Şirket E-Postasıyla IBAN Değiştirme Dolandırıcılığı: Ödeme ve Tazminat Sorumluluğu
Son güncelleme: 21.10.2026 · Yazar: Av. Coşkun Genç, İstanbul Bilişim Suçu Avukatı
Kısa cevap: Ele geçirilmiş ya da taklit edilmiş bir şirket e-postasıyla bildirilen sahte IBAN'a yapılan ödeme, kural olarak borcu sona erdirmez; çünkü para alacaklıya veya tahsil yetkisi olan kişiye ulaşmamıştır. Zarar ise tarafların kusuruna göre paylaştırılabilir: teyit yapmadan ödeyen tacir de, e-posta güvenliğini sağlamayan tacir de kusurlu sayılabilir (TTK m. 18/2, TBK m. 52). Fiil, TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılıktır. İlk adım, bankaya derhâl geri çağırma talebi iletmek ve aynı gün suç duyurusunda bulunmaktır.
Şirket e-postasıyla IBAN değiştirme dolandırıcılığı, uluslararası literatürde "iş e-postası ele geçirme" (BEC) olarak bilinen yöntemin ticari ödemelere yönelik biçimidir. Bu yazı, iki şirket arasındaki yazışmaya sızılarak ödeme hesabının değiştirilmesi hâlinde borcun ödenmiş sayılıp sayılmayacağını, zararın taraflar arasında nasıl paylaştırıldığını, bankanın hangi durumda sorumlu olduğunu ve ceza boyutunu ele alır. Bireysel müşterilerin banka hesaplarına yönelik dolandırıcılık ve hesabını kullandıran kişilerin durumu ayrı rehberlerde incelenmiştir; bu konular için 12. Yargı Paketi ve IBAN mağdurları yazısına bakılabilir.
Şirket e-postasıyla IBAN değiştirme dolandırıcılığı nasıl işler?
Fail, taraflardan birinin e-posta hesabına sızar veya ona çok benzeyen bir adres açar, ardından gerçek yazışmanın devamıymış gibi "banka hesabımız değişti" bildirimi gönderir. Mesajda önceki yazışmalar alıntılanır, fatura tutarı ve sipariş numarası doğru yazılır; bu yüzden karşı taraf çoğu zaman şüphelenmez. Bazen sahte proforma fatura da eklenir.
Yargı kararlarına yansıyan olaylarda sık görülen işaretler şunlardır: adreste tek harf farkı, imza bloğundaki telefon numarasının bir hanesinin değişmesi, "vergi sorunu" veya "denetim" gibi gerekçelerle başka ülkedeki bir hesaba ödeme istenmesi ve ödemenin aciliyetle talep edilmesi. Fail, gerçek hesaba yazılan teyit e-postalarını da kendi kontrolündeki kutudan cevaplayarak ödemenin ulaştığı izlenimini yaratabilir.
Hukuki sonuç bakımından en önemli ayrım, hangi tarafın e-postasının ele geçirildiğidir. Satıcının (alacaklının) kutusu ele geçirildiyse alacaklının güvenlik özeni; alıcının (borçlunun) kutusu ele geçirildiyse veya alıcı benzer adresten gelen talimata kanmışsa ödeme yapanın teyit özeni öne çıkar. Çoğu dosyada her iki tarafın da eksikleri bulunur.
Sahte IBAN'a yapılan ödeme borcu sona erdirir mi?
Hayır; kural olarak sahte IBAN'a yapılan ödeme borçluyu borçtan kurtarmaz. Para borcu, alacaklıya veya onun adına tahsil yetkisi bulunan kişiye ödendiğinde sona erer. Alacaklının bilgisi ve iradesi dışında üçüncü kişinin hesabına giden para, ifa sayılmaz.
Bu nedenle alacaklı, fatura bedelini yeniden isteyebilir ve borçlu, ödeme dekontuna dayanarak "borcumu ödedim" savunmasıyla tek başına sonuç alamaz. Borcun gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde borçlunun, kusursuzluğunu ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermesi gerektiğini TBK m. 112 düzenler; borçlu her türlü kusurdan sorumludur ve sorumluluğun kapsamı işin niteliğine göre belirlenir (TBK m. 114).
