Yer sağlayıcı içeriği denetlemekle yükümlü değildir; haberdar edilince hukuka aykırı içeriği kaldırır ve trafik bilgisini saklar.
Yer sağlayıcının yükümlülükleri
Madde 5– (1) Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.
(2) (Değişik: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlüdür.
(3) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.
(4) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılar, yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yaptıkları işin niteliğine göre sınıflandırılabilir ve hak ve yükümlülükleri itibarıyla farklılaştırılabilirler.
(5) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile.)
(6) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya bu Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkan tarafından yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.
5651 sayılı Kanun'un 5. maddesi, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten yer sağlayıcının yükümlülüklerini düzenler. Uygulamada sosyal medya platformları, forumlar, e-ticaret pazar yerleri, barındırma (hosting) şirketleri ve okuyucu yorumlarına açık haber siteleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Uygulamada öne çıkan noktalar: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 11. Hukuk Dairesi, yer sağlayıcının tazminat sorumluluğunu kusura bağlamaktadır. Buna göre yer sağlayıcı, ihlalden önceden somut olarak haberdar edilmesine rağmen içeriği haklı bir neden olmaksızın kaldırmamışsa sorumlu olur. Haberdar edilmek için sıralı bir ihtar prosedürü aranmamakta, yer sağlayıcıya ulaşan ihtar yeterli görülmektedir. Buna karşılık 11. Hukuk Dairesi, dava dilekçesinin aynı dava bakımından ihtar yerine geçmeyeceğini kabul etmiştir. Bildirim üzerine içeriği makul sürede kaldıran pazar yeri işletmecisinin sorumluluğu ise reddedilmiştir.
Ceza yargılamasında da aynı ilke uygulanmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, okuyucu yorumlarını önceden denetleme yükümlülüğü bulunmayan site sahibinin, yorumlara yer vermesi nedeniyle hakaret suçuna iştirak ettiğinin kabul edilemeyeceğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi trafik bilgisi saklama yükümlülüğünü ve idari para cezası tutarlarını Anayasa'ya aykırı bulmamıştır.
Kullanıcıların açtığı hukuka aykırı başlıklara ilişkin sulh ceza hâkimliği erişim engeli kararını uygulamayan yer sağlayıcı aleyhine verilen hukuka aykırılığın tespiti ve saldırının sona erdirilmesi kararı onanmıştır. Usulüne uygun bildirilen karara rağmen içeriği kaldırmayan yer sağlayıcı, 5. maddenin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğünü ihlal etmiş olur.
“kullanıcılar tarafından açılmış olan hukuka aykırı başlıklara yönelik sulh ceza hakimliği tarafından verilen erişim engeli kararının yer sağlayıcı olan davalı tarafından uygulanmadığının, hukuka aykırılığın tespiti, saldırılara son verilmesi ve erişim engeline ilişkin verilen kararın yerinde olduğunun anlaşılmasına göre”
E-ticaret pazar yeri işletmecisi, sanal mağazaların marka ihlali içeren ilanları bakımından yer sağlayıcıdır ve içerikleri önceden kontrol etmekle yükümlü değildir. Yer sağlayıcının tazminat sorumluluğu, ihlalden somut olarak haberdar edilmesine rağmen içeriği kaldırmamasına bağlıdır. Bildirilen içerikleri makul sürede kaldıran davalı aleyhine açılan davanın reddi onanmıştır.
“davalının içerik sağlayıcısının fiiline iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden ihlal içeriği hakkında somut olarak haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gerekli olup”
Yer sağlayıcının sorumluluğu için hak sahibinin önceden uyarıda bulunması ve üstün hakkını yaklaşık olarak ispatlayan delilleri sunması gerekir. Dava dilekçesi, açılan davanın kendisi bakımından ihtar yerine geçmez. Önceden ihtar yapılmadan yer sağlayıcı aleyhine verilen kabul kararı bozulmuştur.
“Dava açılmakla dava dilekçesi bu dava konusu ile ilgili bundan sonra açılabilecek başka davalar açısından ihtar yerine geçebilirse de işbu dava yönünden ihtar olarak değerlendirilemez.”
Yer sağlayıcıya ulaşan noter ihtarnamelerine rağmen içeriği kaldırmayan barındırma hizmeti sağlayıcısının manevi tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin karar onanmıştır. Daire, bozma kararında yer sağlayıcının tazminat sorumluluğu için sıralı bir ihtar prosedürünün gerekmediğini, haberdar edilmenin yeterli olduğunu belirtmiş; bu ilkeye uyularak verilen hüküm onanmıştır.
“Dairemiz yerleşik uygulamalarında da “... kaldır” olarak anılan bu kural yer sağlayıcıyı ihtar ile hukuka aykırı içeriği kaldırtma, aksi halde sorumluluk yükleme biçiminde açıklanmıştır. Özetle, yer sağlayıcının tazminat sorumluluğu için sıralı bir ihtar prosedürü gerekmeyip haberdar edilmiş olması yeterlidir.”
Haber altındaki okuyucu yorumları bakımından yer sağlayıcı olan site sahibi, yorumları kontrol etmek ve hukuka aykırı olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Yorumlara yer vermesi, yorumlardaki hakaret suçuna iştirak olarak kabul edilemez. Mahkûmiyet kararı kanun yararına bozulmuş ve sanığın beraatine karar verilmiştir.
“5651 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında yer sağlayıcısının yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığının belirtilmesi karşısında sanığın hakaret suçundan beraati yerine mahkumiyetine kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.”
