Savcıya etkin pişmanlık ve şahsi cezasızlık hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığı, belirli suçlarda ise kamu davasının açılmasını erteleme yetkisi tanır.
Kamu davasını açmada takdir yetkisi
Madde 171– (Değişik: 6/12/2006 – 5560/22 md.)
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;
a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar,
c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,
hakkında uygulanmaz.
CMK 171, Türk ceza muhakemesinde benimsenen kamu davasını açma mecburiyeti ilkesinin istisnalarını düzenler. Kural olarak Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonunda yeterli şüphe oluşmuşsa iddianame düzenlemek zorundadır (CMK 170). Madde 171 ise savcıya iki durumda takdir yetkisi tanır.
Birinci fıkra: Cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşullar ya da şahsi cezasızlık sebebi (örneğin belirli akrabalar arasında işlenen malvarlığı suçlarında) varsa, savcı yeterli şüpheye rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Yargıtay, bu tür kararların takdir yetkisine dayandığını ve CMK 173/5 uyarınca itiraza konu olamayacağını kabul etmektedir.
İkinci ila beşinci fıkralar – kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE): Uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışındaki, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda savcı, yeterli şüpheye rağmen kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir. Bunun için şu koşulların birlikte bulunması gerekir:
Erteleme süresinde kasıtlı suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; kasıtlı suç işlenirse kamu davası açılması zorunludur. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez ve kararlar özel bir sisteme kaydedilir.
İtiraz: 7188 sayılı Kanun öncesinde metinde yalnız suçtan zarar görenin itirazı öngörülmüştü; Yargıtay bazı kararlarında şüpheliye de kıyasen itiraz hakkı tanımıştır. 7188 sayılı Kanun ile şüpheliye açıkça itiraz hakkı verilmiştir. Altıncı fıkra; örgüt suçları, kamu görevlisinin görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar, askerî suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda erteleme kurumunun uygulanmayacağını belirtir.
Bilişim suçları soruşturmalarında da, suçun üst sınırı ve zararın giderilip giderilmediği, erteleme imkânının değerlendirilmesinde belirleyici olur.
Daire, CMK 173'ün yalnız kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara itirazı düzenlediğini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına şüphelinin itirazı konusunda kanunda boşluk bulunduğunu belirtmiştir. Bu boşluğun içtihatla giderilmeye çalışıldığını ve sonunda 7188 sayılı Kanun ile CMK 171/2'ye şüpheliye de itiraz hakkı tanıyan hükmün eklendiğini vurgulamıştır.
“varolan ve içtihatlarla giderilmeye çalışılan bu boşluk daha sonra kanun koyucu tarafından 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı yasanın 19. maddesi ile CMK'nın 171/2 maddesinde değişiklik yapılarak erteleme kararlarına karşı suçtan zarar gören veya şüphelinin bu karara CMK'nın 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebileceğini düzenlemiştir.”
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra erteleme süresi içinde kasıtlı suç işlenmesi hâlinde, CMK 171/4 uyarınca kamu davası açılması yasal zorunluluktur. Daire, bu durumda seri muhakeme usulünün uygulanamayacağını ve itirazın kabulü yönündeki merci kararının isabetsiz olduğunu belirtmiştir.
“erteleme süresi içerisinde şüphelinin işlediği kasıtlı suç nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 171/4. maddesi uyarınca hakkında kamu davası açılmasında yasal zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, itirazın reddine yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Daire, CMK 171/1 kapsamında etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebine dayanılarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, CMK 173/5 ile birlikte değerlendirmiştir. Savcının kamu davasını açmama yönünde takdir yetkisini kullandığı bu hâllerde CMK 173'teki itiraz hükmü uygulanmaz.
“Cumhuriyet savcısının kararına itirazı düzenleyen aynı Kanun'un 173/5. maddesindeki ''Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında”
Akrabalar arasında işlenen malvarlığına karşı suçlarda öngörülen şahsi cezasızlık sebebi bulunduğunda, Cumhuriyet savcısı CMK 171/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Bu karara yönelik itirazın kabul edilmesi hatalı bulunmuş, itirazın reddi gerektiği belirtilmiştir.
“itiraz merciince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ilişkin itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kabulüne verilmesi”
CMK kamu davasının açılmasında kovuşturma mecburiyeti ilkesini benimsemiştir; CMK 171 bu kuralın istisnasıdır. Maddede sayılan şartların varlığında savcı takdir hakkını kullanarak davayı açıp açmamakta serbesttir; tereddüt hâlinde ise dava açma yönünde takdir kullanılmalıdır.
“Yani CMK’nın 171. maddesi kapsamında Cumhuriyet savcısına takdir yetkisi tanındığında maddede sayılan şartların varlığı halinde Cumhuriyet savcısı takdir hakkını kullanarak kamu davasını açıp açmamakta serbesttir. Tereddüt halinde kamu davası açma yönünde takdirini kullanması gerekir.”
Savcı, suçun işlendiği konusunda yeterli şüpheye ulaşsa dahi cezayı kaldıran şahsi sebep niteliğindeki etkin pişmanlık nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Bu karara karşı CMK 173/5 gereği itiraz yoluna gidilemez.
“Cumhuriyet Savcısı, suçun işlendiği konusunda yeterli şüpheye ulaşsa dahi, cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlığın varlığı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir. Bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurulamaz.”
7188 sayılı Kanun öncesindeki dönemde, şüpheliye yükümlülük getiren erteleme kararlarına karşı (TCK 191/2) adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi gereği, suçtan zarar gören için tanınan itiraz hakkının şüpheli için de kıyas yoluyla uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
“CMK'nın 171. ve 173. maddelerinde suçtan zarar gören için tanınan "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz" hakkıyla ilgili hükümlerin, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası kapsamında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı "şüpheli" için de kıyas yolu ile uygulanması gerekir.”
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi CMK 171/2'de düzenlenmiş olup bu karara karşı suçtan zarar gören, CMK 173 hükümlerine göre itiraz yoluna başvurabilir. İtiraz incelemesi, sulh ceza hâkimliğince CMK 173 usulüne göre yapılır.
“Kamu davasının açılmasının ertelenmesi müessesesi 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasının son cümlesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarına karşı suçtan zarar görenin 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz yoluna gidebileceğini hüküm altına almıştır.”
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında şüpheliye itiraz hakkı ve süresi usulünce bildirilmemişse karar kesinleşmiş sayılmaz. Kesinleşmeden önceki yükümlülük ihlali nedeniyle kovuşturma şartı oluşmadığından mahkeme durma kararı vermeli, mahkûmiyet hükmü kurmamalıdır.
“sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.”
Hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen şüpheli erteleme süresinde kasıtlı suç işlerse CMK 171/4 uyarınca kamu davası açılmalıdır. Bu durumda seri muhakeme usulü uygulanamayacağından talepnamenin reddine yönelik karara itirazın kabulü kanuna aykırıdır.
“kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen şüpheli hakkında seri muhakeme usulü uygulanamayacağı ve erteleme süresi içerisinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle iddianame düzenlenmesinde yasal zorunluluk bulunduğu gözetilerek itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
Daha önce aynı suçtan kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilen şüpheli hakkında seri muhakeme usulü uygulanamaz. Kesinleşen erteleme kararının süresi içinde işlenen kasıtlı suç nedeniyle CMK 171/4 uyarınca kamu davası açılması zorunludur.
“erteleme süresi içerisinde şüphelinin 19.03.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suç nedeniyle aynı Kanun'un 171 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hakkında kamu davası açılmasında yasal zorunluluk bulunduğunun gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.