"Satış sözleşmesinde, ödemenin alıcıyı borçtan kurtarması için, satıcıya veya satıcı adına tahsil yetkisi bulunan kişilere yapılması gerekir. Somut olayda, takibe konu faturalara ilişkin ödeme davacının faturalarda yer alan banka hesabına değil, davacıya ait olmayan bir mail hesabında bildirilen başka bir banka hesabına yapılmıştır. Bu halde, söz konusu ödemenin davalıyı borçtan kurtarması söz konusu değildir."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/545, K. 2024/855, T. 30.05.2024
Ancak "borç sona ermedi" tespiti, borçlunun tutarın tamamını ikinci kez ödemek zorunda olduğu anlamına her zaman gelmez. Alacaklının kendi e-posta güvenliğindeki eksiklik zarara katkı sağladıysa, alacak tarafların kusuruna göre indirilebilir. Bir sonraki başlık bu paylaşımı ele alır.
Zarara kim katlanır, kusur ve zarar paylaşımı nasıl yapılır?
Zarar, kural olarak kusurlu davranışıyla dolandırıcılığa zemin hazırlayan tarafa yüklenir; iki taraf da kusurluysa paylaştırılır. Ölçü, her tacirin ticari faaliyetlerinde "basiretli bir iş adamı gibi" hareket etme yükümlülüğüdür. Bu ölçü, sıradan bir kişiden beklenenden daha yüksek bir dikkat ister.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – Madde 18/2
(2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – Madde 52/1
Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
TTK m. 18/2, tacirlerin özen düzeyini yükseltir; e-postayla gelen beklenmedik bir hesap değişikliğini önceden bilinen bir kanaldan (kayıtlı telefon, yüz yüze görüşme, önceki doğrulanmış yazışma) teyit etmemek bu ölçüye aykırı görülebilir. TBK m. 52 ise zarar görenin kendi davranışı zararın doğmasında etkili olmuşsa hâkime tazminatı indirme, hatta tamamen kaldırma yetkisi verir; uygulamada bu durum "müterafik kusur" olarak anılır.
Yukarıda anılan istinaf kararında, beş yıllık ticari ilişkide ödemenin aniden yurt dışındaki başka bir hesaba istenmesine rağmen teyit yapmayan alıcı kusurlu bulunmuş; satıcının da e-posta güvenliğini sağlayamadığı kabul edilmiştir. Daire, iki tarafın kusurunu eşit sayarak alıcının sorumluluğunu fatura bedelinin yarısıyla sınırlamıştır.
"Tarafların kusurlarının niteliği nazara alındığında her iki tarafın eşit kusurlu olduğunun kabulü makul ve somut olaya uygundur."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/545, K. 2024/855, T. 30.05.2024
Oran her dosyada sabit değildir. Teyit eksikliğinin ağırlığı, ilişkinin süresi, değişiklik talebinin olağan dışılığı, sahte adresin gerçeğinden ayırt edilebilirliği ve ele geçirmenin ardından tarafların ne kadar hızlı davrandığı birlikte tartılır. Aşağıdaki tablo, bu ölçütlere göre sık karşılaşılan durumları özetler.
| Durum | Borç sona erdi mi? | Kusur tartışmasında öne çıkan |
|---|---|---|
| Alacaklının e-postası ele geçirildi, borçlu teyit etmeden ödedi | Kural olarak hayır | İki tarafın kusuru; alacak TBK m. 52 ile indirilebilir |
| Borçlu, benzer (taklit) adresten gelen talimata kandı | Hayır | Ağırlıkla borçlunun teyit özeni; alacaklı kusuru ayrıca ispatlanmalı |
| Borçlu, değişikliği bilinen telefon veya yüz yüze teyit etti | Teyidin kimden alındığına bağlı | Özenli davranan borçlunun durumu güçlenir |
| Banka, talimattaki IBAN'a havaleyi yaptı | Banka–müşteri ilişkisinde talimat yerine getirilmiş sayılır | Bankanın kusuru kural olarak yok; özel durumlar ayrık |
Banka sahte IBAN'a gönderilen paradan sorumlu mu?
Kural olarak hayır: müşterinin kendi talimatında yazdığı IBAN'a parayı gönderen banka, yalnızca alıcı unvanı ile IBAN sahibi uyuşmadığı için sorumlu tutulmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yurt dışındaki satıcının e-postasının ele geçirilmesiyle sahte IBAN içeren proforma faturaya göre yapılan havalede bankanın kusursuz olduğunu kabul etmiştir.
