• AdresHukukçular Towers, Mustafa Kemal Paşa Caddesi, Cevizli, Seyitgazi Sokağı No: 66/A D: 15, 34865 Kartal/İstanbul
  • E-Posta Adresi[email protected]
Hazırlayan: Av. Coşkun Genç, İstanbul Barosu · Güncelleme: 15.10.2026
ÖZET · 5 fıkra · ~2 dk okuma

İçerik, yer ve erişim sağlayıcıların tanıtıcı bilgilerini güncel bulundurma yükümlülüğü, e-posta ile bildirim ve yurt dışındaki muhataba idari para cezası tebliği.

Resmî Metin

Bilgilendirme yükümlülüğü

Madde 3– (1) İçerik, yer ve erişim sağlayıcıları, yönetmelikle belirlenen esas ve usûller çerçevesinde tanıtıcı bilgilerini kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür.

(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen yükümlülüğü yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcısına Başkan tarafından iki bin Türk lirasından elli bin Türk lirasına kadar idarî para cezası verilir.

(3) (Ek: 6/2/2014-6518/86 md.) Bu Kanun kapsamındaki faaliyetleri yurt içinden ya da yurt dışından yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabilir.

(4) (Ek: 26/2/2014-6527/16 md.; Değişik: 10/9/2014-6552/126 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.)

(5) (Ek:29/7/2020-7253/2 md.) Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezaları, muhatabın yurt dışında bulunması hâlinde Başkanlık tarafından doğrudan muhataba üçüncü fıkradaki usulle de bildirilebilir. Bu bildirim 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılan tebligat hükmündedir. Bu bildirimin yapıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılır.

Değişiklik notları (3)
  1. 15/8/2016 tarihli ve 671 sayılı KHK’nin 21 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Başkanlık” ibaresi “Başkan” şeklinde değiştirilmiş olup, daha sonra bu hüküm 9/11/2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.
  2. 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanunun 126 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikibin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına” ibaresi “iki bin Türk lirasından elli bin Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiştir.
  3. 24/7/2026 tarihli ve 7590 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle bu fıkrada yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

5651 sayılı Kanun'un 3. maddesi, internet ortamında faaliyet gösterenlerin kimliğinin belirlenebilmesini ve kendilerine ulaşılabilmesini amaçlayan bilgilendirme yükümlülüğünü düzenler.

  • Birinci fıkra: İçerik, yer ve erişim sağlayıcıları, yönetmelikle belirlenen esaslar çerçevesinde tanıtıcı bilgilerini kendi internet ortamlarında kullanıcıların ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak bulundurmakla yükümlüdür (uygulamada site künyesi).
  • İkinci fıkra: Bu yükümlülüğe uymayanlara Başkan tarafından idari para cezası verilir.
  • Üçüncü fıkra: Kanun kapsamındaki faaliyetleri yurt içinden veya yurt dışından yürütenlere, internet sayfasındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklardan elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçlarıyla bildirim yapılabilir.
  • Dördüncü fıkra: Trafik bilgisinin işletmecilerden temin edilmesine ilişkin hüküm Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
  • Beşinci fıkra: İdari para cezaları, muhatap yurt dışındaysa üçüncü fıkradaki usulle bildirilebilir. Bu bildirim Tebligat Kanunu'na göre yapılmış tebligat hükmündedir ve bildirimi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılır.

Uygulamada öne çıkan noktalar: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, künyede içerik sağlayıcının gösterilmemesi hâlinde yayın nedeniyle zarar gören kişinin içerik sağlayıcıyı ayrıca araştırmakla yükümlü olmadığını kabul etmiştir. Böyle bir durumda künyede imtiyaz sahibi görünen kişinin sorumluluğu gündeme gelir. Bu yaklaşım künye yükümlülüğünün yalnızca idari değil, özel hukuk sonuçları da doğurduğunu gösterir.

