5651 md. 9, kişilik hakları ihlalinde sulh ceza hâkiminden erişim engeli istenmesini düzenliyordu; AYM 2023/172 sayılı kararla iptal edilmiştir.
İçeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi
Madde 9– (Değişik: 6/2/2014-6518/93 md.) (İptal:Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 tarihli ve E.: 2020/76; K.: 2023/172 sayılı Kararı ile)
5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi, internet ortamındaki yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişilere, içerik veya yer sağlayıcısına uyarı yoluyla başvurma ya da doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini isteme imkânı tanıyordu. Hâkim çelişmeli olmayan bir usulle, kural olarak URL bazlı karar veriyor, karara CMK'ya göre itiraz edilebiliyordu.
İptal: Anayasa Mahkemesi 11.10.2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla maddeyi Anayasa'nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı bularak iptal etmiş, iptal hükmünün Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesini öngörmüştür. Bu nedenle madde metni resmî kaynakta iptal kaydıyla yer almaktadır.
İptale giden süreç: Anayasa Mahkemesi 2015'ten itibaren verdiği bireysel başvuru kararlarında bu yolun istisnai bir koruma tedbiri olduğunu, ancak kişilik haklarının ilk bakışta ve apaçık biçimde ihlal edildiği hâllerde (örneğin çıplak görüntülerin yayımlanması) işletilebileceğini vurgulamıştır. Keskin Kalem Yayıncılık kararında ise sulh ceza hâkimliklerinin bu ölçütleri uygulamadığını, tedbirin süresiz olduğunu ve kademeli müdahale öngörülmediğini tespit ederek ihlalin doğrudan kanundan kaynaklandığına karar vermiştir.
İptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra kişilik hakkı ihlallerinde genel hukuk yolları (tazminat ve önleme davaları, ihtiyati tedbir) ile özel hayatın gizliliği yönünden 9/A maddesi öne çıkmaktadır. Somut olayda hangi yolun uygulanacağı, ihlalin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Mahkeme, Keskin Kalem kararındaki sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığını belirterek 9. maddeye dayalı erişim engeli ve içerik kaldırma müdahalesinin Anayasa'nın 13. maddesindeki kanunilik şartını sağlamadığına karar vermiştir. İptal kararından sonra da benzer başvurular aynı gerekçeyle sonuçlandırılmaktadır.
“başvurucuların sahibi, yöneticisi, sorumlusu ya da içerik hazırlayıcısı olduğu internet içeriklerine erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin kaldırılması şeklindeki başvuru konusu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır.”
Karar, norm denetiminde 9. maddenin kademeli müdahale yöntemi öngörmediğini, içeriğe erişimi süresiz biçimde engellediğini ve takdir yetkisini sınırlayan usule ilişkin yargısal güvenceler içermediğini tespit ettiğini hatırlatmaktadır.
“norm denetimi kararında 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin kamusal makamların takdir yetkisini sınırlayarak keyfî uygulamaların önüne geçilmesini sağlayacak usule ilişkin yargısal güvenceleri içermediği, bu nedenle ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale oluşturduğu sonucuna ulaşmıştır .”
Kişilik haklarının korunması için 9. madde yoluna başvurup sonuç alamayan başvurucuların durumunu inceleyen Mahkeme, Yargıtay'ın bu tür taleplerin yalnızca 9. madde kapsamında ileri sürülebileceği yönündeki içtihadının iptal kararının yürürlüğe girmesiyle kanuni dayanağını yitirdiğini belirtmiştir.
“söz konusu madde hükmüne ilişkin iptal kararının yürürlüğe girmesiyle anılan içtihada dair hukuki yorumunun kanuni dayanağının ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.”
Hâkimlik kararında dayanak açıkça gösterilmese de cinsel istismar mağduru çocuk ve ailesinin kişilik haklarının korunması gerekçesiyle verilen engelin 9. maddeye dayandığı kabul edilmiştir. Karar, maddenin norm denetiminde iptal edildiğini ve iptalin dokuz ay sonra yürürlüğe girdiğini aktarmaktadır.
“5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinin numaralı fıkrası, yapılan norm denetimi incelemesi sonucunda Anayasa'nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı görülerek Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür .”
İ.D. ve diğerleri kararına atıfla, 9. maddenin temel güvencelerden yoksun olması nedeniyle yalnız ifade özgürlüğü değil kişilik haklarının korunması bakımından da etkili bir yol sunmadığı, özel hukuk yolunun da Yargıtay içtihadıyla erişim engeli taleplerine kapatıldığı vurgulanmış, etkili başvuru hakkı ihlali tespit edildiği hatırlatılmıştır.
“başvurucuların şeref ve itibarlarının korunması haklarıyla bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir .”
7253 sayılı Kanunla değiştirilen 9. madde bütünüyle incelenmiş ve iptal edilmiştir. Mahkeme, maddenin kişilik haklarını ihlal eden internet yayınlarına erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlediğini belirleyerek denetimini bu çerçevede yapmıştır.
“5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde kişilik haklarını ihlal eden internet yayınlarına erişimin engellenmesi ile bu yayınlara yönelik içeriğin çıkarılması işlemlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.”
Keskin Kalem kararında Mahkeme, farklı sulh ceza hâkimliklerinin 9. maddeyi ilk bakışta ihlal ölçütüyle sınırlı uygulamadığını ve Anayasa Mahkemesi içtihadını izlemediğini tespit ederek ihlalin doğrudan kanundan kaynaklandığı sonucuna varmıştır. Sonraki kararlar bu sonucu ihlal kararı olarak aktarmaktadır.
