5651 md. 9/A, özel hayatının gizliliği internet yayınıyla ihlal edilen kişinin doğrudan Başkanlığa başvurarak URL bazlı erişim engeli istemesini düzenler.
Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi
Madde 9/A– (Ek: 6/2/2014-6518/94 md.)
(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.
(2) Yapılan bu istekte; hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgilere yer verilir. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz.
(3) Başkan, kendisine gelen bu talebi uygulanmak üzere derhâl Birliğe bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir.
(4) Erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim, video ile ilgili olarak (URL şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla uygulanır.
(5) Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğinden bahisle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edilip edilmediğini değerlendirerek vereceği kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir; aksi hâlde, erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar.43
(6) Hâkim tarafından verilen bu karara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.
(7) Erişimin engellenmesine konu içeriğin yayından çıkarılmış olması durumunda hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.
(8) Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde doğrudan Başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Başkanlık tarafından yapılır. (Mülga cümle: 26/2/2014-6527/18 md.)
(9) (Ek: 26/2/2014-6527/18 md.) Bu maddenin sekizinci fıkrası kapsamında Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, (…)42 yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.
6518 sayılı Kanunla 2014 yılında eklenen 9/A maddesi, internet ortamındaki yayın nedeniyle özel hayatının gizliliği ihlal edilen kişilere, mahkemeye gitmeden önce doğrudan Başkanlığa başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini isteme imkânı tanır. Madde, kişilik haklarına ilişkin olup Anayasa Mahkemesince iptal edilen 9. maddeden ayrı ve hâlen yürürlükte olan özel bir yoldur.
Anayasa Mahkemesi, 9/A maddesini 8, 8/A ve 9. maddelerle birlikte Kanun'un erişim engelleme usullerine ayrılmış dört maddesinden biri olarak değerlendirmiş ve bu yolun idari makamın kararı ile sonraki yargısal onaydan oluşan, hızlı sonuç amaçlayan bir koruma tedbiri olduğunu vurgulamıştır. Maddenin dokuzuncu fıkrası ve diğer hükümleri norm denetimine de konu olmuştur.
Yargıtay kararları, 8. madde (katalog suçlar), kişilik haklarına ilişkin yol ve 9/A (özel hayatın gizliliği) arasındaki kapsam farkına dikkat çekmekte; bu yolların varlığının ilgili suçlarda etkili soruşturma yapılması yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtmektedir. Ayrıca sosyal ağ sağlayıcılar, ek 4. madde uyarınca 9/A kapsamındaki başvurulara 48 saat içinde cevap vermekle yükümlüdür.
Mahkeme, 2014 ve 2015 değişiklikleriyle erişimi engellenebilecek içerik kategorilerinin genişletildiğini, 9/A ile özel hayatın gizliliği ihlali iddiasında bulunanlara, talebi 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunma koşuluyla doğrudan BTK'ya başvurma imkânı tanındığını açıklamıştır.
“9/A maddesi ile özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişilere erişimin engellenmesi talebiyle talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmak kaydıyla- doğrudan BTK'ya başvuruda bulunma imkânı getirilmiştir.”
6527 sayılı Kanunla 9/A maddesine eklenen ve Başkanın gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde verdiği engelleme kararının 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulmasını öngören dokuzuncu fıkra incelenmiştir. Mahkeme, sistemin kişinin başvurusu ve Başkanın re'sen emri olmak üzere iki ayrı işleyişi olduğunu ve her ikisinin hâkim denetimine bağlandığını açıklamıştır.
“5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesi özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesini düzenlemektedir. Bu madde uyarınca internet ortamında özel hayatının gizliliğinin ihlali edildiğini ileri süren kişiler doğrudan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına başvurulabileceği gibi gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Başkanın emri üzerine TİB tarafından da erişimin engellenmesi tedbiri uygulanabilecektir.”
6518 sayılı Kanunla yapılan 5651 değişikliklerine karşı açılan iptal davasında, 94. madde ile Kanun'a eklenen 9/A maddesi de dava konusu kurallar arasında incelenmiştir. Karar, 9/A'nın Kanun'a giriş biçimini ve ilk hâlini ortaya koymaktadır.