Anayasa Mahkemesi, elektronik posta ile bildirime ilişkin üçüncü fıkrayı, bildirimin muhataba ulaştığının tespit edilebilmesi karşısında hukuki güvenliğe aykırı bulmamıştır. Yurt dışındaki muhataba idari para cezasının bu yolla bildirilmesine ilişkin beşinci fıkrada da tebligat usulünün açık ve net düzenlendiğini belirtmiştir. Buna karşılık trafik bilgisinin idarece sınırsız temin edilmesine imkân veren dördüncü fıkra, kişisel verilerin korunması hakkı yönünden iptal edilmiştir. Erişim engelleme kararlarının yurt dışındaki sağlayıcılara elektronik posta ile bildirildiği idari para cezası uyuşmazlıklarında da üçüncü fıkra uygulanmaktadır.

İlgili Yargı Kararları – 5651 s. K. m.3 uygulaması

İçtihat özetiYurt dışındaki muhataba idari para cezasının e-posta ile bildirilmesine imkân veren kural yeterince açık ve belirlidir.
Anayasa Mahkemesi (Norm Denetimi) E. 2020/76, K. 2023/172, T. 11.10.2023

7253 sayılı Kanunla eklenen beşinci fıkra, yurt dışındaki muhataba idari para cezasının elektronik posta veya diğer iletişim araçlarıyla bildirilmesine imkân verir. Anayasa Mahkemesi, kuralın tebligat yöntemini, bildirimin içeriğini, muhatabını ve tebliğ tarihini tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta düzenlediğini belirtmiştir.

Karardan alıntı
“Dava konusu kuralla muhatabı yurt dışında bulunup 5651 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının (...) elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile tebliğ edilebileceği, bildirimin yapıldığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebligat yapılmış sayılacağının öngörülmesi suretiyle kurala konu tebligat usul ve yönteminin, bildirimin içeriğinin, muhatabının ve hangi gün tebliğ edilmiş sayılacağı hususlarının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net olarak düzenlendiği görülmektedir.”
İçtihat özetiSağlayıcılara e-posta ile bildirim yapılması hukuki güvenlik ve hak arama özgürlüğüne aykırı değildir; tanıtım bilgileri güncel tutulmalıdır.
Anayasa Mahkemesi (Norm Denetimi) E. 2014/87, K. 2015/112, T. 08.12.2015

Sağlayıcılara internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı ve IP adresi gibi kaynaklardan elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta ile bildirim yapılmasına imkân veren üçüncü fıkra, bildirimin hızla ulaşmasını sağlayan kamu yararı amaçlı bir düzenlemedir. Bildirimin muhataba ulaştığı tespit edilebildiğinden kural hukuki güvenlik ilkesine ve hak arama özgürlüğüne aykırı bulunmamış, iptal talebi reddedilmiştir. Mahkeme, sağlayıcıların 1. ve 2. fıkralar gereği tanıtım bilgilerini güncel bulundurmakla yükümlü olduğunu da vurgulamıştır.

Karardan alıntı
“Kuralda belirtilen kişilere elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile yapılabilecek olan bildirimin, kendilerine ulaştığının tespit edilebilmesi karşısında, iptali istenilen kuralda hukuki güvenlik ilkesine ve hak arama özgürlüğüne aykırılık bulunmamaktadır.”
İçtihat özetiTrafik bilgisinin idarece hukuki inceleme olmadan temin edilmesine imkân veren dördüncü fıkra temel hakları ihlal ettiğinden iptal edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi (Norm Denetimi) E. 2014/149, K. 2014/151, T. 02.10.2014

6552 sayılı Kanunla değiştirilen dördüncü fıkra, trafik bilgisinin idarece işletmecilerden herhangi bir hukuki inceleme yapılmadan temin edilmesine imkân veriyordu. Trafik bilgisi kişisel veri niteliği taşır ve iletişimin gizliliği, ifade ve haberleşme özgürlükleri ile doğrudan ilgilidir. Bu bilgilerin idarece kurala ve sınırlamaya bağlı olmaksızın elde edilebilmesi temel hak ihlaline yol açacağından dördüncü fıkra iptal edilmiştir.

