5651 md. 8, katalog suçları oluşturan internet yayınlarında içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararlarını, karar mercilerini ve yaptırımları düzenler.
İçeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararları ile yerine getirilmesi
Madde 8– (1) İnternet ortamında yapılan ve içeriği aşağıdaki suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilir:
a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1) İntihara yönlendirme (madde 84),
2) Çocukların cinsel istismarı (madde 103, birinci fıkra),
3) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190),
4) Sağlık için tehlikeli madde temini (madde 194),
5) Müstehcenlik (madde 226),
6) Fuhuş (madde 227),
7) Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (madde 228),
suçları.
b) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
c) (Ek:25/3/2020-7226/32 md.) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan suçlar.
ç) (Ek:13/10/2022-7418/32 md.) 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 27 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
(2) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından verilir. Soruşturma evresinde, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından da içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verilebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı kararını yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Bu süre içinde kararın onaylanmaması halinde tedbir, Cumhuriyet savcısı tarafından derhal kaldırılır. (Ek cümle: 6/2/2014-6518/92 md.) Erişimin engellenmesi kararı, amacı gerçekleştirecek nitelikte görülürse belirli bir süreyle sınırlı olarak da verilebilir. Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin karara 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz edilebilir.
(3) Hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının birer örneği, gereği yapılmak üzere Başkanlığa gönderilir.
(4) İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak (…) erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. (Değişik cümle:29/7/2020-7253/4 md.) Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.
(5) İçeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği, derhal ve en geç kararın bildirilmesi anından itibaren dört saat içinde yerine getirilir.
(6) Başkan tarafından verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının konusunu oluşturan yayını yapanların kimliklerinin belirlenmesi halinde, Başkan tarafından, Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.
(7) Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda Cumhuriyet savcısı, hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bir örneğini Başkanlığa gönderir.
(8) Kovuşturma evresinde beraat kararı verilmesi halinde, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu durumda mahkemece hükümsüz kalan içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu internet adresini belirtmek suretiyle, beraat kararının bir örneği Başkanlığa gönderilir.
(9) Konusu birinci fıkrada sayılan suçları oluşturan içeriğin yayından çıkarılması halinde; erişimin engellenmesi kararı, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından kaldırılır.
(10) Koruma tedbiri olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereğini yerine getirmeyen içerik, yer veya erişim sağlayıcılarının sorumluları, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
(11) İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından (…) onbin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren yirmidört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde Başkanlığın talebi üzerine (…)25 Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.
(12) Bu Kanunda tanımlanan kabahatler dolayısıyla (…)25 Başkanlık tarafından verilen idarî para cezalarına ilişkin kararlara karşı, 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.
(13) (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) İşlemlerin yürütülmesi için Başkanlığa gönderilen hakim ve mahkeme kararlarına 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre Başkanlık tarafından itiraz edilebilir.
(14) (Ek: 12/7/2013-6495/47 md.) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde tanımlanan kurum ve kuruluşlar, kendi görev alanına giren suçların internet ortamında işlendiğini tespit etmeleri hâlinde, bu yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı alabilirler. Erişimin engellenmesi kararları uygulanmak üzere Başkanlığa gönderilir.
(15) (Ek: 26/2/2014-6527/17 md.) Bu maddeye göre soruşturma aşamasında verilen hâkim kararı ile 9 uncu ve 9/A maddesine göre verilen hâkim kararı birden fazla sulh ceza mahkemesi bulunan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenen sulh ceza mahkemeleri tarafından verilir.
(16) (Ek: 10/9/2014-6552/127 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.)
(17) (Ek:17/10/2019-7188/36 md.) Bu maddenin ikinci, dördüncü ve ondördüncü fıkraları kapsamında verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilir. Ancak, teknik olarak ihlale ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla ihlalin önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir.
5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi, internet ortamındaki yayınlara yönelik suç temelli içerik çıkarma ve erişim engelleme rejimini düzenler. Tedbire, yayının içeriğinin birinci fıkrada sınırlı olarak sayılan suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunması hâlinde başvurulabilir. Katalogda TCK'daki intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı (103/1), uyuşturucu kullanımını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş ve kumar için yer ve imkân sağlama suçları ile 5816 sayılı Kanun, 7258 sayılı Kanun ve 2937 sayılı Kanun'un 27. maddesindeki suçlar yer alır.
