği itiraz dilekçesi süresinde kabul edilerek esastan incelenmelidir; usulden ret isabetsizdir.
“mağdur vekilince verilen 02.11.2021 tarihli itiraz dilekçesinin öğrenme üzerine süresinde verilen itiraz dilekçesi olarak kabul edilmek suretiyle esastan inceleme yapılması yerine, itirazın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
CMK 173/1 yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanır. Aynı olay nedeniyle yargılanan ve şüphelilere atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen kişinin itiraz hakkı yoktur; itirazın sıfat yokluğundan usulden reddi gerekir, ancak esastan ret sonuç itibarıyla doğru bulunmuştur.
“5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesine göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanındığı”
Suçtan zarar gören sıfatı bulunan kişinin itirazı, itiraz hakkı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilemez. Sulh ceza hâkimliği bu durumda işin esasına yönelik karar vermek zorundadır.
“merci Karaman Sulh Ceza Hakimliğince, ...'ın suçtan zarar gören sıfatının ve bu itibarla karara itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek işin esasına yönelik karar verilmesi yerine itiraz hakkının bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
Takipsizlik kararına itiraz hakkı, suçtan doğrudan zarar gören kişiye aittir ve karar ona tebliğ edilmelidir. Açılacak davada katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar görmeyen ihbarcının kanun yollarına başvurma hakkı bulunmaz.
“Açılacak davada katılan sıfatını alacak şekilde suçtan doğrudan zarar görmeyen ihbarcının ise müsnet suç yönünden kanun yollarına başvurma hakkı bulunmamaktadır.”
Takipsizlik kararı yalnız vekile tebliğ edilip şikâyetçiye tebliğ edilmemişse, şikâyetçinin kararı öğrendiği tarihten itibaren on beş günlük itiraz süresi işler. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazın süre yönünden reddi gerekir; esastan ret kararı ise sonucu itibarıyla doğru kabul edilmiştir.
“kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi ... tarafından 27.09.2021 tarihinde öğrenildiği ve itirazın 15 günlük yasal süreden sonra yapıldığı cihetle, merci tarafından itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, dosyanın esası hakkında inceleme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla”
CMK 173/1 uyarınca suçtan zarar gören takipsizlik kararına tebliğden itibaren on beş gün içinde itiraz edebilir. Bizzat tebliğden sonra süresi geçmiş itirazda işin esasına girilerek itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir; itiraz süre yönünden reddedilmelidir.
“şikayetçinin itirazının onbeş günlük yasal süre geçtikten sonra yapıldığı gözetilip, itirazın bu yönden reddi gerekirken işin esasına girilip”
Takipsizlik kararının müştekiye usulüne uygun tebliğinden sonra on beş günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapılan itiraz, süresinde yapılmadığından reddedilmelidir. Bu durumda itirazın kabulüne karar verilmesi CMK 173/1'e aykırıdır.
“müştekinin karara itiraz süresi olan 15 günden sonra 16/02/2024 tarihinde itiraz ettiği, bu hali ile itirazın süresi içinde yapılmadığından reddine karar verilmesi gerekirken şüpheli ... hakkında itirazın kabulüne karar verilmesinde”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.