Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, örgüte yardım ve örgüt propagandası suçlarını düzenler; örgüt için en az üç kişi gerekir.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
Madde 220– (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) (Ek cümle:24/12/2025-7571/20 md.) Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde, örgüt yöneticilerine yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır. Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.
(6) (Değişik:2/3/2024-7499/10 md.) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 Tarihli ve E.:2024/81, K.:2024/189 Sayılı Kararı ile)
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
TCK m.220, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kurmayı, yönetmeyi ve örgüte üye olmayı amaç suçlardan bağımsız bir suç olarak cezalandırır. Kanun koyucu, esasen hazırlık hareketi niteliğindeki örgütlenmeyi, toplum düzeni bakımından yarattığı tehlike nedeniyle ayrıca yaptırıma bağlamıştır. Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenirse, fail ayrıca bu suçlardan da cezalandırılır (m.220/4).
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve dairelerin yerleşik kararlarına göre bir örgütün varlığı için şu unsurlar birlikte aranır:
Uygulamada en sık tartışılan nokta, örgüt ile iştirak arasındaki ayrımdır. Kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi örgüt değil, suça iştirak ilişkisi oluşturur. Akrabalık veya iş ilişkisi bulunan, birbirini tanımayan ya da aralarında emir-komuta zinciri ispatlanamayan sanıklar hakkında örgüt suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri Yargıtay tarafından çok sayıda kararda bozulmuştur. Amaç suçların işlenmesi şart değildir; ancak en azından hazırlık hareketlerine ilişkin ciddi bulgu aranır.
Yedinci fıkra, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmadan örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişiyi örgüt üyesi olarak cezalandırır; yardımın niteliğine göre ceza üçte birine kadar indirilebilir. Yargıtay, çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk göstermeyen eylemlerin üyelik değil yardım olarak nitelendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu hüküm m.314/3 yollamasıyla silahlı örgütler bakımından da uygulanır.
Örgüt adına suç işlemeyi düzenleyen altıncı fıkra, Anayasa Mahkemesinin 5/11/2024 tarihli, E.2024/81, K.2024/189 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında da bu fıkranın uygulanmasından kaynaklanan müdahalelerin kanunilik şartını taşımadığını tespit etmiştir. Sekizinci fıkra ise örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösteren, öven veya bunlara başvurmayı teşvik eden propagandayı ayrı bir suç olarak düzenler.
7499 sayılı Kanunla değiştirilen altıncı fıkra yalnızca suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütler adına işlenen suçlara yönelik hale gelmiş; terör örgütü adına işlenen suçlarda m.314 uygulanacaktır. Örgüt adına suç işleme suçu için failin örgüt hiyerarşisine dahil olmaması, fiilin suç oluşturması ve örgüt adına işlenmesi gerekir. Mahkeme bu fıkrayı iptal etmiştir.
“Gerek suç işlemek amacıyla kurulmuş silahlı örgütler gerekse de terör örgütleri bakımından örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunun oluşabilmesi için örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olmamakla birlikte failin gerçekleştirdiği iddia ve kabul edilen fiilin suç oluşturması ve bu suçun örgüt adına işlenmiş olması gerekmektedir.”
Örgüt adına suç işleyen kişinin ayrıca örgüt üyesi sayılarak cezalandırılmasına imkân veren düzenleme belirsizlik yaratmaktadır. Anayasa Mahkemesi, önceki içtihadından ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığını belirterek, m.220/6'nın uygulanmasından kaynaklanan müdahalelerin kanunilik şartını taşımadığına karar vermiştir.
“5237 sayılı Kanun’un 220. maddesinin (...) fıkrasının uygulanmasından kaynaklanan müdahalelerin kanunilik şartını taşımadığı sonucuna varılmıştır.”
Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihadına göre m.220 anlamında örgütün varlığı; en az üç kişinin, suç işleme amacıyla, hiyerarşik bir ilişki içinde, devamlı biçimde ve amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gereçle bir araya gelmesine bağlıdır.
“TCK'nın “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. maddesi kapsamında bir örgütün varlığından söz edebilmek için; en az üç kişinin, suç işlemek amacıyla, hiyerarşik bir ilişki içerisinde, devamlı olarak amaç suçları işlemeye elverişli araç ve gerece sahip bir şekilde bir araya gelmesi gerekmektedir.”
Yedinci fıkradaki yardım suçu için failin örgüt hiyerarşisine dahil olmaması, örgütün niteliğini bilmesi ve yardımın örgütün amacına hizmet etmesi gerekir. Yardımın örgüt tarafından fiilen kullanılması şart değildir; örgütün istifadesine sunulması ve üzerinde tasarruf imkânı bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
“Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.”
Sanık sayısı yeterli olsa bile emir-komuta zinciri ve hiyerarşik ilişki ile süreklilik gösteren işbirliği ispatlanamıyorsa örgüt kurma suçu oluşmaz ve beraat kararı verilmelidir. Örgüt suçlarında, örgütün işlemeyi amaçladığı suçların en azından hazırlık hareketlerine ilişkin ciddi bulgu veya delil bulunmalıdır.