İnternet platformunu işleten yer sağlayıcının marka ihlalinden tazminatla sorumlu tutulması kusur şartına bağlıdır. İçeriği bizzat koymamış veya satıcıyla işbirliği içinde olmamışsa, ancak ihtarla ihlalden haberdar edilmesine rağmen içeriği kaldırmadığının kanıtlanması hâlinde sorumlu olur. Bu karar, 5. maddeye dayanan uyar-kaldır uygulamasında sıkça atıf yapılan temel karardır.
“hak sahibi tarafından tecavüze dair bir ihtarın davalıya ulaştırılması sonucu ihlalden haberdar olmasına rağmen tecavüz oluşturan içeriği web sitesinden çıkartmamak suretiyle kusurlu olduğunun kanıtlanması halinde mümkün olabilecektir.”
Mahkeme, yer sağlayıcıya trafik bilgisini bir ila iki yıl arasında saklama yükümlülüğü getiren üçüncü fıkrayı, yer sağlayıcıların bu bilgilere işin doğası gereği zaten sahip olduğu gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Sınıflandırmaya ilişkin dördüncü fıkra ve idari para cezasına ilişkin altıncı fıkra yönünden de iptal talebi reddedilmiştir. Başkanlığa bilgi teslimine ilişkin beşinci fıkra ise belirsizlik nedeniyle iptal edilmiştir.
“Ancak yer sağlayıcılar, yer sağladıkları hizmetlere ilişkin trafik bilgilerine yaptıkları işin doğası gereği zaten sahip bulunmaktadırlar. Söz konusu kural yer sağlayıcıları sadece bu bilgileri belirtilen süre saklama, bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlü kılmaktadır.”
7253 sayılı Kanunla altıncı fıkrada yapılan ve yer sağlayıcıya uygulanacak idari para cezasının sınırlarını yüz bin TL ile bir milyon TL arasına yükselten değişikliğin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine oybirliğiyle karar verilmiştir.
“Kuralda yer sağlayıcılık bildiriminde bulunmayan veya 5651 sayılı Kanun’daki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer sağlayıcı hakkında Başkan tarafından yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezasının uygulanması öngörülmüştür.”
6518 sayılı Kanunla 5. maddenin ikinci fıkrasından çıkarılan ifadeleri tekrarlayan yönetmelik hükümlerinin yasal dayanağını kaybettiğine ilişkin Daire kararı onanmıştır. Yer sağlayıcıya trafik bilgisi saklama yükümlülüğü getiren yönetmelik hükmünün ise 5. maddeye eklenen üçüncü fıkrayla yasal dayanağa kavuştuğu kabul edilmiştir.
“19/02/2014 tarihi itibarıyla yasal dayanağını kaybettiği anlaşılan, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla" ve "teknik olarak imkân bulunduğu ölçüde" ifadelerinde üst hukuk kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı”
İnternet sitesinin içeriğinden doğan sorumluluk içerik sağlayıcıya aittir; yer sağlayıcı site içeriğinden sorumlu tutulamaz. Yer sağlayıcının yükümlülüğü, hukuka aykırı içerikten haberdar edildiğinde içeriği yayından kaldırmakla sınırlıdır. Bu yükümlülüğü yerine getiren yer sağlayıcıya idari para cezası verilemeyeceği kabul edilmiştir.
“Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden internet sitesinin içeriğinden dolayı sorumluluğun içerik sağlayıcısına ait olduğu, yer sağlayıcının ise, site içeriğinden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı”
Satıcıların ilanlarında izinsiz kullanılan fotoğraf nedeniyle e-ticaret platformu aleyhine açılan tazminat davasında, platformun yer sağlayıcı olduğu ve içeriği önceden denetleme yükümlülüğü bulunmadığı kabul edilmiştir. Yer sağlayıcının yükümlülüğü başvuru üzerine içeriği kaldırmaktan ibaret olduğundan, ihtar sonrası ilanları kaldıran davalı hakkındaki davanın reddi onanmıştır.
“davalı şirketin yer sağlayıcı olduğu, davacıların başvurusu üzerine davacıların çocuğunun resmini içeren ilanları yayından kaldırdığı, yer sağlayıcının yükümlülüğünün başvuru üzerine ilanı kaldırmak olduğu, başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.”
Tüketici şikâyetlerinin yayımlandığı internet platformunun yer sağlayıcı olduğu, içerikleri kontrol etme veya hukuka aykırılığı araştırma yükümlülüğü bulunmadığı kabul edilmiştir. Yer sağlayıcı yalnız hukuka aykırı içerikten haberdar edildiğinde onu kaldırmakla yükümlü olup, ifade özgürlüğü kapsamındaki şikâyetler hukuka aykırı sayılmadığından haksız rekabet davasının reddi onanmıştır.
“davalı şirketin “www.sikayetvar.com” adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak davalının 5651 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi hâlinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu”
Fikri hak ihlali iddiasıyla açılan davada, kendisine ihtarname gönderilen yer sağlayıcı hakkında davanın doğrudan husumetten reddi hatalı bulunmuştur. Daire, yer sağlayıcının içeriği kontrol yükümlülüğü olmasa da haberdar edildiğinde içeriği kaldırma yükümlülüğü bulunduğunu, bu nedenle sorumluluğunun 5651 sayılı Kanun ve FSEK ek 4. madde çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
“yer sağlayıcı olan adı geçen davalının hukuki sorumluluğunun 5651 sayılı Kanun hükümleri ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun ek 4. maddesi kapsamında tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde davalı Leartes Bilgi İşlem Digital Yay. Tanıtım Hiz. ve Turimz Tic. Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.