"…davalı bankanın davacı şirket tarafından verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği, paranın gönderildiği IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/941, K. 2021/144, T. 23.02.2021
Aynı kararda Kurul, ilk havaleden sonra alıcıyla temas kurup paranın ulaşıp ulaşmadığını teyit etmeden yirmi günü aşkın süre sonra aynı IBAN'a ikinci havaleyi isteyen ithalatçı şirketi basiretli tacir ölçüsüne göre kusurlu saymıştır. Karar oy çokluğuyla verilmiş; karşı oyda bankanın, yurt dışı işlemlerde isim eşleştirmesi yapılamadığı konusunda müşteriyi uyarması gerektiği görüşü savunulmuştur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de 19.12.2018 tarihli kararında (E. 2017/2671, K. 2018/8089), havale alıcısının bilgisayarlarının ele geçirilmesiyle IBAN'ın değiştirildiği bir olayda bankaya kusur yüklemeyen kararı onamıştır.
Talimatın bizzat müşterinin ele geçirilmiş e-postasından bankaya gönderildiği durumda da sonuç benzerdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.12.2025 tarihli kararıyla (E. 2025/2503, K. 2025/7768), müşteri şirketin e-posta hesaplarının üç ay boyunca ele geçirilmiş olmasını fark etmemesini ve yüksek tutarlı transferleri e-posta talimatıyla yaptırmayı tercih etmesini ağır kusur sayan istinaf kararını onamıştır. Onanan gerekçeye göre, e-posta adreslerinin dolandırıcılarca ele geçirilmesi suretiyle yapılan işlemler, bankanın özen sorumluluğundaki illiyet bağını kesecek ağırlıktadır.
Bankanın sorumluluğu ise talimatın açıkça şüpheli olduğu, sözleşmede kararlaştırılan teyit prosedürünün uygulanmadığı veya imza ve belgelerdeki sahteliğin olağan bir kontrolle anlaşılabileceği durumlarda gündeme gelebilir. Bu nedenle bankaya karşı dava düşünülüyorsa, öncelikle banka ile yapılan sözleşmedeki talimat ve teyit hükümleri incelenmelidir.
IBAN değişikliğinin sahte olduğu anlaşılınca ne yapılmalı?
İlk saatlerde yapılması gereken, paranın hesaptan çıkmasını engellemeye yönelik bildirimlerdir; hukuki tartışma sonra gelir. Para çoğu zaman kısa sürede başka hesaplara aktarıldığından gecikme, geri alma ihtimalini doğrudan azaltır.
- Kendi bankanızı arayın ve yazılı bildirin: Ödemenin dolandırıcılık sonucu yapıldığını bildirip geri çağırma (yurt dışı transferlerde SWIFT üzerinden iade talebi) isteyin; talep tarihini ve saatini kayıt altına alın.
- Suç duyurusunda bulunun: Cumhuriyet başsavcılığına dekont, e-postaların başlık bilgileriyle birlikte aslı ve olay özetiyle başvurun. Bankalar ve ödeme kuruluşları, suçta kullanılan hesabı CMK m. 128/A uyarınca kırk sekiz saate kadar askıya alabilir; bu konuda hesapların askıya alınması rehberi ayrıntılı bilgi verir.
- Karşı tarafı güvenli kanaldan bilgilendirin: Ele geçirilmiş olabilecek e-posta dışında, daha önce bilinen telefon numarasıyla arayın; kimin kutusunun ele geçirildiğini birlikte tespit edin.
- E-posta hesabını güvenceye alın, ama delili silmeyin: Şifreleri değiştirin, iki aşamalı doğrulamayı açın, yönlendirme ve otomatik kural ayarlarını kontrol edin; şüpheli e-postaları ve oturum kayıtlarını silmeden dışa aktarın.
- Kişisel veri boyutunu değerlendirin: Ele geçirilen kutuda müşteri veya çalışan verileri varsa, KVKK m. 12/5 uyarınca veri sorumlusunun durumu en kısa sürede ilgililere ve Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirmesi gerekir.
- Hukuki pozisyonu yazılı belirleyin: Alacaklıysanız ihtarla ödeme talebinizi, borçluysanız ödeme savunmanızı ve karşı tarafın kusuruna ilişkin tespitleri yazılı olarak bildirin. Tacirler arasında temerrüt ihtarının noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta ile yapılması gerektiğini TTK m. 18/3 öngörür.