Yargıtay, bu maddenin yalnızca katalog suçlarda uygulanabileceğini, kişilik haklarına saldırı gibi katalog dışı ihlallerde 8. maddeye dayanılamayacağını istikrarlı biçimde vurgulamıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026 tarihli kararında, 8. madde kapsamında erişim engeli kararının ancak katalog suçlara ilişkin soruşturmada savcının talebiyle verilebileceğini, üçüncü kişilerin doğrudan talepte bulunma yetkisinin olmadığını belirtmiştir.
Anayasa Mahkemesi madde üzerinde birçok kez norm denetimi yapmıştır: 2014'te Başkanlık'a hâkim kararı olmadan engelleme yetkisi veren 16. fıkrayı, 2017'de yurt dışındaki sağlayıcılara yönelik re'sen engelleme yetkisini müstehcenlik suçu yönünden iptal etmiş; 2023 tarihli kararla da dördüncü ve on birinci fıkralardaki bazı ibareleri iptal etmiştir. Karar mercileri ve bildirim kurumu bakımından 7590 sayılı Kanunla yapılan Başkanlık değişikliği de dikkate alınmalıdır.
8. madde kapsamındaki erişim engeli kararı ancak sınırlı sayıdaki suçlarla ilgili yürütülen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısının talebi üzerine verilebilir. Üçüncü kişilere bu madde uyarınca doğrudan başvuru hakkı tanınmamıştır; böyle bir talebin usulden reddi gerekir. Daire, dosyayı kanun yararına bozma takdiri için Adalet Bakanlığına sunulmak üzere iade etmiştir.
“Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca erişimin engellenmesi kararının, ancak sınırlı olarak sayılan suçlarla ilgili yürütülen bir soruşturma kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine verilebileceği, üçüncü kişilere bu şekilde başvuru ya da talepte bulunma hak ve yetkisi tanınmadığı”
Anayasa Mahkemesi 7253 sayılı Kanun değişikliklerini incelerken 8. maddenin on birinci fıkrasında idari tedbir kararının yerine getirilmemesi hâlinde içerik, yer ve erişim sağlayıcılara idari para cezası öngören ibareyi de denetlemiştir. Resmî metindeki dipnotlara göre bu karar ile dördüncü fıkradaki içeriğin çıkarılması ibaresi ve on birinci fıkradaki ilgili ibare iptal edilmiştir.
“5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinin numaralı fıkrasının birinci cümlesinde de idari tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına on bin yeni Türk lirasından yüz bin yeni Türk lirasına kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmış”
Somut norm denetiminde, içerik veya yer sağlayıcısı yurt dışında bulunan yayınlarda TİB'in re'sen erişim engelleme yetkisi müstehcenlik suçu yönünden incelenmiştir. Resmî metindeki dipnota göre ilgili ibareler müstehcenlik alt bendi yönünden iptal edilmiş ve iptal kararı bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir.
“İtiraz konusu kurala göre ise içerik veya yer sağlayıcısı yurt dışında bulunan ve müstehcenlik suçunu oluşturan yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı resen TİB tarafından verilecektir.”
6552 sayılı Kanunla eklenen ve millî güvenlik, kamu düzeni gibi geniş kavramlara dayanarak Başkanlık'a hızlandırılmış erişim engelleme yetkisi veren on altıncı fıkra incelenmiştir. Resmî metne göre bu fıkra iptal edilmiştir. Karar, katalog suçlara ilişkin 8. maddedeki daha sıkı yargısal denetim ile yeni yetki arasındaki farkı da ortaya koymaktadır.
“Kanun, 8. maddesi ile sitelere erişim engelleme kararının verilmesi, bu karara konu olabilecek suçları ve bu kararın uygulanmasını düzenlemektedir. Erişim engelleme kararına konu olabilecek suçlar, anılan maddenin numaralı fıkrasında sınırlı olarak sayılmıştır.”
Savcılık, suçun 8. maddedeki katalog suçlardan olmaması ve mağdurun 9 ile 9/A yollarına başvurabileceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Daire, erişim engeli imkânlarının soruşturmanın etkin yürütülmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, failin tespitine yönelik işlemler yapılmadan verilen kararın ve itirazın reddinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
“5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, erişimin engellenmesi hususunda sekiz adet katolog suç belirlendiği, bu suçlar dışında erişimin engellenmesi kararının alınmasının yasal olarak mümkün olmadığı”
YouTube'a erişimin tümüyle engellenmesine ilişkin başvuruda, TİB'in 8. maddeye dayanarak sınırsız şekilde idari tedbir uygulayabileceği yaklaşımı kabul edilmemiştir. İdari engelleme yetkisinin ancak acele hâllerde kullanılabileceği ve 24 saat içinde hâkim onayına sunulması gerektiği vurgulanmıştır.
