5651 sayılı Kanun'un amaç ve kapsamı: içerik, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülükleri ile internet suçlarıyla mücadele usulleri.
Amaç ve kapsam
Madde 1– (1) Bu Kanunun amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir.
5651 sayılı Kanun'un 1. maddesi, Kanun'un neyi düzenlediğini belirleyen amaç ve kapsam hükmüdür. Buna göre Kanun iki ana alanı düzenler: içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usuller.
Madde tek başına bir yükümlülük veya yaptırım getirmez; ancak uygulamada yorum anahtarı işlevi görür. Kanun'un sonraki maddelerinde (2. madde tanımlar, 3. madde bilgilendirme yükümlülüğü, 4, 5 ve 6. maddeler sağlayıcıların sorumluluğu, 8 ve 9. maddeler erişimin engellenmesi) yer alan kuralların kime ve hangi ölçüde uygulanacağı bu çerçeveye göre belirlenir.
Uygulamada öne çıkan noktalar:
Bu nedenle internet kaynaklı bir uyuşmazlıkta ilk adım, olaydaki kişilerin Kanun'daki sıfatının (içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı, toplu kullanım sağlayıcı, sosyal ağ sağlayıcı) doğru tespit edilmesidir. Husumetin kime yöneltileceği, hangi yükümlülüğün kimden beklenebileceği ve hangi yaptırımın uygulanabileceği bu tespite bağlıdır.
İnternet ortamındaki haber nedeniyle açılan tazminat davasında Daire, 5651 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki amaç ve kapsam ile 4-6. maddelerdeki sorumluluk esaslarına işaret etmiştir. Davalının sorumluluğunun bu Kanun'a göre belirlenmesi gerektiğini, bu esaslar tartışılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu kabul etmiştir.
“Aynı yasanın 4-5-6. maddelerinde içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcının sorumlu olduğu durumlar ve sorumluluk esasları belirlenmiştir. Şu halde davalının savunması ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler gözetilerek, davalının sorumluluğuna ilişkin yasal olgular adı geçen yasaya göre belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.”
İmtiyaz sahibi olunan internet sitesindeki okuyucu yorumlarına ilişkin davada Daire, 5651 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki amaç ve kapsamı esas almıştır. İnternet yayınlarından doğan sorumluluğun Kanun'un 3-6. maddelerinde gösterilen sağlayıcı türlerine göre belirlendiğini vurgulamıştır.
“Davaya konu okuyucu yorumları, davalının imtiyaz sahibi olduğu internet sitesinde yayınlanmıştır. (...) aynı yasanın 3, 4, 5 ve 6. maddelerinde içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcının sorumlu olduğu durumlar ve sorumluluk esasları gösterilmiştir.”
Gazetenin internet sitesinde yayımlanan haber nedeniyle açılan davada, 5651 sayılı Kanun'un kapsamı gereği husumetin internet sitesinin içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısına yöneltilmesi gerektiği belirtilmiştir. Basılı gazetenin basımcısı olan şirket, internet yayınının doğal muhatabı sayılmamıştır.
“Somut olayda, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ettiği haber içeriği, sabah gazetesinin internet sitesinde yayınlanmış olup; davacı 5651 sayılı Kanun uyarınca davasını internet sitesinin içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısına yöneltmesi gerekir iken gazetenin basımcısı olan davalı şirkete yöneltmiştir.”
İnternet haber portalının yayın sorumlusu hakkında 5187 sayılı Basın Kanunu'ndaki düzeltme ve cevabı yayımlamama suçundan açılan davada Daire, iki Kanun'un amaç ve kapsam ile tanım hükümlerini karşılaştırmıştır. İnternet sitesinde yapılan yayının 5651 sayılı Kanun kapsamında olduğunu ve sanığın içerik sağlayıcı sıfatı taşıdığını kabul ederek mahkûmiyet yönündeki tebliğname görüşüne katılmamıştır.
“Sanığın üzerine atılı 5187 sayılı Kanun'da düzenlenen (...) suçunu işlediği sabit olduğundan bahisle cezalandırılması gerektiği yönündeki tebliğnamede yer alan düşünceye; yukarıda anlatılan süreç, 5187 sayılı Kanun'un (...) 1. maddesi, (...) 2. maddesi ile 5651 sayılı Kanun'un (...) 1. maddesi ve (...) 2. maddesinde yazılı temel esaslar çerçevesinde iştirak edilmemiştir.”