Karardan alıntı
“Trafik bilgisi adı altında temin edilecek olan bilgiler Anayasa ile teminat altına alınan iletişimin gizliliği, düşünce ve ifadeyi yayma özgürlüğü, haberleşme özgürlüğü, kişisel verilerin korunması gibi birçok temel hakla doğrudan ilgili olup bu bilgilerin TİB tarafından herhangi bir kurala ve sınırlamaya tabi olmaksızın istenildiği zaman ve şekilde elde edilebilir olması temel hak ve özgürlüklerin doğrudan ihlaline sebebiyet vermektedir.”
İçtihat özetiKünyede içerik sağlayıcı gösterilmemişse imtiyaz sahibi sorumlu tutulur; zarar gören ayrıca araştırma yapmak zorunda değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E. 2014/7834, K. 2014/11797, T. 16.09.2014Bozma

3. madde gereğince sitenin künyesinde içerik sağlayıcının gösterilmesi emredici bir yükümlülüktür. Künyede içerik sağlayıcı belirtilmemişse, yayından zarar gören kişi ayrıca içerik sağlayıcıyı araştırmakla yükümlü değildir. Künyede imtiyaz sahibi görünen kişi içerik sağlayıcı olarak sorumlu tutulur ve bu yönde araştırma yapılmadan davanın reddi bozma nedenidir.

Karardan alıntı
“5651 sayılı Yasa madde 3'e göre içerik sağlayıcının yasanın emredici hükmüne rağmen belirtilmediği, ortam paylaşanların ayrıca içerik sağlayanı araştırmakla yükümlü olmadığı”
İçtihat özetiTicari sağlayıcılara kimlik ve iletişim bilgilerini ana sayfada bulundurma yükümlülüğü getiren yönetmelik hükmü hukuka uygundur.
Danıştay 13. Daire E. 2013/239, K. 2019/4266, T. 12.12.2019Kısmen iptal, kısmen ret

3. maddenin birinci fıkrasındaki bilgilendirme yükümlülüğünü somutlaştıran Yönetmelik hükmü, ticari veya ekonomik amaçlı sağlayıcılara kimlik, adres ve iletişim bilgilerini ana sayfadan ulaşılabilir biçimde bulundurma yükümlülüğü getirmektedir. Danıştay bu hükmü, kullanıcıların bilgilendirilmesi ve internetten alışveriş yapanların korunması amacına yönelik bularak hukuka uygun görmüştür.

Karardan alıntı
“internet ortamının ticari ve ekonomik amaçlı işlemler için de kullanıldığı dikkate alındığında, internet kullanıcıların bilgilendirilmesi ve internet üzerinden alışveriş yapan kullanıcıların korunmasına yönelik olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”
İçtihat özetiTrafik bilgisinin temini hakkındaki dördüncü fıkranın AYM'ce iptal edilmiş olması uyuşmazlığın çözümünde esas alınır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2023/2720, K. 2024/183, T. 05.02.2024

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, uyuşmazlığı değerlendirirken trafik bilgisinin işletmecilerden temin edilmesine ilişkin 3. maddenin 4. fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini dikkate almıştır. Kanun'un amaç ve kapsamı ile birlikte bu iptal sonrası hukuki durumu esas almıştır.

Karardan alıntı
“"Bilgilendirme yükümlülüğü" başlıklı 3. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "Trafik bilgisi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından ilgili işletmecilerden temin edilir. Hakim tarafından karar verilmesi halinde ilgili mercilere verilir" düzenlemesi, Anayasa Mahkemesinin 02/10/2014 tarih ve E:2014/149, K:2014/151 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.”
İçtihat özetiErişim engeli veya içerik çıkarma kararının e-postayla bildirimi, sağlayıcıya idari yaptırım sürecini başlatan geçerli bildirimdir.
Ankara BİM 7. İdari Dava Dairesi E. 2020/1321, K. 2020/1597, T. 02.12.2020

Erişim engelleme veya içerik çıkarma kararına uymadığı gerekçesiyle sağlayıcıya verilen idari para cezasına ilişkin uyuşmazlıkta, kararın sağlayıcıya 3. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca elektronik posta yoluyla bildirildiği esas alınmıştır. Üçüncü fıkradaki bildirim usulü, yaptırım sürecinin başlangıcını oluşturan bildirim yolu olarak uygulanmaktadır.