“5651 sayılı Kanun’un 8.maddesinin numaralı fıkrasına dayanarak bu maddede sayılan suçların oluştuğu gerekçesiyle idarenin sınırsız bir şekilde erişimin engellenmesi tedbirini uygulayabileceği yönündeki yaklaşımın kabul edilemez olduğu açıktır.”
Facebook grubunda yapılan kişilik haklarına saldırı niteliğindeki yayın 8. maddedeki suçlardan olmadığından, TİB'in doğrudan erişim engeli kararı vermesi mümkün değildir. Bu tür ihlallerde ilgili kişinin 9. madde uyarınca içerik veya yer sağlayıcısına başvurması gerekir.
“yayının içerik itibariyle olay tarihinde yürürlükte bulunan 5651 sayılı Kanunun 8. maddesi kapsamında sınırlı olarak sayılan suçlardan olmaması nedeniyle doğrudan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından erişimin engellenmesi kararı verilebilmesinin olanaklı olmadığı”
Erişim engeli kararı verilebilmesi için yayının 8. maddede sayılan suçlarla ilgili olması gerekir. Bunlar dışındaki hak ihlallerinde 9. madde veya Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre işlem yapılması gerektiğinden, katalog dışı ihlal için verilen erişim engeli kararına yapılan itirazın kabulü gerekir.
“bunların dışındaki hak ihlallerinde 5651 Kanun'un 9.maddesi ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre işlem yapılması gerektiği, erişimin engellenmesi kararı verilemeyeceği dikkate alınarak itirazın kabul edilmesi gerektiği”
Yurt dışındaki bir siteye müstehcenlik gerekçesiyle TİB tarafından 8. maddenin dördüncü fıkrasına dayanılarak re'sen getirilen erişim engelini iptal eden bölge idare mahkemesi kararı onanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğünün ertelenmiş olması, yargı mercilerinin Anayasa'ya aykırılığı saptanmış kuralı derdest uyuşmazlıklarda uygulamasını gerektirmez.
“Bu durumda, dava konusu işlemin dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması nedeniyle işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.”
Müstehcenlik ve çocukların cinsel istismarı şüphesiyle bir internet sitesine BTK tarafından uygulanan erişim engelinin iptali istemiyle açılan davada, tedbirin idarece kaldırılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Danıştay, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesini hukuka uygun bularak kararı onamıştır.
“davalı idare tarafından, dava konusu internet sitesine ilişkin 5651 sayılı Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca re'sen uygulanan erişimin engellenmesi tedbirinin 11/04/2017 tarihinde kaldırıldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.”
Korkut Duman kararında, beraat kararına rağmen erişim engelinin kaldırılmadığı şikâyeti adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir. Mahkeme, 8. maddenin sekizinci fıkrası uyarınca beraat hâlinde engelin kendiliğinden hükümsüz kalacağını, ancak başvurucunun kesinleşen beraat kararının uygulanması için TİB'e başvurmadığını belirterek başvuruyu açıkça dayanaktan yoksun bulmuştur.
“Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.”
Yasa dışı bahis reklamı nedeniyle 8. maddenin on dördüncü fıkrası uyarınca bir internet sitesinin tümüne erişimin engellenmesi incelenmiştir. Kural olarak URL bazlı engelleme gerekse de, https protokolü kullanan sitelerde içeriğe erişimin engellenmesi teknik olarak yapılamadığından on yedinci fıkra uyarınca sitenin tümüne yönelik engelleme hukuka uygun bulunmuş ve davayı reddeden karar onanmıştır.
“Bu durumda, ... adlı internet sitesindeki "..." ifadeli reklam anılan sitenin bütününe yönelik olmasa da, "https" protokolü kullanan internet siteleri, teknik olarak içeriğe erişimin engellenmesi (URL) yöntemiyle erişime engellenemediğinden, anılan internet sitesinin bütününe yönelik olarak erişimin engellenmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.