Kara Para Aklama Suçu (TCK 282): Unsurları, Cezası, MASAK Süreci ve Savunma
Son güncelleme: 28.10.2026 · Yazar: Av. Coşkun Genç, İstanbul Bilişim Suçu Avukatı
Kısa cevap: Kara para aklama, alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan gelen malvarlığını yurt dışına çıkarmak ya da kaynağını gizleme veya meşru görüntü verme amacıyla işlemlere tabi tutmaktır (TCK m. 282/1). Cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır; suç geliri olduğunu bilerek kabul eden veya kullanan kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür (m. 282/2). MASAK kaynaklı işlem ertelemesi en fazla yedi iş günüdür (5549 s. Kanun m. 19/A). İlk adım, kısıtlamanın dayanağını öğrenmek ve paranın kaynağını belgelemektir.
Kanunlarımızda "kara para" ifadesi artık kullanılmıyor: 5549 sayılı Kanun'un 26. maddesinin üçüncü fıkrası, diğer mevzuattaki "karapara" ibaresinden "suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri", "karapara aklama suçu" ibaresinden "aklama suçu" anlaşılacağını söyler. Gündelik dildeki kara para aklama suçu, TCK'da "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" başlığıyla düzenlenmiştir.
Kara para aklama suçu nedir, unsurları nelerdir?
Aklama, başka bir suçtan gelen değerin izini kaybettirme veya ona yasal kaynak görüntüsü verme fiilidir. Dört unsuru vardır:
- Öncül suç: Kanundaki alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezası olan bir suç olmalıdır. Dolandırıcılık, hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve yasa dışı bahis oynatma sık karşılaşılan örneklerdir.
- Malvarlığı değeri: Para, banka bakiyesi, taşınmaz, araç, kripto varlık gibi suçtan doğrudan veya dönüştürülerek elde edilen her türlü değer.
- Hareket: Değeri yurt dışına çıkarmak ya da gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru yolla elde edildiği kanaatini uyandırmak maksadıyla "çeşitli işlemlere" tabi tutmak.
- Kast: Fail, işlemi yaptığı anda değerin suçtan geldiğini bilmelidir; ikinci seçimlik harekette ayrıca gizleme veya meşru görüntü verme amacı aranır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 282 (Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama)
(1) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Güncel metin TCK m. 282 sayfasında da yer alır. Ceza Genel Kurulu suçun korunan değerini şöyle tanımlar:
"Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda korunan hukuki yarar, soruşturma ve kovuşturma makamlarınca öncül suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerine ulaşılarak bu suçların ve faillerinin ortaya çıkarılmasına, böylelikle adil yargılanma hakkının sağlanmasına ve adliyeye ilişkin yarar olup suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir."
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/172, K. 2018/435, T. 16.10.2018
Genel Kurul bu gerekçeyle Hazine ve Maliye Bakanlığının aklama davasına katılamayacağını kabul etmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını reddetmiştir. Aynı yaklaşımla 3. Ceza Dairesi de öncül suçun mağdurunun aklama suçu yönünden doğrudan zarar görmediğini belirtmiştir (E. 2024/4155, K. 2024/19482).
Öncül suç ve aklama işlemi somut olarak gösterilmeli mi?
Yargıtay'ın yaklaşımına göre evet: Mahkûmiyet için paranın hangi öncül suçtan geldiği ve hangi işlemle aklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde gösterilmelidir. Bu ölçüt karşısında, yalnızca malvarlığındaki artışa dayanan soyut bir kabul yeterli görülmeyebilir. Yargıtay, hırsızlıktan elde edildiği kabul edilen paranın hangi işlemlerden geçirildiği belirlenmeden kurulan mahkûmiyeti bozmuştur:
"…her ne kadar sanığın öncül suç olan hırsızlıktan elde ettiği gelir veya malvarlığı değerlerini aklama işlemlerine tabi tuttuğu kabul edilmiş ise de, bu yönde hangi tür işlemlere tabii tutulduğu şüpheye yol açmayacak şekilde belirtilmeden, bu konuda herhangi bir tespit ve değerlendirmede bulunulmadan sadece soyut bir kabulle … mahkumiyet hükmü kurulması…"
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/13443, K. 2024/1696, T. 07.02.2024 (bölge adliye mahkemesinin mahkûmiyet hükmü bozuldu)
Öncül suçu işleyen kişi ayrıca aklamadan sorumlu olur mu?