“Farklı yargı çevrelerinde görevli sulh ceza hâkimliklerince verilen somut olaylardaki kararlar 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki erişimin engellenmesi usulünün kişilik haklarının ihlal edildiğinin ilk bakışta anlaşılabildiği hâller ile sınırlı olarak uygulanmadığını, verilen kararlarda Anayasa Mahkemesi içtihadı ile ortaya konulan ilkelerin takip edilmediğini göstermektedir.”
9. maddedeki yol, kişilik haklarına devam eden ve ilk bakışta anlaşılan müdahaleyi durdurmaya yönelik istisnai bir tedbirdir. Görünüşte haklılık varsa meşru kabul edilir; çıplak görüntülerin yayımlanması gibi ileri inceleme gerektirmeyen ihlallerde işletilebilir.
“Anayasa Mahkemesine göre bir kimsenin çıplak resimlerinin veya video görüntülerinin yayımlanması gibi kişilik haklarının ihlal edildiğinin daha ileri bir inceleme yapılmaya gerek olmaksızın ilk bakışta anlaşılabildiği hâllerde 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesinde öngörülmüş olan istisnai usul işletilebilir .”
Akademik bir yayına erişim engeline ilişkin başvuruda, 9. madde usulünde ilk bakışta ihlal bulunmayan taleplerin başka inceleme yapılmaksızın reddedileceği, genel mahkemelerde ise ihlalin bütün delillerle ispatı gerektiği belirtilmiştir. Bu yol bilim ve sanat özgürlüğünü zedelemeyecek şekilde kullanılmalıdır.
“5651 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki usulde ortada ilk bakışta ihlal durumunun bulunmadığı hâllerde talep başka bir inceleme yapılmaksızın reddedilir. Genel mahkemelerde görülen davalarda ise talebin kabul edilebilmesi için ihlal iddiasının ispatlanması gerekir.”
Kişinin video görüntüleri izinsiz kullanılarak reklam amaçlı yapılan paylaşımın kişilik haklarını ihlal ettiği açıkça anlaşıldığından, talebi ilk bakışta ihlal bulunmadığı gerekçesiyle reddeden karara yapılan itirazın kabulü gerekir. Daire kanun yararına bozma sonucunda URL'ye erişimin engellenmesine karar vermiştir.
“URL uzantılı internet adresinde yayımlanan videoya yönelik verilen erişimin engellenmesi talebinin reddine dair karara yapılan itirazın kabulüne, bu URL adresine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE”
İ.D. ve diğerleri kararında Mahkeme, Keskin Kalem kararıyla tespit edilen yapısal sorunun yalnız ifade özgürlüğünü değil, kişilik haklarının korunmasını da etkilediğini belirlemiştir. Yargıtay içtihadıyla genel hukuk yolu internet içeriğine erişim engeli taleplerine kapatıldığından, erişim engeli talebi reddedilen kişilerin şeref ve itibarı için etkili bir başvuru yolu bulunmadığı sonucuna varılmış ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
“Buna göre Anayasa Mahkemesi hâlihazırda erişimin engellenmesi taleplerinin reddedilmesi nedeniyle başvurucuların müdahale edilen şeref ve itibarın korunması hakkına hukuki çare arayabilecekleri etkili bir başvuru yolu bulunmadığı sonucuna varmıştır.”
Ali Kıdık kararında Mahkeme, sulh ceza hâkiminin 24 saat içinde karşı tarafı dinlemeden ve delil toplamadan karar verdiği 9. madde usulünün istisnai olduğunu kabul etmiştir. Bu usul, çıplak görüntülerin yayımlanması gibi ihlalin ilk bakışta anlaşıldığı durumlarla sınırlıdır. Ayrıca soruşturma açılmadığı takdirde engelin belirsiz süre devam edeceğine dikkat çekilmiştir.
“Bu usul ancak internet yayınının kişilik haklarını apaçık bir şekilde ihlal ettiğinin daha ilk bakışta anlaşıldığı durumlarda işletilebilir.”
Sahte internet sitesi nedeniyle bir şirketin talebiyle verilen erişim engeli kararına itirazın reddi kanun yararına bozulmuştur. Daire, 9. maddenin yalnız kişilik haklarının ihlali hâlinde uygulanabileceğini, malvarlığı hakkı niteliğindeki marka hakkına tecavüz iddiasının bu yolla ileri sürülemeyeceğini kabul etmiştir.
“Dolayısıyla, başvuran tüzel kişinin marka hakkına tecavüz fiili nedeniyle 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereği erişimin engellenmesine karar verilemeyeceği değerlendirilmektedir.”
İnşaat şantiyesindeki iş kazasına ilişkin haberlerde siyasi kimliği olan talep sahibinin kişilik haklarının ihlal edilmediği kabul edilmiştir. Daire, 9. maddede kişilik hakkı ihlalinin tanımlanmadığını, ihlalin ifade özgürlüğüne ilişkin AİHM ve Yargıtay ölçütleriyle belirlenmesi gerektiğini belirterek erişim engeli talebinin reddini yerinde bulmuştur.
“Siyasi kimliği bulunan kişiler diğer bireylere göre kaba, sert ve kırıcı eleştirilere karşı daha hoşgörülü olmalıdırlar.”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.