TCK 135, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini cezalandırır; özel nitelikli veriler bakımından ceza yarı oranında artırılır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
Madde 135– (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.
TCK 135, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini bağımsız bir suç olarak düzenler. Birinci fıkra temel şekli, ikinci fıkra ise siyasi, felsefi veya dini görüş, ırki köken, ahlaki eğilim, cinsel yaşam, sağlık durumu veya sendikal bağlantıya ilişkin verilerin kaydedilmesini cezayı yarı oranında artıran nitelikli hâl olarak öngörür. İkinci fıkradaki bugünkü ifade 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile getirilmiştir.
Kişisel veri kavramı: TCK kişisel veriyi tanımlamamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 12. Ceza Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre yalnızca sır niteliğindeki bilgiler değil, belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ait her türlü bilgi bu kapsamdadır. Ad, adres, telefon numarası, kredi kartı bilgileri gibi veriler örnek olarak gösterilmektedir. Bununla birlikte Yargıtay, suçun uygulama alanının aşırı genişletilmemesi için somut olayda titiz değerlendirme yapılmasını istemektedir.
Hukuka aykırılık: Suçun oluşması için kaydın hukuka aykırı olması gerekir. Ceza Genel Kurulu, madde gerekçesine dayanarak ilgilinin rızasıyla veya kanun hükmünün gereği olarak yapılan kayıtların suç oluşturmayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle mahkemeler, olayda herhangi bir hukuk dalınca tanınan bir hukuka uygunluk nedeni bulunup bulunmadığını ve failin hukuka aykırı hareket ettiğini bilip bilmediğini araştırmalıdır.
Uygulamada öne çıkan noktalar:
Suç şikâyete bağlı değildir (TCK 139). Kamu görevlisi veya meslek kolaylığından yararlanılarak işlenmesi TCK 137’ye göre cezayı artırır. 6698 sayılı Kanun’un 17. maddesi de kişisel verilere ilişkin suçlarda TCK 135-140 hükümlerine yollama yapar.
Çağrı merkezi işleten sanığın, kişilerin ad, soyad, adres, telefon numarası ve kredi kartı bilgilerini rızaları dışında kaydetmesi 135/1’deki kişisel verilerin kaydedilmesi suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Ticari faaliyet gerekçesiyle verilerin saklandığı savunması tek başına hukuka uygunluk sağlamaz.
“çağrı merkezi işleten sanığın şikayetçi ve mağdurlara ait kişisel veri kapsamında bulunan ad, soyad, adres, telefon numarası ve kredi kartı bilgilerini rızaları dışında kaydetmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 135/1. maddesindeki kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.”
Kişisel verilere ilişkin suçlarda kanun hükmünü yerine getirme, ilgilinin rızası ve hakkın kullanılması gibi hukuka uygunluk nedenleri ayrıca incelenmelidir. Madde gerekçesine göre rızayla veya kanunun gereği olarak yapılan kayıtlar suç oluşturmaz.
“Kişinin rızası ile kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınmasının suç oluşturmayacağı muhakkaktır.”
135 ve 136. maddelerde yalnızca sır niteliğindeki veriler değil, herkesçe bilinen veriler dahil her türlü kişisel veri korunur. Ancak suçun alanının amaçlanandan fazla genişletilmemesi için hukuka uygunluk nedeni bulunup bulunmadığı ve failin hukuka aykırılık bilinci somut olayda tespit edilmelidir.
“olayda herhangi bir hukuk dalı tarafından kabul edilebilecek bir hukuka uygunluk nedeni veya bu kapsamda nazara alınabilecek bir hususun bulunup bulunmadığının saptanması ve sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da tespit edilmesi gerekir.”
Bir kişinin resmi kullanılarak onun adına sahte sosyal medya hesabı açılması kişisel verilerin kaydedilmesi değil, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (136/1) suçunu oluşturur. Uygulama yeri bulunmayan 135/1’den mahkûmiyet kurulması bozma nedenidir.
“sanığın katılanın resmini kullarak katılan adına sahte facebook hesabı açması şeklinde sübutu kabul edilen eyleminin TCK’nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturduğu gözetilmeden”
TCK 135’te ne kişisel verinin ne de kaydetme fiilinin tanımı yapılmıştır; TCK 6’daki tanımlar arasında da bu kavramlar yer almaz. Bu nedenle kavramların içeriği gerekçe ve uluslararası metinler ışığında yargı içtihadıyla belirlenmektedir.