Olabilir; ancak suç geliriyle mal alıp yalnızca elde tutmak tek başına aklama sayılmamıştır. 3. Ceza Dairesi, sanığın suç geliriyle araba alıp "salt kendi uhdesinde tutmasının atılı suçu meydana getirmeyeceği ancak koşulları varsa müsaderesine karar verilebileceği" sonucuna varmış; yakınlara devredildiği ileri sürülen mallar için MASAK raporundaki "muhtemelen" ifadesini yetersiz bulup bilirkişi incelemesi istemiştir (E. 2024/4155, K. 2024/19482, T. 19.12.2024, bozma). Buna karşılık 11. Ceza Dairesi, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanarak elde ettiği paraları kendisi ve aile fertleri adına hesaplarda değerlendiren ve bunlarla mal alan sanık hakkındaki aklama mahkûmiyetinde isabetsizlik görmemiş; eylemler meslek icrası sırasında işlenmediği için yalnız m. 282/3 artırımını çıkararak hükmü düzeltmiştir (E. 2022/10832, K. 2025/111, T. 06.01.2025).
Kara para aklama suçunun cezası ne kadar?
Birinci fıkrada üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası, ikinci fıkrada yalnız iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörülür. Diğer hâller tabloda özetlenmiştir.
| Durum | Dayanak | Yaptırım |
|---|---|---|
| Yurt dışına çıkarma veya kaynağı gizleme amaçlı işlemler | TCK 282/1 | 3–7 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası |
| Suç gelirini bilerek satın alma, kabul, bulundurma, kullanma | TCK 282/2 | 2–5 yıl hapis |
| Kamu görevlisi veya meslek sahibinin meslek icrası sırasında işlemesi | TCK 282/3 | Hapis cezası yarı oranında artırılır |
| Suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi | TCK 282/4 | Ceza bir kat artırılır |
| Tüzel kişi yararına işlenmesi | TCK 282/5, 60; Kabahatler K. 43/A | İzin iptali, müsadere; idari para cezası (kanun metninde 10.000 TL – 50 milyon TL, yıllık yeniden değerlemeye tabi; menfaatin iki katından az olamaz) |
| Kovuşturmadan önce değerin ele geçirilmesini sağlama | TCK 282/6 | Aklama suçundan ceza verilmez |

Tüzel kişiler: TCK m. 20/2'ye göre tüzel kişilere ceza değil, kanundaki güvenlik tedbirleri uygulanır. TCK m. 60, kamu iznine dayalı faaliyet gösteren şirketin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle, izin yetkisi kötüye kullanılarak şirket yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet hâlinde iznin iptalini, özel hukuk tüzel kişisi yararına işlenen suçlarda ise müsadereyi öngörür; sonuç fiile göre ağır olacaksa hâkim bunlara hükmetmeyebilir. Kabahatler Kanunu m. 43/A ise aklama suçu tüzel kişinin organ, temsilci veya bünyesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişi yararına işlendiğinde şirkete ayrıca idari para cezası verilmesini düzenler; kanundaki tutarlar Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Etkin pişmanlık: Ceza almama sonucu, değerin ele geçirilmesinin kovuşturma başlamadan, yani iddianame kabul edilmeden önce sağlanmasına bağlıdır (CMK m. 2/1-f). Hüküm yalnız aklama suçuna ilişkindir; öncül suç bakımından sonuç, o suça ait hükümlere göre belirlenir.
Değişiklik geçmişi: Bugünkü birinci ve ikinci fıkra, 5918 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle 9 Temmuz 2009'da yürürlüğe girdi. Ceza Genel Kurulunun yukarıdaki kararında aktarılan önceki metinde öncül suçun alt sınırı bir yıl, ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezasıydı, gizleme ve kanaat uyandırma amaçları "ve" bağlacıyla birlikte aranıyordu ve bugünkü 282/2 yoktu. Bu tarihten önceki fiillerde TCK m. 7/2 gereği lehe kanun karşılaştırması yapılır.
Bilmeden para kabul ettim: TCK 282/2 ne zaman uygulanır?
TCK 282/2, suç gelirini aklamaya katılmadan satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişiyi cezalandırır; ancak kişinin değerin suçtan geldiğini bilmesi gerekir. Bilmeden yapılan kabul bu fıkrayı oluşturmaz. Fıkra, "iştirak etmeksizin" ifadesi nedeniyle birinci fıkradaki aklama suçuna iştirak eden kişiye uygulanmaz.
Bilme unsuru; ilişkinin niteliği, olağandışı tutar, ödemenin üçüncü kişiler üzerinden gelmesi ve yazışmalar gibi olgularla değerlendirilir. Aile içi transfer veya hediye gibi durumlarda işlemin gerekçesini belgelemek savunmanın merkezindedir.