Paranın gönderildiği hesabın sahibine karşı da yol açıktır. Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından zenginleşen kişi bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 77); hesap sahibi ayrıca haksız fiil hükümlerine göre de sorumlu tutulabilir. Hesabın gerçekte kim tarafından kullanıldığının belirlenmesi için banka hesabının gerçek kullanıcısının tespiti yazısına bakılabilir.
Hangi belge ve deliller saklanmalı?
Kusur paylaşımı, büyük ölçüde e-postaların teknik incelemesine dayanır; bu nedenle ekran görüntüsü yetmez, e-postaların aslı ve başlık (header) bilgileri korunmalıdır. Kararlarda sahte e-postaların hangi sunucudan çıktığı, başlık bilgilerinin değiştirilip değiştirilmediği ve gerçek yazışmanın ne zaman kopyalandığı bilirkişi incelemesiyle belirlenmektedir.
- ✓Sahte ve gerçek e-postaların .eml/.msg formatında aslı ve tam başlık bilgileri
- ✓Fatura, proforma, sözleşme ve önceki ödemelerde kullanılan IBAN bilgileri
- ✓Ödeme dekontu, SWIFT mesajı (MT103) ve bankaya verilen talimat
- ✓E-posta hizmet sağlayıcısının oturum açma, IP ve yönlendirme kuralı kayıtları
- ✓Teyit için yapılan telefon görüşmelerinin kayıt veya dökümleri
- ✓Bankaya yapılan geri çağırma başvurusu ve bankanın cevabı
- ✓Ticari defterler ve cari hesap ekstreleri (borcun kalan miktarını göstermek için)
- ✓Şirketin e-posta güvenlik ayarları ve olay sonrası yapılan iç incelemenin raporu
Uyuşmazlık mahkemeye taşındığında tarafların bilgisayar ve e-posta sistemlerini incelemeye açması, kendi lehine de sonuç doğurabilir; anılan istinaf kararında ticari defterlerin ve sistemlerin incelenmesi kusur değerlendirmesinde belirleyici olmuştur.
E-postayı ele geçirip IBAN değiştirmek hangi suçu oluşturur?
Bu fiil, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) suçunu oluşturur; e-posta hesabına izinsiz girilip veri yerleştirildiyse bilişim suçları da ayrıca gündeme gelir. Suçu herkes işleyebilir; failin aldatıcı e-postayla karşı tarafı yanıltıp kendisine veya başkasına haksız yarar sağlaması yeterlidir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 158/1-f (ilgili kısım)
(1) Dolandırıcılık suçunun; … f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, … İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Buna göre (f) bendindeki hâlde hapis cezası dört yıldan on yıla kadardır; adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suç üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenirse ceza yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse bir kat artırılır (TCK m. 158/3). Madde metni sitemizdeki TCK m. 158 sayfasında, suç tipinin ayrıntıları ise bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık yazısında yer alır.
E-posta hesabına hukuka aykırı olarak girmek TCK m. 243/1 kapsamında bir yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektirir. Bilişim sistemine veri yerleştiren veya verileri değiştiren kişi ise TCK m. 244/2 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Yargıtay, ele geçirilen hesaptan "hesap numaramız değişti" bildirimi gönderilen olayda, yalnızca sisteme girme suçundan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur:
"…sanığın eylemlerinin, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunun yanı sıra, katılana ait elektronik posta adreslerinin şifrelerini kırıp hesaba izinsiz girdikten sonra sisteme veri yerleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 244/2. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 243/1. maddesinde düzenlenen bilişim sistemine girme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur."
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/9541, K. 2025/7292, T. 17.06.2025
Aynı Daire, şirketin e-postasına erişip müşteriye mail atarak ödemeyi kendi hesabına yaptıran sanığın eyleminin TCK m. 158/1-f kapsamında kaldığını da vurgulamıştır (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14479, K. 2021/7098, T. 22.09.2021). Ceza soruşturması, paranın izinin sürülmesi ve hesap sahiplerinin belirlenmesi bakımından hukuk davasına da delil sağlar.
Sık yapılan hatalar ve istisnalar nelerdir?
En sık hata, hesap değişikliğini onu bildiren e-postaya cevap yazarak "teyit etmek"tir; kutu ele geçirilmişse cevabı fail verir. Kararlarda kusurun ağırlaşmasına yol açan diğer davranışlar şunlardır:
- Olağan dışı talebi sorgulamamak: Yıllardır aynı hesaba ödeme yapılırken başka ülkedeki veya başka unvanlı bir hesaba geçilmesi, ek doğrulama gerektirir.
