CMK 268, itirazın süresini (öğrenmeden itibaren iki hafta), şeklini, kararı veren merciin düzeltme yetkisini ve itirazı incelemeye yetkili mercileri düzenler.
İtiraz usulü ve inceleme mercileri
Madde 268– (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
CMK 268. madde, itiraz kanun yolunun usulünü ve inceleme mercilerini düzenler. Kanunda ayrı bir hüküm bulunmadıkça itiraz, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mercie dilekçe verilerek veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır. Bu süre 7499 sayılı Kanunla yedi günden iki haftaya çıkarılmıştır; bu nedenle önceki tarihli kararlarda yedi günlük süreye yapılan atıflar o dönemin metnini yansıtır. Tutuklular bakımından CMK 263 hükmü saklıdır.
Düzeltme ve gönderme: Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde dosyayı yetkili mercie gönderir.
İnceleme mercileri üçüncü fıkrada sayılmıştır:
Uygulamada öne çıkan noktalar: Yargıtay, özellikle basit yargılama usulündeki itirazlarda (CMK 252/6), kararı veren mahkemenin önce itirazın süresinde olup olmadığını ve başvuru hakkını değerlendirmesi gerektiğini; süresinde olmayan itirazın merci tarafından süre yönünden reddedilmesi, esasa girilmemesi gerektiğini kabul etmektedir. Sürenin başlangıcı için kararın usulüne uygun tebliği veya öğrenme tarihi esas alınır; Cumhuriyet savcılığı bakımından görüldü işlemi tarihi dikkate alınmaktadır. Yetkisiz merciin incelemesi veya süre değerlendirmesi yapılmadan esasa girilmesi kanun yararına bozma nedeni olabilmektedir.
Basit yargılama usulünde verilen karara itiraz edildiğinde mahkeme önce itirazın süresinde olup olmadığını değerlendirmelidir. Süresinde değilse dosya CMK 268/2 uyarınca merciine gönderilir; süresindeyse duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir.
“Mahkemesince öncelikle itirazın süresinde olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılarak, itirazın süresi içerisinde yapılmadığının kabulü halinde, kararın gereği için dosyanın merciine gönderilmesi, itirazın süresi içerisinde yapıldığının kabulü durumunda ise duruşma açılmak suretiyle genel hükümlere göre yargılama yapılması gerektiği anlaşılmakla”
Kararı veren mahkemenin süre ve yetki değerlendirmesi yapmadan dosyayı doğrudan itiraz merciine göndermesi hatalıdır. Merciin de bu değerlendirmeyi yapmadan itirazı esastan incelemesi hukuka aykırıdır.
“Yıldızeli Asliye Mahkemesince itirazın yetki ve süre yönünden bir değerlendirme yapılmadan doğrudan ağır ceza mahkemesine gönderilmesi hatalı olup itiraz mercinin de süre ve yetki yönünden değerlendirme yapmadan itirazı esastan inceleyerek reddine karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.”
Usulüne uygun tebliğden sonra yasal süre geçtikten sonra yapılan itirazda, merciin esasa girmeden itirazı süre yönünden reddetmesi gerekir.
“mercii tarafından itirazın süresinde yapılmadığı gözetilerek, itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.”
Basit yargılama usulünde süre veya başvuru hakkı yönünden gönderilen dosyada merciin incelemesi sınırlıdır. Merci yalnızca itirazın süresinde yapılıp yapılmadığını ve başvuru hakkı bulunan kişi tarafından yapılıp yapılmadığını inceleyebilir.
“dosyanın itirazen gönderildiği merci mahkemesince de itirazın süresinde olup olmadığı ve kanun yoluna başvuru ... bulunmayan tarafından yapılıp yapılmadığı hususları ile ilgili sınırlı inceleme yapılması gerektiği”
Kararın usulüne uygun tebliğinden sonra kanuni süre geçtikten sonra verilen itiraz dilekçeleri üzerine merci, esas hakkında karar vermemeli; itirazı süre yönünden reddetmelidir. Aksi yönde verilen karar kanun yararına bozulmuştur.
“bu halde mercii tarafından itirazın süresinde yapılmadığı gözetilerek itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.”
Cumhuriyet savcılığının itiraz süresi, karara ilişkin görüldü işleminin yapıldığı tarihten başlar. Bu tarihten itibaren kanuni süre geçtikten sonra yapılan itirazın kabul edilmesi hukuka aykırıdır.
“Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.10.2022 tarihinde görüldü işlemi yapıldıktan sonra bahse konu ek karara karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7 günlük kanunî süre geçtikten sonra 22.02.2023 tarihinde itiraz edildiğinin anlaşılması karşısında”
İtirazı inceleme yetkisi kanunda gösterilen merciye aittir. Kararda, infaz hâkimi sıfatıyla verilen tutuklama kararına itirazda, özel düzenleme gereği yetkinin infaz hâkimliğinin yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesine ait olduğu vurgulanmıştır.
“sorgu ve tutuklama işlemlerini gerçekleştiren hâkim ...'un vermiş olduğu tutuklama kararına yönelik itirazı inceleme görev ve yetkisinin âmir hüküm gereği infaz hakimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine ait bulunduğu”
Süresinde yapılan itiraz üzerine kararı veren mahkemenin dosyayı merciye göndermesi değil, duruşma açarak genel hükümlere göre yargılamaya devam etmesi gerekir. Merciin bu durumda esastan inceleme yapması isabetsizdir.
“karara süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden; dosyanın itiraz üzerine merciine gönderilmesi ve merciince esastan inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Kurul, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme sıfatıyla verdiği kararlara itirazda inceleme merciinin CMK 268/3-e uyarınca belirlendiğini, üye kararını daire başkanının, daire kararını numara itibarıyla izleyen dairenin incelediğini belirtmiştir.
“üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.”
Kanun yoluna başvuru hakkı olanların itiraz istemi, kararına itiraz edilen hâkim ya da mahkemeye sunulmalıdır. Hâkim veya mahkeme itirazı haklı görürse kararını düzeltir, haklı görmezse hemen ve en geç üç gün içinde CMK 268/3'te gösterilen yetkili mercie gönderir.
“İtiraz istemini alan hâkim ya da mahkemenin itirazı haklı görürse kararını düzeltmesi ya da itirazı haklı görmezse hemen ve nihayet 3 gün içinde CMK’nın 268/3 maddesinde ayrıntısıyla düzenlenmiş olan incelemeye yetkili mercie göndermesi gerekmektedir.”
Cumhuriyet savcısının mahkeme kararına itiraz süresi, imzalanan kararın UYAP üzerinden savcının ekranına düştüğü tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazın merciince süre yönünden reddi gerekir; kabul edilerek kararın kaldırılması isabetsizdir.
“Cumhuriyet savcısı tarafından 15/02/2023 tarihinde yapılan itirazın merciince süre yönünden reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Hâkim veya mahkeme kararına itiraz hakkı bulunan Cumhuriyet savcısı, kararı veren mercinin yargı çevresinde görevli savcıdır. Başka yerdeki savcı hukuka aykırılık görürse yetkili savcıdan itiraz talep edebilir; doğrudan yaptığı itirazın usulden reddi gerekirken esasa girilerek kabulü isabetsizdir.
“hakim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz hakkı olan Cumhuriyet savcısının, kararı veren hakim veya mahkemenin yargı çevresinde görevli olan Cumhuriyet savcısı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.