Suça konu yayın internet yoluyla yapılmış olduğundan 5651 sayılı Kanun kapsamında kalır. Bu nedenle 5187 sayılı Kanun'da düzenlenen ve dar anlamda basın suçu niteliğindeki yeniden yayım suçunun unsurları oluşmaz. Sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
“Suça konu yayının 5651 sayılı Kanun kapsamında internet yoluyla yapılan bir yayın olduğu, dolayısıyla 5187 sayılı Kanun'da düzenlenen ve "dar anlamda basın suçu" niteliğinde bulunan "yeniden yayım" suçunun unsurlarını taşımadığı gözetilmeksizin sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi”
Kanun yararına bozma incelemesinde, internet sitesi üzerinden yapılan yayınlar bakımından Basın Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağına dair önceki içtihada dayanılmıştır. İnternet sitesinin sorumlu müdürü hakkındaki davanın, basın davalarına bakan özel numaralı mahkemede değil genel görevli asliye ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
“internet ile yapılan yayınlar yönünden Basın Kanunu hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığı ve sanığa isnat edilen eylemin de internet sitesi üzerinden gerçekleştirilmiş olduğu nazara alındığında”
Anayasa Mahkemesi, sağlayıcılara elektronik posta ve benzeri araçlarla bildirim yapılmasına imkân veren 3. maddenin 3. fıkrasını incelerken Kanun'un 1. maddesindeki amaç ve kapsamı esas almıştır. Kanun kapsamındaki faaliyetlerin bilişim sistemine dayanması karşısında bildirimin hızlı yapılmasını sağlayan kuralı kamu yararına yönelik bulmuştur. Bu kural yönünden iptal talebini reddetmiştir.
“5651 sayılı Kanun'un 1. maddesinde bu Kanun'un amaç ve kapsamının, içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlara içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemek olduğu belirtilmiştir.”
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Kanun'un 1. maddesinde belirtilen amaç doğrultusunda çıkarılmış bir düzenleyici işlemdir. Danıştay, Yönetmeliğin denetiminde Kanun'da sonradan yapılan değişikliklerin ve Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının dikkate alınması gerektiğini kabul etmiştir. Yasal dayanağı kalmayan hükümleri iptal etmiştir.
“Dava konusu Yönetmelik, içerik sağlayıcıların, yer sağlayıcıların ve erişim sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usullerin belirlenmesi amacıyla, 5651 sayılı (...) Kanuna dayanılarak hazırlanmıştır.”
İnternet yayını nedeniyle kişilik hakkı ihlali iddiasına ilişkin davada istinaf mahkemesi, Kanun'un 1. maddesindeki amaç ve kapsama yer vermiştir. Sorumluluğun Kanun'un 3, 4, 5 ve 6. maddelerinde gösterilen sağlayıcı türlerine göre belirleneceği çerçevesini esas almıştır.
“23/05/2007 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5651 sayılı Kanun'un 1. maddesinde; bu kanunun amaç ve kapsamı “içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir” şeklinde belirtilmiş”
Kanun'un 1. maddesinde belirtilen amaç ve kapsam ile 3-6. maddelerdeki sorumluluk esasları uyarınca, internet yayınından doğan davada önce hukuken sorumlu kişiler tespit edilmelidir. Davalının sitenin alan adını oluşturduğuna dair belgeler sunulmuşken içerik ve yer sağlayıcının kim olduğu araştırılmadan davanın reddi eksik inceleme sayılmıştır.
“mahkemece, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından www.akçaabathaber.com isimli internet sitesinin içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısının kim ya da kimler olduklarının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmesi ve davalılara husumetin düştüğünün belirlenmesi halinde de işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.”
İmtiyaz sahibi olunan internet sitesindeki haberler ve okuyucu yorumları nedeniyle açılan manevi tazminat davasında, Kanun'un 1. maddesindeki amaç ve kapsam ile 3-6. maddelerdeki sorumluluk esaslarına işaret edilmiştir. Davalının yayın tarihinde bu Kanun'a göre sorumlu kişilerden olup olmadığı ilgili yerlerden sorulmadan verilen karar bozulmuştur.
“Şu halde, yayın tarihi itibariyle davalının anılan Kanun kapsamında sorumlu kişilerden olup olmadığı ilgili yerlerden sorularak belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.”
Kanun'da erişim engeli talepleri için yetki kuralı bulunmadığından, Basın Kanunu'ndaki yetki hükümleri uygulanamaz. Daire, 1. maddedeki amaç ve kapsamı, Kanun'un genel gerekçesini, korunan hukuki yararı ve yirmi dört saat içinde karar verme zorunluluğunu gözeterek talep sahibinin başvurduğu yer mahkemesinin yetkili olduğuna karar vermiştir.
“Açıklanan nedenlerle; 5651 sayılı Kanunun konuluş amacı, erişimin engellenmesi ile elde edilmek ve korunmak istenen hukuki yarar, bu talebin mahiyeti ve yirmidört saat içinde karar verilme zorunluluğu gibi hususlar nazara alındığında, talep sahibinin istemde bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek yapılan incelemede;”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.