“Ancak madde de 'kişisel verilerin' neler olduğu, 'kaydetme' den neyin anlaşılması gerektiğine dair bir açıklama bulunmadığı gibi TCK'nın 6. maddesindeki tanımlarda da herhangi bir açıklama bulunmamaktadır.”
Kişilerin cinsel mahremiyetini içeren görüntülerinin gizlice kaydı, yasal anlamda kişisel veri kaydı olarak 135. maddeye değil; içeriğine göre 134/1-2, müstehcenlik veya cinsel taciz hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
“kişilerin özel hayatlarına ilişkin cinsel mahremiyetlerini içeren görüntülerinin yasal anlamda kişisel veri olarak kabul edilemeyeceği nazara alınmadan”
Kişilerin ad, adres ve telefon bilgileriyle birlikte dini görüş, sağlık durumu, etnik köken, cinsel ve ahlaki eğilim gibi özel nitelikli bilgilerinin kaydedilmesi 135/2’deki nitelikli hâli oluşturur. Hükümde uygulanan 135/2’ye atıf yapılmaması usule aykırıdır.
“mensup oldukları dini bildirmek için görüştükleri bir çok kişinin ad, soyad, adres, telefon numaraları ile birlikte, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü gibi (...) bilgilerle birlikte kaydettiklerinin ortaya çıkması”
Mağdurun sınırlı bir çevreyle paylaştığı kişisel verilerinin kimliğini ortaya koyacak şekilde bir internet sitesine rızası dışında kaydedilmesi 135/1’deki suçu oluşturur. Verilerin ele geçirilmediği gerekçesiyle yalnızca 136 açısından değerlendirme yapılıp beraat verilmesi bozma nedenidir.
“kimliğini ortaya koyacak biçimde, e-dishekimi.com isimli internet sitesine, onun bilgisi ve rızası dışında, hukuka aykırı olarak kaydeden sanığın sübut bulan eyleminden dolayı TCK'nın 135/1. maddesindeki kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken”
Aralarında husumet bulunan kişinin annesi ve kardeşinin, duruşma beklerken adliye avlusunda cep telefonu kamerası odaklanarak fotoğrafının çekilmesi, görüntülerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. Bu eylemin TCK 135/1'deki kişisel verilerin kaydedilmesi suçu olarak nitelendirilmesi suç vasfında yanılgıdır.
“cep telefonu kamerasını odaklamak suretiyle çeken sanığın sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümle, 43/2-1. maddesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 135/1., 43/2-1. maddesinde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması”
İnternetten tanıştığı katılanla görüntülü görüşme sırasında mahrem görüntüleri kaydedip bunları yaymakla tehdit ederek para isteyen sanığın eylemi şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturur. Kaydedilen görüntüler kişisel veri niteliğinde olmadığından TCK 135/1 uyarınca beraat kararı verilmesi isabetlidir.
“sanığın eyleminin kişisel veri niteliğinde olmayıp özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında cezalandırılmasına karar verilmiş olduğundan kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.”
Şikâyetçinin adı, soyadı ve maaş bilgisini içeren bordro niteliğindeki belge kişisel veri sayılır. Bu belgenin sosyal medya hesabına kaydedilip herkesin görebileceği şekilde paylaşılması TCK 135 ve 136'daki suçları oluşturabileceğinden, TCK 44 uyarınca daha ağır cezayı gerektiren 136'dan kamu davası açılmalı ve itirazın reddi hukuka aykırıdır.
“Şikayetçinin adı ve soyadı ile birlikte ekonomik durumuna ait maaş bilgisini içeren kişisel verinin şüpheliye ait sosyal paylaşım hesabına kaydedilip paylaşılması iddiasının 5237 sayılı TCK'nın 135. maddesininde düzenlenen kişisel verilerin kaydedilmesi ve aynı Kanun'un 136. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturabileceği”
TCK 135 gerçek kişilere ait kişisel verileri korur; şirkete ait mali durum raporları, ciro ve satış bilgileri bu kapsamda kişisel veri sayılmaz. İş amacıyla dosyaları kendi bilgisayarına aktaran sanığın bunları hukuka aykırı ele geçirdiğine veya yaydığına dair kesin delil bulunmadığından beraat kararı onanmıştır.
“Katılan firmaya ait şikayete konu belgeler, hukuka aykırı olarak kaydedilen gerçek kişiye ait kişisel veriler olarak kabul edilemeyeceği gibi”
İlkeler karar metinlerinden derlenmiştir; uygulamada kararın tam metni esas alınmalıdır. Künyeler De Jure ve Yargı PRO içtihat veri tabanlarından doğrulanmıştır.