CMK 267'ye göre hâkim kararlarına itiraz edilebilir; mahkeme kararlarına ise yalnızca kanunun açıkça gösterdiği hallerde itiraz yoluna gidilebilir.
İtiraz olunabilecek kararlar
Madde 267– (1) Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
CMK 267. madde, olağan kanun yollarından itirazın hangi kararlara karşı kullanılabileceğini belirleyen temel hükümdür. Madde iki ayrı kural koyar:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, CMK'da itiraz yolunun açıkça gösterildiği mahkeme kararlarına örnek olarak görevsizlik, yetkisizlik, hâkimin reddi isteminin kabul edilmemesi, eski hâle getirme isteminin geri çevrilmesi, tanıklara ilişkin disiplin hapsi, gözlem altına alma, beden muayenesi, tutuklama, tutukluluğun devamı, adli kontrol, iddianamenin iadesi, durma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarını saymaktadır. İcra ve İflas Kanunu ile Kabahatler Kanunu gibi özel kanunlarda da itiraz yolu açık mahkeme kararları bulunmaktadır.
Uygulamada öne çıkan noktalar: Bir kararın itiraza mı temyize mi tabi olduğu, başvuranın dilekçesindeki nitelendirmeye göre değil, kararın niteliğine ve kanundaki düzenlemeye göre belirlenir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yeni delil nedeniyle kaldırılması talebinin reddi gibi talep üzerine verilen sulh ceza hâkimliği kararları, Yargıtay'a göre bir hâkim kararı olarak itiraza tabidir. Merciin itiraz üzerine verdiği kararlar ise CMK 271/4 uyarınca kural olarak kesindir; bu kararlara karşı ancak kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir.
İtirazın süresi, şekli ve inceleme mercileri CMK 268'de; merciin inceleme yöntemi ve vereceği kararlar CMK 270 ve 271'de düzenlenmiştir. Kanun yolu bildiriminde hata yapılması veya itiraza tabi kararın temyiz edilmesi gibi durumlarda başvurunun gerçek niteliğine göre değerlendirilmesi gerekir.
Daire, itiraz yolunun kural olarak hâkim kararlarına karşı açık olduğunu, mahkeme kararlarına karşı ise ancak kanunda açıkça gösterilmesi koşuluyla başvurulabileceğini yinelemiştir.
“kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.”
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın yeni delil nedeniyle kaldırılması isteminin reddi, itiraz üzerine verilmiş bir karar değil, talep üzerine verilmiş bir hâkimlik kararıdır ve CMK 267 uyarınca itiraza tabidir. İtiraz merciinin bu konudaki kesin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilebilir.
“"talep üzerine tesis edilmiş bir hakimlik kararı" olması nedeniyle, anılan Yasa'nın 267 nci maddesindeki; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." açık hüküm nedeniyle itiraz kanun yoluna tabi olduğu”
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK 231/12 ile itiraza tabi kılınmış bir mahkeme kararıdır. Bu, CMK 267'deki kanunda açıkça gösterilen hal kuralının tipik uygulamasıdır.
“5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin onikinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.”
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin sulh ceza hâkimliği kararı, CMK 173 kapsamında itiraz üzerine verilmiş bir karar sayılmaz. Bu karar CMK 267'nin açık hükmü gereği ayrıca itiraz yoluna tabidir.
“5271 sayılı Kanun'un 173/1 inci maddesine istinaden "itiraz üzerine verilmiş" bir karar değil ve fakat 172/2 'nci maddesi kapsamında "talep üzerine tesis edilmiş bir hakimlik kararı" olması nedeniyle”
Daire, itirazın CMK 267-271. maddeleri arasında düzenlenen olağan bir kanun yolu olduğunu ve mahkeme kararlarına karşı ancak kanunda açıkça gösterilmesi şartıyla başvurulabileceğini belirtmiştir.
“kural olarak sadece hâkim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.”
Kurul, CMK'da itiraz yolunun açıkça öngörüldüğü mahkeme kararlarını tek tek saymış ve özel kanunlarda da (İİK 353, Kabahatler Kanunu 29) itiraza tabi mahkeme kararları bulunduğunu belirtmiştir.
“özel ceza kanunlarında da, örneğin 2004 sayılı İİK’nın 353. ve Kabahatler Kanunu'nun 29. maddelerinde, itiraz yoluna başvurulabilecek mahkeme kararları gösterilmiştir.”
Kurul, görevsizlik, yetkisizlik, tutuklama, adli kontrol, iddianamenin iadesi, durma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararları CMK'da itiraz yolu açıkça sayılan mahkeme kararları olarak göstermiştir.
“CMK’da; görevsizlik , yetkisizlik , red isteminin reddi , eski hale getirme isteminin geri çevrilmesi , tanıklara ilişkin disiplin hapsi , gözlem altına alma , beden muayenesi , tutuklama , tutukluluk halinin devamı adli kontrol , iddianamenin iadesi , durma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları itiraz yoluna başvurulabileceği açıkça sayılan mahkeme kararlarındandır.”
İtiraza tabi bir karara karşı, suç vasfına yönelik ve kararı temyize tabi bir nitelik kazandıracak gerekçelerle başvurulmuş olması kararın itiraza tabi olması sonucunu değiştirmez. Başvuru, itiraz merciince incelenmelidir.
“İtiraza tabi olan bir karara karşı, suç vasfına yönelik olarak ve hatta kararı temyiz edilebilecek bir mahiyete dönüştürecek gerekçe ile kanun yoluna başvurulmuş olsa bile, bu başvuru kararın itiraza tabi olması sonucunu değiştirmeyecektir.”
HAGB kararından sonra denetim süresinde suç işlendiği ihbarı üzerine verilen hükmün açıklanmasına yer olmadığı kararı CMK 231/12 uyarınca itiraza tabi olup temyiz edilemez. Kanun yolunun belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmadığından temyiz dilekçesi itiraz olarak kabul edilip merciince incelenmelidir.
“hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair verilen kararlar aynı kanun maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün bulunmadığı”
Kanunun açıkça itiraz yolu öngördüğü HAGB kararlarıyla bağlantılı olarak, denetim süresinde suç işlenip işlenmediği belli olmadan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı kararı da itiraza tabidir. Bu karara karşı verilen temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek dosya itiraz merciine gönderilmelidir.
“yargılama konusu davaya ilişkin hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar da itiraza tabi olup temyizi olanaklı olmadığı”
CMK 231/12 uyarınca HAGB kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilir ve bu kararlar temyiz edilemez; kararın parçası olan müsadere ve iade hükümleri de aynı kanun yoluna tabidir. İtiraz mercii itirazı reddetmişse kanun yolu incelemesi tamamlanmış olup temyiz isteminin reddi yerindedir.
“hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yoluna başvurulması mümkün olup, kararın temyizi olanaklı bulunmadığı, bu kararın parçası niteliğindeki müsadere ve iadeye ilişkin hükümlerin de aynı yasa yoluna tabi olacağı”
Kurul, CMK 267-271 arasında düzenlenen itirazın hâkimlik kararlarına, mahkeme kararlarına ise ancak kanunda açıkça belirtilmişse başvurulabilen olağan bir kanun yolu olduğunu vurgulamıştır. İtiraza tabi mahkeme kararları ilgili hükümlerde açıkça gösterilmiş, usul ve inceleme yöntemi 268 ve 271. maddelerde düzenlenmiştir.
“5271 sayılı CMK'nun 267 ila 271. maddelerinde düzenlenen itiraz, hâkimlik kararlarına, kanunda açıkça belirtilmiş olmak şartı ile de mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağan bir kanun yoludur.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.