- İlk ödemeden sonra kontrol etmemek: Parçalı ödemelerde ilk tutarın ulaşıp ulaşmadığı sorulmadan ikinci ödemeyi yapmak, kusuru artırır.
- Ele geçirmeyi geç fark etmek: Banka ekstrelerini ve gelen kutusunu aylarca kontrol etmemek, alacaklı veya hesap sahibi şirket için ağır kusur sayılabilir.
- Delili ortadan kaldırmak: Panik içinde e-postaları silmek veya hesabı kapatmak, kimin kutusunun ele geçirildiğinin ispatını zorlaştırır.
- Sözleşmeye ödeme kanalı yazmamak: Hesap değişikliğinin hangi yöntemle bildirileceğini düzenlemeyen sözleşmelerde kusur tartışması uzar.
İstisnalar da vardır. Taraflar sözleşmede hesap değişikliğinin yalnızca belirli bir kanaldan geçerli olacağını kararlaştırmışsa ve borçlu bu kanala uymuşsa, durumu güçlenir. Alacaklının çalışanının failler ile birlikte hareket ettiği ispatlanırsa, zararın alacaklıya yüklenmesi gündeme gelebilir. Taraflardan biri tacir değilse, TTK m. 18/2'deki yüksek özen ölçüsü o taraf için uygulanmaz; değerlendirme genel hükümlere göre yapılır.

Önleme için şirket içinde yazılı bir ödeme prosedürü oluşturmak, hesap değişikliklerinde iki kişilik onay ve bilinen numaradan sesli teyit şartı koymak, yüksek tutarlarda önce küçük bir test ödemesi yapmak ve e-posta hesaplarında iki aşamalı doğrulamayı zorunlu tutmak, hem dolandırıcılık riskini hem de olası bir davada kusur payını azaltır.
İstanbul Ticari Dolandırıcılık Avukatı ile Ödeme ve Tazminat Süreci
Bu dosyalarda sonucu çoğu zaman üç nokta belirler: hangi tarafın e-postasının ele geçirildiğinin teknik olarak ispatı, ödeme öncesinde yapılan veya yapılmayan teyidin belgelendirilmesi ve bankaya ile savcılığa yapılan bildirimlerin hızı. Av. Coşkun Genç Hukuk Bürosu, İstanbul'da şirket e-postası üzerinden IBAN değiştirilerek yapılan dolandırıcılıklarda suç duyurusunun hazırlanması, banka nezdindeki geri çağırma ve askıya alma süreçlerinin takibi, alacak ve itirazın iptali davalarında kusur paylaşımı savunması ile hesap sahiplerine karşı tazminat taleplerinde hukuki destek sunar. İstanbul ticari dolandırıcılık avukatı olarak yürüttüğümüz çalışmada ceza ve hukuk boyutu birlikte planlanır.
İstanbul bilişim suçları avukatı desteği almak isteyen şirketler, sahte ve gerçek e-postaların aslı, faturalar, ödeme dekontu ve SWIFT mesajı, bankaya yapılan başvuru ile karşı tarafla yapılan yazışmalarla birlikte iletişim sayfamızdan ön değerlendirme talep edebilir. Faaliyet alanımıza ilişkin genel bilgi bilişim suçları sayfasında yer alır.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 52, 77, 112, 114 – mevzuat.gov.tr
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 18 – mevzuat.gov.tr
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 158, 243, 244 – mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 128/A – mevzuat.gov.tr
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, m. 12 – mevzuat.gov.tr
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/941, K. 2021/144, T. 23.02.2021
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2503, K. 2025/7768, T. 24.12.2025
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2017/2671, K. 2018/8089, T. 19.12.2018
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/9541, K. 2025/7292, T. 17.06.2025
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14479, K. 2021/7098, T. 22.09.2021
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/545, K. 2024/855, T. 30.05.2024
Önemli: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Kusur oranı her dosyada e-postaların teknik incelemesine, tarafların sözleşmesine ve ödeme öncesi yapılan teyitlere göre ayrıca belirlenir; anılan istinaf kararı somut olaya özgüdür. Somut dosyanız için mevzuatın güncel hâli esas alınarak ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.