TCK 140, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar nedeniyle tüzel kişiler hakkında TCK 60’taki güvenlik tedbirlerine hükmedilmesini öngörür.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 140– (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
TCK 140, kendisinden önceki maddelerde (132-138) tanımlanan özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler. Türk ceza hukukunda tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; TCK 20/2 uyarınca kanunda öngörülen hâllerde yalnızca güvenlik tedbiri uygulanabilir. TCK 140 bu yollamayı özel hayata karşı suçlar için yapar; tedbirlerin türü ve koşulları TCK 60’ta yer alır.
TCK 60’a göre koşullar: Yargıtay kararlarında, faaliyet izninin iptali tedbiri için şu koşullar aranmaktadır:
Bu koşullar karar yerinde tartışılmadan, yalnızca şirketin ticari faaliyet izni bulunduğu gerekçesiyle tedbire hükmedilmesi Yargıtay’ca bozma nedeni sayılmıştır. Ceza Genel Kurulu kararlarında da, suç tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse iddianamede uygulanabilecek güvenlik tedbirinin açıkça gösterilmesi gerektiği (CMK 170) vurgulanmaktadır.
Kişisel veri ihlalleri: 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 17. maddesi, kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK 135-140 hükümlerinin uygulanacağını belirtir; dolayısıyla veri sorumlusu şirketlerde işlenen 135 veya 136 kapsamındaki suçlarda TCK 140 gündeme gelebilir. Bununla birlikte cezai sorumluluk, eylemi gerçekleştiren gerçek kişilere (örneğin şirket yöneticisine) aittir; tüzel kişi hakkındaki tedbir bu sorumluluğun yanında ayrıca değerlendirilir. KVKK kapsamındaki idari para cezaları ise ceza yargılamasından ayrı bir yaptırım rejimidir.
TCK 60/1’deki güvenlik tedbiri için kasıtlı suçun tüzel kişinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle işlenmesi ve bu kişilerin mahkûm edilmesi, suçun faaliyet izninin sağladığı yetki kötüye kullanılarak işlenmesi ve tüzel kişi yararına kazanç elde edilmesi gerekir. Bu hususlar araştırılmadan faaliyet izninin iptaline karar verilemez. (Karar TCK 60’a ilişkindir; TCK 140 bu maddeye yollama yapar.)
“TCK'nın 60/1. maddesinde düzenlenen güvenlik tedbirinin uygulanabilmesi için, kasıtlı bir suçun tüzel kişinin organ veya temsilci sıfatını taşıyan kişilerin iştirakiyle işlenmesi ve bu kişiler hakkında işledikleri suç nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş olması, suçun tüzel kişinin faaliyet izninin sağladığı yetki kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi ve bununla tüzel kişinin yararına bir kazanç elde edilmiş olması gerektiği”
Faaliyet izninin iptali tedbirinde işlenen suç ile verilen izin arasında nedensellik bağı aranır; şirketin yalnızca ticari faaliyet izninin bulunması yeterli değildir. Suç şirketin faaliyet alanıyla doğrudan ilgili değilse TCK 60 uyarınca tedbire hükmedilemez. (Karar TCK 60’a ilişkindir.)
“İşlenen suçla, verilen iznin kullanılması arasında nedensellik bağı olmalıdır. Ayrıca, özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcilerinin bu suçun işlenmesine iştirak etmeleri gerekir.”
CMK 170 uyarınca iddianamede, suç tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbirinin açıkça belirtilmesi gerekir. Bu kural TCK 140 kapsamındaki tedbirler bakımından da usul güvencesi niteliğindedir.
“suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbirinin açıkça belirtileceği öngörülmüştür.”
6698 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK 135 ila 140. maddeleri uygulanır; Anayasa Mahkemesi bu yollamayı kişisel verilerin korunmasına yönelik yasal güvenceler arasında değerlendirmiştir. Böylece TCK 140’taki tüzel kişi tedbirleri de veri işleyen kurumlar bakımından uygulanabilir hükümler arasındadır.
“Aksi hâlde Kanun’un 17. maddesinde yer alan kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından 5237 sayılı Kanun’un 135 ila 140. maddeleri hükümleri uygulanacak”
Şirketin internet sitesinde katılanın ad, telefon ve fotoğrafının rızası dışında yayımlanmasında, suç tarihinde şirketin yönetim kurulu başkanı olan ve ikrarı bulunan sanık 136. maddeden sorumlu tutulmalıdır; sitenin şirkete ait olması gerçek kişinin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
“sanığın sübut bulan eylemine uyan TCK’nın 136. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçtan sorumlu tutularak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden”
TCK 20/2 uyarınca tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; yalnızca kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri saklıdır. Tüzel kişi hakkında kamu davası açılmışsa, TCK 60 çerçevesinde tedbir koşulları yoksa düşme kararı yerine güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmelidir. (Karar TCK 60'a ilişkindir; TCK 140 bu maddeye yollama yapar.)
“suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan ...İnş. Op. Mak. Teks. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi yerine, hatalı değerlendirme sonucu kovuşturma şartı yokluğundan düşme hükmü kurulması hukuka aykırı olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.”
Tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için suçun tüzel kişi yararına işlenmiş olması gerekir. Sanığın suçu sahibi olduğu şirketin işyerinde işlemiş olması, eylemin şirket yararına gerçekleştirildiğini göstermez; bu durumda tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmesi hukuka aykırıdır. (Karar TCK 60'a ilişkindir; TCK 140 bu maddeye yollama yapar.)
“Sanığın üzerine atılı suçu özel hukuk tüzel kişisi olan iş yerinde işlemiş olmasının, sanığın bu eylemini şirket yararına gerçekleştirmiş olduğu anlamına gelmeyeceği gözetilmeden sanığın sahibi olduğu tüzel kişilik hakkında güvenlik tedbirine hükmolunması”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.