“Suç örgütü kurma ve yönetme ile örgüte üye olma suçları yönünden suç örgütünün işlemeyi amaçladığı suç ve/veya suçların en azından hazırlık hareketi ile ilgili ciddi bulgu, emare ve/veya delil olmalıdır.”
Örgüt üyeliği, örgütle organik bağ kurulmasını ve hiyerarşik güce tabi olmayı gerektirir. Hiyerarşiye dahil olunduğunu gösterecek çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk taşımayan eylemler üyelik değil, örgüte yardım suçu olarak nitelendirilmelidir.
“Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir.”
Örgüt niteliği gereği devamlılık gerektirir; belli bir suçu işlemek için bir araya gelme iştirak iradesidir. Amaç suçların işlenmesi zorunlu olmadığından devamlılık belirlenirken öncelikle amaç suçları sürekli işleme kararlılığının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Birbirini tanımayan, aralarında bağlantı kurulamayan sanıklar yönünden örgüt suçu oluşmaz.
“Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek amacı için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir.”
Örgüt soyut bir birleşme değildir; bünyesinde sıkı veya gevşek bir hiyerarşik ilişki barındırır ve bu sayede mensupları üzerinde hâkimiyet kuran bir güç kaynağına dönüşür. Gelecekte işlenmesi muhtemel suçlar etrafında fiilî birleşme yeterli olup, belirli bir suç için bir araya gelme iştirak ilişkisidir.
“Örgüt, soyut bir birleşme olmayıp, bünyesinde hiyerarşik bir ilişki barındırmaktadır. Bu hiyerarşik ilişki, bazı örgüt yapılanmalarında gevşek bir nitelik taşıyabilir. (...) Buna karşın, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi hâlinde ise örgüt değil, iştirak ilişkisi mevcuttur.”
Akrabalık ilişkisi bulunan ve bazı olaylarda iştirak iradesi saptanan sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik ilişki, iş bölümü ve suç işleme iradesinde devamlılık tespit edilemiyorsa organize bir birliktelikten söz edilemez; örgüt kurma suçundan mahkûmiyet hukuka aykırıdır.
“üye ve yönetici kabul edilen sanıkların aralarında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki ile işbölümü ve suç işleme iradesinde devamlılığın saptanamadığı ve örgüt mensubu olarak kabul edilen kişiler arasında organize olmuş bir birliktelikten söz edilemeyeceği anlaşılmakla”
Suç işlemek için örgüt kurmak somut tehlike suçudur. Bu nedenle örgütün yapısı, üye sayısı ve araç-gereç bakımından amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması aranır; elverişlilik, amaçlanan suçun niteliğine göre değerlendirilir.
“Suç işlemek için örgüt kurulması bir somut tehlike suçudur. (...) Bu nedenle, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması aranmalıdır.”
Örgüt üyesinin cezalandırılması için örgüt faaliyeti kapsamında suç işlemesi şart değildir; ancak örgütün varlığına veya güçlenmesine nedensel bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısı bulunmalıdır. Üyelik mütemadi bir suç olduğundan eylemlerde bir süre devam eden yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik aranır.
“Örgüt üyesinin bu suçtan cezalandırılması için örgüt faaliyeti kapsamında ve amacı doğrultusunda bir suç işlemesi gerekmez ise de örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısının bulunması gerekir. Üyelik mütemadi bir suç olması nedeniyle de eylemlerde bir süre devam eden yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik aranır.”
Örgütün varlığı için suç işlenmesi gerekmez; suç işleme amacı etrafında fiili birleşme yeterlidir ve örgüt faaliyeti kapsamında suç işlenirse fail ayrıca o suçtan da cezalandırılır. Ancak sanık ile örgütü kuran ve yöneten diğer sanıklar arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir bağ veya suç işleme iradesinde devamlılık delillerle ortaya konulamıyorsa örgüt mensubiyeti kabul edilemez.
“Suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme yeterli olup, örgütün varlığının kabulü için suç işlenmesine gerek bulunmadığı gibi işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün olmakla birlikte, zorunluluk arz etmemektedir.”
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçunda fail, örgütün suç işlemek amacıyla kurulduğunu bilerek ve isteyerek üye olma iradesine sahip olmalıdır. Failin örgüt yöneticileri ve üyeleriyle ilişkisi, örgüt amacına katkısı ve dış dünyaya yansıyan hareketleri bir bütün olarak değerlendirilerek üyelik şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
“Bu nedenle örgüte üye olma suçunda kastın varlığı için fail, örgütün, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek ve isteyerek üye olma iradesine sahip bulunmalıdır .”
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuyla korunan hukuki yarar kamu güvenliği ve barışıdır. Amaç suçlar bakımından hazırlık hareketi niteliğindeki örgüt kurma fiili, kamu barışı yönünden ciddi tehlike oluşturduğundan henüz suç işlenmese de bağımsız suç olarak tanımlanmıştır; örgüt için en az üç kişinin hiyerarşik ve devamlı birlikteliği gerekir, belirli bir suç için bir araya gelme iştiraktir.
“Buna karşın, kişilerin belirli bir suçu işlemek için bir araya gelmesi hâlinde ise örgüt değil, iştirak ilişkisi mevcuttur.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.