“94. maddesiyle 5651 sayılı Kanun'a eklenen 9/A maddesi şöyledir: "Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi MADDE 9/A- İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişiler, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir.”
Keskin Kalem kararında Mahkeme, 9/A ve 8/A maddelerinin eklenmesiyle erişimi engellenebilecek içeriğe iki yeni kategori eklendiğini ve 8, 8/A, 9 ve 9/A olmak üzere Kanun'un dört maddesinin erişim engelleme usullerine ayrıldığını tespit etmiştir. 9/A özel hayatın gizliliğine özgü ayrı bir usuldür.
“Böylelikle internet ortamında yayımlanması hâlinde erişimi engellenebilecek içerik türüne iki yeni kategori daha eklenmiş, Kanun'un 8., 8/A, 9. ve 9/A maddeleri olmak üzere 5651 sayılı Kanun'un toplamda dört maddesi erişimin engellenmesi usullerinin düzenlenmesine hasredilmiştir.”
Ali Kıdık kararına atıfla, kanun koyucunun özel hayatın ve kişilik haklarının hızlı ve etkili korunması ihtiyacı nedeniyle genel dava ve şikâyet yollarının yanında özel ve hızlı usuller öngördüğü; bunlardan birinin BTK başkanının sonradan sulh ceza hâkiminin onayına sunulmak üzere verdiği kararlar olduğu belirtilmiştir.
“Söz konusu usullerden biri de 5651 sayılı Kanun ile getirilen ve sulh ceza hâkiminin çelişmeli olmayan bir usulle veya Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu başkanının daha sonra sulh ceza hâkiminin onayına sunulmak üzere verdiği içeriğin yayından çıkarılması ve yayına erişimin engellenmesi kararlarıdır.”
Sulh ceza hâkimliği, erişim engelinin 8. madde (katalog suçlar), kişilik haklarına ilişkin 9. madde ve özel hayatın gizliliğine ilişkin 9/A kapsamında verilebileceğini belirterek talebi reddetmiştir. Kanun yararına bozma incelemesinde, haberdeki olaya ilişkin beraat kararının kesinleşmiş olması karşısında bu ret gerekçesinin isabetli olmadığı ileri sürülmüştür; karar, üç yolun kapsam farkını göstermesi bakımından önemlidir.
“aynı yasanın 9/A maddesinde, özel hayatının gizliliğini ihlal eder mahiyetteki internet ortamında yapılan yayınlara yönelik erişimin engellenmesine karar verilebileceği gözetildiğinde, talepte bulunanın talebinin yukarıda belirtilen maddeler kapsamında bulunmaması'' şeklindeki gerekçe ile reddine karar verilmiş ise de”
Savcılığın, mağdurun 9 ve 9/A yollarıyla içerik kaldırma veya erişim engeli isteyebileceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi isabetli görülmemiştir. Erişim engeli yollarının bulunması, failin tespiti için gerekli soruşturma işlemlerinin yapılması yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
“5651 Sayılı Yasa'nın 9 ve 9/A maddesinde bu gibi durumlarda müşteki ya da mağdurların internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin veya kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda (...) Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'ndan ya da doğrudan Sulh Ceza Hâkimliği'ne başvurarak da içeriğe erişimin engellenmesini isteyebileceği gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse de”
Sosyal medya paylaşımında başvurucunun telefon numarasının yer alması, kişilik haklarına saldırı değil özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak nitelendirilmiştir. Daire, 9/A maddesinin bu tür ihlallerde doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvuru yöntemini benimsemediğini belirterek talebin 9. madde kapsamında reddini yerinde bulmuş ve kanun yararına bozma istemini reddetmiştir.
“Paylaşımda, başvurucunun, kişisel veri niteliğindeki, telefon numarasının bulunmasının ise kişisel verilerin hayatın özel alanına ilişkin bilgiler olması itibariyle, kişilik haklarına bir saldırı mahiyetinde değil özel hayatın gizliliğini ihlal çerçevesinde değerlendirilebileceği, 5651 sayılı Yasanın 9/A maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal durumunda, içeriğin çıkartılması veya erişimin engellenmesi istemiyle doğrudan Sulh Ceza Hakimliğine başvuru yönteminin benimsenmediği cihetle,”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.