282/2'yi TCK m. 165'teki "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçundan ayırmak gerekir. TCK 165, bir suçla elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini o suça iştirak etmeden satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörür. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, haksız olarak elde edilen saman balya makinesini bu özelliğini bilerek satın alan sanık hakkında 282/2'den kurulan mahkûmiyeti, eylemin TCK 165 kapsamında kaldığı gerekçesiyle bozmuştur (E. 2017/10979, K. 2020/21, T. 13.01.2020).
Hesap kullandırma, dolandırıcılık ve yasa dışı bahis gelirleri aklama sayılır mı?
Her zaman değil. Banka hesabını veya IBAN'ını başkasına kullandıran kişinin durumu, Yargıtay kararlarında aklamadan önce öncül suça, örneğin dolandırıcılığa iştirak veya yardım yönünden de tartışılabilir. Örneğin Yargıtay 11. Ceza Dairesi, suç işleneceğini bilerek hesap numarasını veren sanığın nitelikli dolandırıcılığa TCK m. 39/2-c kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldığını belirterek fail sıfatıyla kurulan hükmü bozmuştur (E. 2023/2909, K. 2023/6665, T. 28.09.2023). Hesap kiralama savunması hesabın gerçek kullanıcısı yazısında ele alınmıştır.
Aklama iddiası ise paranın, kaynağı gizlenmek amacıyla farklı hesaplar, kripto varlıklar veya yakınlar adına alınan mallar üzerinden dolaştırıldığı durumlarda gündeme gelir. Öncül suç olarak bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık en sık rastlanan örneklerden biridir.
Yasa dışı bahis dosyalarında 7258 sayılı Kanun'a aykırılık öncül suç olarak gösterilebilir; bahis suçlarının cezaları yasa dışı bahis cezası yazısında ele alınmıştır. Burada da bahis gelirinin hangi işlemle aklandığı ayrıca araştırılmalıdır:
"…7258 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan kaynaklanan ve dava konusu olan mal varlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleyerek meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla hangi tarihli işlem ya da işlemlere tabi tutulduğunun veya başka surette yurtdışına çıkarılıp çıkarılmadığının araştırılması ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden…"
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3543, K. 2022/10260, T. 01.12.2022 (aklama mahkûmiyetleri bozuldu)
Aynı kararda Daire, bahis gelirinden oluşan 30.000 Euro'yu yurt dışına çıkarmaya çalışırken yakalanan sanıkların eyleminin teşebbüste kaldığını belirtmiş, Spor Toto Teşkilatı Başkanlığının aklama yönünden davaya katılamayacağını kabul etmiştir.
MASAK süreci nasıl işler: bildirim, erteleme ve inceleme
MASAK'ın (Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı) temel bilgi kaynaklarından biri yükümlülerin şüpheli işlem bildirimleridir. 5549 sayılı Kanun m. 2/1-d'de sayılan bankacılık, sigortacılık, sermaye piyasası ve diğer finansal hizmetler ile talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler, döviz ve taşınmaz ticaretiyle uğraşanlar, noterler ve kanunda sayılan diğer yükümlüler, işleme konu malvarlığının yasa dışı yoldan elde edildiğine dair "herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir husus" varsa bunu Başkanlığa bildirmek zorundadır (m. 4/1). Bildirim, şüphenin oluştuğu tarihten itibaren en geç on iş günü içinde ve tutar gözetilmeksizin yapılır (Tedbirler Yönetmeliği m. 27-28).
Bildirim gizlidir: yükümlü, bildirim yapıldığını yükümlülük denetimiyle görevli denetim elemanları ve yargılama sırasında mahkemeler dışında, işleme taraf olanlar dâhil kimseye açıklayamaz (m. 4/2). Bu yasağı ihlal eden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülür (m. 14/1). Bu nedenle banka şubesinin "neden" sorusuna açık cevap vermemesi olağandır. Bankanın kimlik tespiti yapamadığı veya iş ilişkisinin amacını öğrenemediği durumda işlemi reddetmesi ise ayrı bir dayanağa, Tedbirler Yönetmeliği m. 22'ye dayanır.