Karardan alıntı
“uzantılı URL adresindeki içeriğin çıkarılması veya erişiminin engellenmesi kararı verildiği ve bu kararın 5651 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi gereğince davacı şirket vekilinin [email protected] mail posta adresine bildirildiği”
İçtihat özeti8/A kapsamındaki onay kararının e-postayla iletilmesi, sağlayıcının yükümlülüğünü doğuran başlıca bildirim yoludur.
Ankara BİM 7. İdari Dava Dairesi E. 2020/1271, K. 2020/1702, T. 23.12.2020

Kanun'un 8/A maddesi kapsamındaki karara uymama nedeniyle verilen idari para cezasına karşı açılan davada, sulh ceza hâkimliğinin onay kararının sağlayıcıya elektronik posta ile iletildiği tespit edilmiştir. İdari yargı, bu iletim üzerinden yükümlülüğün doğup doğmadığını incelemiştir. Elektronik posta ile bildirim, 3. madde çerçevesinde sağlayıcılara yönelik başlıca bildirim yolu olarak görülmektedir.

Karardan alıntı
“Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğince 2018/936 D. İş No'lu dosyasından inceleme yapılarak, 03.02.2018 tarihli kararıyla onaylanmasına karar verildiği, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin karar bilgisi 14.02.2018 tarihli mail ile ... mail posta adresine”
İçtihat özetiYurt dışındaki sağlayıcıya kayıtlı e-posta adresine yapılan bildirim, 3. madde uyarınca Tebligat Kanunu'na göre yapılmış tebligat hükmündedir.
Danıştay 13. Daire E. 2022/3913, K. 2022/4561, T. 01.12.2022Onama

Temsilci belirlemeyen yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya verilen idari para cezasına karşı açılan davada, bildirim ve cezanın elektronik posta ile tebliğinin Tebligat Kanunu'na aykırı olduğu iddiası reddedilmiştir. Danıştay, 3. maddenin internet sayfasındaki iletişim araçları üzerinden e-posta ile bildirime imkân verdiğini kabul eden kararı onamış, Anayasa'ya aykırılık iddiasını da ciddi bulmamıştır.

Karardan alıntı
“Tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun kapsamında faaliyet yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabileceği ve bunun Tebligat Kanunu'na göre yapılan tebligat hükmünde olduğu belirtildiğinden, davacı şirketin bu yöndeki iddiasına itibar edilmediği ifade edilmiştir.”
İçtihat özeti3. madde uyarınca elektronik posta ile yapılan bildirim geçerli olduğundan, tebligatın Tebligat Kanunu'na aykırılığı iddiası dinlenmez.
Danıştay 13. Daire E. 2023/603, K. 2023/1285, T. 20.03.2023

Sağlayıcıya yönelik idari yaptırım uyuşmazlığında, tebligatın Tebligat Kanunu'na uygun yapılmadığı iddiası değerlendirilmiştir. Kararda, 3. madde uyarınca Kanun kapsamında faaliyet yürütenlere internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı ve IP adresi gibi kaynaklardan elde edilen bilgilerle e-posta yoluyla bildirim yapılabileceği esas alınarak bu iddiaya itibar edilmemiştir.

Karardan alıntı
“Davacı şirket tarafından, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, 5651 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun kapsamında faaliyet yürütenlere, internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta veya diğer iletişim araçları ile bildirim yapılabileceği anlaşıldığından, davacı şirketin anılan iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.”

İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Site künyesinde içerik sağlayıcı gösterilmezse kim sorumlu olur?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, künyede içerik sağlayıcı belirtilmemişse zarar gören kişinin içerik sağlayıcıyı ayrıca araştırmakla yükümlü olmadığını kabul etmiştir. Bu durumda künyede imtiyaz sahibi olarak görünen kişinin sorumluluğu gündeme gelir.
Yurt dışındaki bir platforma e-posta ile yapılan bildirim geçerli midir?
Üçüncü fıkra, iletişim araçları, alan adı ve IP adresi gibi kaynaklardan elde edilen bilgiler üzerinden elektronik posta ile bildirime imkân verir. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. İdari para cezalarında ise beşinci fıkra uyarınca bildirim, tebligat hükmünde olup izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Trafik bilgisinin idarece işletmecilerden temin edilmesine ilişkin dördüncü fıkra neden yürürlükte değil?
Anayasa Mahkemesi 02.10.2014 tarihli kararıyla, kişisel veri niteliğindeki trafik bilgisinin sınırsız biçimde temin edilmesine imkân verdiği gerekçesiyle bu fıkrayı iptal etmiştir.
WhatsApp ile yazın