Bilgisayar, telefon ve dijital veri taşıyıcılarında arama, kopyalama ve elkoymanın şartlarını düzenler; AYM iptal kararı 25/2/2027'de yürürlüğe girecektir.
Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma
Madde 134– (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır.
CMK 134, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve bilgisayar kütüklerinde yapılacak arama, kopyalama ve elkoymayı genel arama hükümlerinden ayrı ve daha sıkı şartlara bağlayan özel bir koruma tedbiridir. Yargıtay, maddenin kapsamını geniş yorumlamakta; akıllı telefonlar, harici diskler, flash bellekler, CD/DVD ve sunucular gibi veriyi dijital olarak saklayan her türlü cihaz ve ortamın bu madde kapsamında olduğunu kabul etmektedir.
Tedbirin şartları:
Cihaza elkoyma ancak şifre çözülemediğinde, gizlenmiş bilgilere ulaşılamadığında veya işlem uzun süreceğinde mümkündür ve işlem tamamlanınca cihaz gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma sırasında sistemdeki tüm verilerin yedeği (imajı) alınır ve bir kopyası şüpheliye veya vekiline verilir; bu husus tutanağa bağlanır.
Uygulamada belirleyici olan, bu güvencelere uyulmamasının delilin hukuka uygunluğuna etkisidir. Yargıtay; hâkim kararı olmaksızın dijital materyalde inceleme yapılmasını, olay yerinde imaj alınmadan ve kopyası verilmeden elkonulan medyadan elde edilen verilerin hükme esas alınmasını CMK 134 ve 217'ye aykırı bulmuş; buna karşılık imaj alma, hash değeri, mühürleme ve teslim tutanaklarıyla delil bütünlüğünün korunduğu durumlarda delilin kullanılabileceğini kabul etmiştir.
Önemli not: Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla maddeyi iptal etmiştir. Mahkeme, elde edilen kişisel verilerin yargılama sonrasında saklanması, silinmesi ve işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin kanuni güvence bulunmamasını orantısız bulmuştur. İptal hükmü, Resmî Gazete'de yayımlanmasından (25/5/2026) itibaren dokuz ay sonra, 25/2/2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar madde uygulanmaya devam etmektedir; yasama organının yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir.
Anayasa Mahkemesi, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin itirazı üzerine CMK 134'ü iptal etmiştir. Kurallarla elde edilen kişisel verilerin kesin hükümden sonra saklanması, silinmesi ve işlenmesinin sınırlandırılmasına dair kanuni güvence bulunmaması, özel hayata saygı ve kişisel verilerin korunması hakları bakımından orantısız bulunmuş; iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
“Kurallar uyarınca elde edilen kişisel verilerin yargılamanın kesin bir hükümle sonuçlanmasından sonra saklanmasına, silinmesine, buna ilişkin süre ve usule, silinmediği takdirde verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin gerekçe ve yönteme, ilgili kişinin bu verilerin silinmesine veya sınırlandırılmasına ilişkin olarak sahip olduğu haklara dair herhangi bir yasal düzenlemeye yer verilmemiştir.”
Ceza Genel Kurulu, ikinci fıkradaki elkoymanın birinci fıkranın istisnası niteliğinde geçici bir tedbir olduğunu, şifrenin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ön koşuluna bağlı bulunduğunu ve kopyalar alındıktan sonra cihazın gecikmeksizin iadesi gerektiğini belirtmiştir.
“Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise birinci fıkranın istisnası olarak geçici elkoyma tedbiri düzenlemiştir. Bu tedbire başvurabilmenin ön koşulunu ise bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması oluşturmaktadır.”
Taşınabilir belleklerin bilgisayar kütüğü sayılamayacağı yönündeki istinaf gerekçesi isabetsiz bulunmuştur. Flash disk, CD, DVD, veri saklanan cep telefonu gibi veri taşıyıcılarının da CMK 134 anlamında arama ve elkoymaya tabi olduğu, maddenin verileri dijital olarak kaydeden her türlü cihazı kapsadığı belirtilmiştir.
“flash disk, çıkarılabilir disk, CD, DVD veya veri saklanan cep telefonu gibi veri taşıyıcıların, CMK madde 134 anlamında aranması ve elkonulması işlemine tabi kılınması gerektiği”
Sulh ceza hâkimliğinden CMK 134 uyarınca alınan inceleme, kopyalama ve çözümleme kararına dayanılarak dijital materyaller üzerinde yapılan tespit işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. Karar, tedbirin hâkim kararına dayanmasının delilin hukuka uygunluğu bakımından belirleyici olduğunu göstermektedir.
“CMK'nın 134. maddesi gereğince ... 4. Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan "inceleme kopyalama ve çözümleme" kararına istinaden bilgisayardaki ve bilgisayar kütüklerindeki iletilerin tespiti işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”
Üçüncü fıkradaki yedekleme kavramının imaj alma olarak anlaşılması gerektiği; imajın aktif, silinmiş ve artık alanlar dâhil verilerin orijinal medyadaki hâliyle birebir yedeklenmesi olduğu ve hash değerinin çıkarılmasıyla ilişkili bulunduğu açıklanmıştır.
“Maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen “yedekleme” tabirinden, “imaj alma” işlemini anlamak gerekir. Zira imaj alma, dijital medyanın alelade kopyalanması değil aktif, silinmiş veya artık alanlarında bulunan verilerin, orijinal medyadaki hâliyle birebir aynı, adeta aynadaki görüntüsü gibi yedeklenmesidir.”
CMK 134, arama tedbirinin özel bir görünümü olup dijital delillerin suistimale açık niteliği ve özel hayata etkisi nedeniyle özel koşullara bağlanmış, genel adli aramadan ayrı ve istisnai olarak düzenlenmiştir.
“Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma CMK’nın 134. maddesinde düzenlenmiş olup, CMK’nın 116 ve 123. maddeleri arasında yer alan arama koruma tedbirinin özel bir görünümünü oluşturmaktadır.”
Hâkim kararında CMK 134'e ilişkin açık ibare bulunmadan, arama mahallinde imaj alınmadan, kopyası verilmeden ve gerekçesi tutanağa yazılmadan dijital medyaya elkonulması ve bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınması CMK 134'e aykırı bulunmuştur.
“sanıkların ev veya iş yerlerinde yapılan aramalarda hard disk, bilgisayar kasası, CD ve DVD gibi dijital medyalara, arama mahallinde imaj alınmadan, ilgilisine bir kopyası verilmeden ve kanuna uygun gerekçesi de tutanağa yazılmadan el konulması ve bu şekilde elde edilen delillerin sanık bakımından hükme esas alınmasının CMK’nın 134 maddesine aykırı olduğu”
Elkoyma onayı alınmış olsa bile bilgisayar kütüklerinde arama için ayrıca CMK 134 kararı alınmadan ve yedek şüpheliye verilmeden yaptırılan bilirkişi incelemesiyle elde edilen deliller hukuka aykırı sayılmıştır.
“bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasından önce mahkemeden bu hususta karar alınmadığının anlaşıldığı, bu suretle CMK'nın 134. maddesi hükümlerine riayet edilmeyerek bilgisayar kütüklerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı”
Anayasa Mahkemesi, 7145 sayılı Kanunla yapılan değişiklikleri incelerken yedekleme ve kopyanın şüpheliye verilmesi güvencelerinin dijital verilerin bütünlüğünü ve sonradan müdahale ihtimalinin önlenmesini amaçladığını, bu güvencelerin ölçülülük incelemesinde dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
“Böylece dijital verilere sonradan müdahale edilme ihtimali ortadan kaldırılarak delillerin hukuka uygun bir şekilde elde edilmesi ve korunması sağlanacaktır.”
Önleme araması sırasında durdurulan sanığın cep telefonu üzerinden, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcı kararı olmaksızın sosyal medya hesabı incelenmiştir. Bu yolla elde edilen delil hukuka aykırı olup başka yeterli delil bulunmadığından sanığın beraati gerekir.
“herhangi bir karar olmaksızın sanığın cep telefonun incelenmesi sonucu elde edilen delilin hukuka aykırı delil mahiyetinde olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı”
Daire, akıllı telefonların bilgisayar özelliği nedeniyle içeriklerinde arama ve elkoyma için CMK 134 kararı gerektiğini belirtmiştir. Rıza bulunsa dahi kolluk telefon içeriğini inceleyip kayda alamaz; sanığın telefonundan mesaj attırılarak tanıklara ulaşılması yoluyla elde edilen mesajlar ve tanık beyanları hukuka aykırı delildir.
“sanığın rızası bulunsa dahi kolluk görevlileri tarafından şüphelilerin telefonlarının incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hukuka aykırı bir biçimde ele geçirildiğinin kabulü gerektiği”
Araçta ele geçen uyuşturucuyla diğer sanıkların ilgisini kurmak için, CMK 134 uyarınca karar alınmadan rızaya dayalı olarak yapılan telefon incelemesine dayanılmıştır. Daire, bu tutanağın hukuka aykırı delil olduğunu ve başka kesin delil bulunmadığından ilgili sanıkların beraati gerektiğini kabul etmiştir.
“5271 sayılı CMK'nın 134. maddesi uyarınca alınmış bir karar olmaksızın, sanık ...'in cep telefonu üzerinde rızaya dayalı olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen "Telefon inceleme tutanağının" hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil niteliğinde olduğu”
Daire, telefon içeriğinin incelenip kayda alınması için hâkim kararı veya hâkim onayına sunulacak savcı emri gerektiğini, rızanın bu zorunluluğu kaldırmadığını hatırlatmıştır. Ancak hukuka aykırı yazışmalar dışlandığında da tespit tutanağı, beyanlar ve kriminal raporlar mahkûmiyete yeterli bulunduğundan temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
“Bununla birlikte dava konusu olayda telefon incelenmesi ile elde edilen uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmaların hukuka aykırı delil olduğu kabul edilse dahi tespit tutanağı, sanık ve tanık beyanları, kriminal inceleme raporları ve tüm dava dosyası dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyeti için yeterli delil bulunduğuna ilişkin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin bu husustaki temyiz talebi de yerinde görülmemiştir.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.