| Tedbir | Karar veren | Süre | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İşlemin ertelenmesi (askıya alma veya izin vermeme) | Bakan (bakan yardımcısına devredebilir) | 7 iş günü | 5549 m. 19/A |
| Aklama suçu incelemesi | MASAK talebiyle görevlendirilen denetim elemanı | Göreve başlamasından itibaren 6 ay; ek süre verilebilir | Aklama Suçu İncelemesi Hakkında Yönetmelik m. 7 |
| Malvarlığına el koyma | Hâkim; gecikmede sakınca varsa savcı (24 saatte hâkim onayı) | Değer raporu 3 ay içinde alınır | 5549 m. 17; CMK m. 128 usulü |
| Hesabın askıya alınması (yalnız TCK 142/2-e, 158/1-f ve l, 245) | Banka, ödeme veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı | 48 saate kadar | CMK m. 128/A |
İşlemin ertelenmesi: 5549 sayılı Kanun m. 19/A, aklama veya terörün finansmanıyla ilişki şüphesi bulunan işlemin yedi iş günü süreyle askıya alınmasına ya da gerçekleşmesine izin verilmemesine Bakanı yetkili kılar. Erteleme Yönetmeliği'ne göre erteleme talepli bildirimlerde erteleme, yükümlünün bildirim tarihinden itibaren yedi iş gününü geçemez; Başkanlığın tespit ettiği malvarlıklarında süre, kararın yükümlüye tebliğinden itibaren yedi iş günüdür (m. 4/3, 5). Bu süreyi aşan bir kısıtlamanın başka bir dayanağı (el koyma kararı, bankanın işlem reddi) araştırılmalıdır.
İnceleme ve el koyma: MASAK incelemesi kendi tespitleri üzerine veya savcının talebiyle başlar; aklama suçuna ilişkin ciddi şüphe içeren rapor savcılığa gönderilir (Aklama Suçu İncelemesi Hakkında Yönetmelik m. 4, 5, 15). CMK m. 128/2'deki el koyma kataloğunda TCK 282 yer almaz; aklama suçu yönünden malvarlığına el koymanın özel dayanağı 5549 m. 17'dir ve bu madde CMK 128'deki usule göre el koymaya izin verir. Aklama suçu ise CMK m. 133 (şirkete kayyım), 135 (iletişimin tespiti) ve 140 (teknik izleme) kataloglarında sayılmıştır.

MASAK hesabıma bloke koydu: ilk ne yapmalıyım?
İlk iş, kısıtlamanın hangi karara dayandığını öğrenmektir; süre ve başvuru mercii buna göre değişir.
- Dayanağı yazılı isteyin: Bankaya kısıtlamanın tarihini, tutarını ve bir yargı kararına mı yoksa bankanın kendi kararına mı dayandığını dilekçeyle sorun. Banka şüpheli işlem bildirimini açıklayamaz, ama icra ettiği kararın merciini bilir.
- Süreyi hesaplayın: 19/A ertelemesi yedi iş günü, CMK 128/A askıya alması 48 saate kadar sürer. Bu süreler geçtiği hâlde kısıtlama sürüyorsa el koyma kararı veya bankanın işlem reddi gibi başka bir dayanak araştırılmalıdır.
- Soruşturma dosyasını tespit edin: El koyma kararı hangi başsavcılık soruşturmasında verildiyse soruşturma numarasını ve kararı veren hâkimliği öğrenin.
- Paranın kaynağını belgeleyin: Her girişin kimden ve neden geldiğini gösteren belgeleri toplayın.
- Yeni işlem yapmayın: Kaynağı belirsiz tutarı başka hesaplara aktarmak veya nakde çevirmek yeni şüphe doğurur.
- Doğru yola başvurun: El koyma kararına itiraz ve kaldırma talebi için el koyma ve üçüncü kişiler yazısına, 48 saatlik askı ve savcılığa başvuru için CMK 128/A yazısına bakılabilir.
- İfadeye hazırlıklı gidin: Şüpheli sıfatıyla çağrıldıysanız MASAK raporunu ve hesap dökümlerini müdafiinizle önceden inceleyin.
Aklama şüphelisi savunmasını nasıl kurar, hangi belgeler gerekir?
Savunma, her unsurun ayrı ayrı ispatlanıp ispatlanmadığını sorgulamakla kurulur: Öncül suç belirli mi, malvarlığı o suçtan mı geliyor, edinim öncül suçtan önce mi sonra mı, işlem gizleme amacı taşıyor mu, şüpheli bunu biliyor mu? Yukarıdaki kararlarda görüldüğü gibi, bu sorulara somut cevap vermeyen mahkûmiyetler bozulabilmektedir.
- ✓İlgili dönemi kapsayan tüm banka, ödeme kuruluşu ve kripto borsası hesap dökümleri
- ✓Gelir belgeleri: bordro, SGK hizmet dökümü, vergi levhası, beyannameler, faturalar
- ✓Taşınmaz ve araç alımlarında ödemenin kaynağını gösteren dekontlar ve sözleşmeler
- ✓Kredi, borç, miras, bağış veya satış gelirine ilişkin belgeler
- ✓Para gönderen veya alan kişilerle yazışmalar ve ticari ilişkiyi gösteren kayıtlar
- ✓MASAK raporu, bilirkişi raporu ve el koyma kararının tebliğ edilen örnekleri
- ✓İşlem tarihleri ile iddia edilen öncül suç tarihlerini karşılaştıran bir zaman çizelgesi
İstisnalar ve sık yapılan hatalar
- Her kısıtlamayı "MASAK blokesi" sanmak: Erteleme, CMK 128/A askısı, el koyma ve bankanın Yönetmelik m. 22'ye dayanan işlem reddi farklı kurumlardır; yanlış merciye yapılan başvuru zaman kaybettirir.
- Belgesiz "bilmiyordum" savunması: 282/2'de bilme unsuru belirleyicidir, ama bu savunma ilişkinin ve gelirin belgelenmesiyle güç kazanır.
- Soruşturma sürerken malları yakınlara devretmek: Bu tür devirler, MASAK raporlarında kaynağı gizleme işlemi olarak değerlendirilebilir.
- Başkası hesabına yapılan işlemi bildirmemek: Kimlik tespiti gerektiren işlemde başkası hesabına hareket ettiğini yükümlüye yazılı bildirmeyen kişiye 5549 m. 15 uyarınca altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası öngörülür.
- Etkin pişmanlık anını kaçırmak: 282/6, iddianamenin kabulünden sonra uygulanmaz.
- Eski tarihli fiillerde lehe kanunu gözden kaçırmak: 9 Temmuz 2009'dan önceki eylemlerde eski ve yeni metin karşılaştırılmalıdır.
Önemli: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Aklama dosyalarında öncül suçun niteliği, işlem tarihleri ve uygulanan tedbirin türü sonucu doğrudan etkiler; somut dosyanın kendi belgeleriyle değerlendirilmesi gerekir.
İstanbul Kara Para Aklama Suçu Avukatı ile Soruşturma ve Savunma Süreci
Aklama soruşturmalarında dosyanın seyrini çoğu zaman üç nokta belirler: öncül suçun somut olarak gösterilip gösterilmediği, malvarlığı edinimlerinin tarih ve kaynak bakımından öncül suçla bağlantısı ve hesaplara uygulanan tedbirin doğru dayanağa oturup oturmadığı. Av. Coşkun Genç Hukuk Bürosu, İstanbul'da yürütülen aklama, yasa dışı bahis ve bilişim yoluyla dolandırıcılık soruşturmalarında ifade hazırlığı, MASAK ve bilirkişi raporlarına karşı beyan, el koyma kararlarına itiraz ve kovuşturma aşamalarında hukuki destek sunar. İstanbul kara para aklama suçu avukatı olarak yürütülen çalışmada hesap dökümleri ve gelir belgeleri birlikte incelenir.
İstanbul ekonomik suçlar avukatı desteği almak isteyen kişiler; banka yazısı, el koyma kararı, ifade çağrı belgesi, hesap dökümleri ve gelir belgeleriyle ön değerlendirme isteyebilir. Büronun iletişim bilgilerine iletişim sayfasından ulaşılabilir; büronun çalışma alanları bilişim suçları sayfasında yer almaktadır.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 7, 20, 60, 165, 282 – mevzuat.gov.tr
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, m. 2, 4, 14, 15, 17, 19/A, 26 – mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 2, 128, 128/A, 133, 135, 140 – mevzuat.gov.tr
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, m. 17, 43/A – mevzuat.gov.tr
- Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik, m. 22, 27, 28 – mevzuat.gov.tr
- Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik, m. 4, 5 – mevzuat.gov.tr
- Aklama Suçu İncelemesi Hakkında Yönetmelik, m. 4, 5, 7, 11, 15 – mevzuat.gov.tr
- Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) – masak.hmb.gov.tr
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/172, K. 2018/435, T. 16.10.2018 – mevzuat.adalet.gov.tr
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/13443, K. 2024/1696, T. 07.02.2024 – mevzuat.adalet.gov.tr
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2024/4155, K. 2024/19482, T. 19.12.2024 – mevzuat.adalet.gov.tr
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/10832, K. 2025/111, T. 06.01.2025 – mevzuat.adalet.gov.tr
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/10979, K. 2020/21, T. 13.01.2020 – mevzuat.adalet.gov.tr
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/2909, K. 2023/6665, T. 28.09.2023 – mevzuat.adalet.gov.tr
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3543, K. 2022/10260, T. 01.12.2022 – mevzuat.adalet.gov.tr